ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, küresel siyaset ve ekonominin yönünü belirleyecek kritik görüşmeler için bu sabah Pekin’de bir araya geldi. Ekonomik ilişkilerin iyileştirilmesine odaklanan zirvenin ana gündem maddelerini; İran savaşı, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve ABD’nin Tayvan’a yönelik politikaları oluşturuyor.
“Rakip değil ortak olmalıyız”
Büyük Halk Salonu’nda gerçekleştirilen ve iki gün sürecek olan temaslar öncesinde her iki liderden de kamuoyuna iyimser mesajlar yansıdı. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, iki ülkenin “rakip değil ortak” olmasını umduğunu belirtirken; ABD Başkanı Trump bu buluşmayı “gelmiş geçmiş en büyük zirve” olarak nitelendirdi ve ABD-Çin ilişkilerinin “her zamankinden daha iyi” bir konuma ulaşacağının altını çizdi.
Trump’tan “Hürmüz” ve “İhracat” uyarısı
Başkan Trump’ın gündemindeki en sıcak jeopolitik başlıkların başında Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık geliyor. Air Force One uçağında Fox News’e açıklamalarda bulunan Trump, krizin küresel ekonomiye ve doğrudan Çin’e olan maliyetine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Boğazdaki bu kriz yüzünden ekonomiler eriyor. Daha az Çin ürünü alacaklar ve Çin ihracatı sert şekilde düşecek.”
Zirvede masadaki farklı öncelikler
Zirvenin sıcak atmosferine rağmen, kapalı kapılar ardında iki liderin önceliklerinde belirgin bir ayrışma göze çarpıyor:
-
Çin’in Önceliği (Tayvan ve Ticaret): Xi Jinping, ABD ile süregelen ticaret anlaşmazlıklarını çözmeyi ve Washington’ın Tayvan konusundaki söylemini netleştirmesini hedefliyor. Xi’nin, ABD’nin Tayvan’ın bağımsızlığını “desteklemediği” yönündeki mevcut resmi dilini, doğrudan “karşı çıkıyor” şeklinde değiştirmesi için Trump’a baskı yapması bekleniyor. Bu söylem değişikliğinin resmi politikayı kökten değiştirmeyeceği ancak Washington’ın tutumundaki belirsizliği azaltacağı belirtiliyor.
-
ABD’nin Önceliği (İran ve Baskı Politikası): Trump ise 2025 verilerine göre petrol arzının yüzde 12’sini İran’dan sağlayan Çin’in, Tahran yönetimi üzerindeki nüfuzunu kullanmasını istiyor. ABD’nin talepleri arasında Hürmüz Boğazı’nın deniz trafiğine yeniden açılması ve İran’ın nükleer programında tavizlere zorlanması yer alıyor.
Sembolik ziyaret, tarım ve havacılık anlaşmaları
Beyaz Saray yetkilileri, bu kritik ziyaretin somut politika çıktılarından ziyade “sembolik” bir ağırlığı olacağını önceden kabul etmişti.
Küresel piyasa analistleri, iki ülke arasındaki derin ticaret ilişkilerinde devasa bir ilerleme veya çığır açan bir anlaşma beklemiyor. Buna rağmen, zirve kapsamında Çin’in ABD’den yapacağı tarım ve havacılık ürünleri alımına ilişkin yeni ticari mutabakatların kamuoyuna duyurulması planlanıyor.







