Morgan Stanley, Türkiye’de dezenflasyon sürecinin TCMB öngörülerinden daha yavaş ilerleyeceğini belirterek ilk faiz indiriminin ancak 2026’nın 4. çeyreğinde gerçekleşeceğini ve yıl sonu faizinin yüzde 35 olacağını tahmin etti.
Morgan Stanley faiz indirim beklentisini dördüncü çeyreğe öteledi
Uluslararası finans kuruluşu Morgan Stanley, Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı son analiz raporunda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikası patikasına ve faiz indirim takvimine dair öngörülerini güncelledi. Bloomberg HT’nin aktardığı habere göre banka ekonomistleri, küresel ve yerel makroekonomik verileri inceleyerek hazırladıkları değerlendirmede, Para Politikası Kurulu’nun gevşeme adımlarına başlamak için acele etmeyeceğini ifade etti. Raporda, piyasaların yakından takip ettiği ilk faiz indirimi hamlesinin 2026 yılının ancak 4. çeyreğinde (son çeyrek) gündeme geleceği tahmin edildi. Küresel yatırım bankası, Türkiye ekonomisindeki parasal sıkılaşma adımlarının ve mevcut yüksek faiz ortamının iç talep üzerindeki dengeleyici etkilerini kabul etmekle birlikte, kademeli faiz indirimi patikasının ertelenmesi gerektiği görüşünü savundu. Morgan Stanley analistleri, makroekonomik dengelerin oturtulması ve enflasyonist beklentilerin kırılması adına Merkez Bankası’nın temkinli duruşunu koruyacağını ve faiz indirim döngüsünün başlangıç tarihine ilişkin risklerin beklenenden daha geç bir döneme sarkması yönünde ağırlık kazandığını vurguladı.
Dezenflasyon sürecinin TCMB öngörüsünden yavaş ilerlemesi bekleniyor
Morgan Stanley raporunda öne çıkan en kritik unsurlardan biri, Türkiye’deki genel fiyat artış hızının gerileme temposuna dair yapılan analizler oldu. Banka ekonomistleri, Türkiye’de devam eden dezenflasyon sürecinin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan Enflasyon Raporu hedef ve öngörülerine kıyasla daha yavaş ve dirençli bir seyir izleyeceğini öngördü. Özellikle hizmet enflasyonundaki katılık, beklentilerdeki yapışkanlık ve dönemsel fiyat ayarlamalarının, enflasyonun patikaya giriş hızını sınırlandıran temel faktörler olduğu ifade edildi. Merkez Bankası’nın dezenflasyon sürecini tesis etme hususundaki kararlılığına dikkat çekilen raporda, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini artırmak amacıyla likidite adımlarının ve niceliksel sıkılaşma önlemlerinin sürdürüleceği kaydedildi. Ancak dezenflasyon ivmesinin beklenenden yavaş kalması, para otoritesinin erken bir erken gevşemeye gitme ihtimalini ortadan kaldırırken, politika faizindeki yüksek seviyenin yılın büyük bölümünde korunmasını zorunlu kıldığı değerlendirmesinde bulunuldu.
Politika faizinin yıl sonunda yüzde 35 seviyesine inmesi bekleniyor
Ekonomideki dezenflasyon sürecinin seyri ile faiz indirim patikası arasındaki doğrudan bağa işaret eden raporda, yıl sonu politika faizine ilişkin somut rakamsal tahminler de paylaşıldı. Morgan Stanley ekonomistleri, 2026 yılı sonu itibarıyla TCMB’nin politika faizi oranının yüzde 35 seviyesine çekilmesini beklediklerini açıkladı. Yılın son çeyreğinde başlaması öngörülen kademeli indirim adımlarıyla birlikte faiz oranlarının kademeli olarak geriletileceği, ancak bu süreçte dahi sıkı para politikası duruşunun muhafaza edileceği aktarıldı. Bununla birlikte, raporda altı çizilen en önemli risk faktörlerinden biri de faiz indirimlerinin başlama zamanlamasına dair belirsizlikler oldu. Morgan Stanley analistleri, enflasyon göstergelerinde kalıcı ve ikna edici bir düşüş patikası görülmediği takdirde, 4. çeyrekte beklenen ilk faiz indiriminin daha da ileri bir tarihe ertelenmesi riskinin masada olduğunu belirttiler. Finans piyasaları ve yatırımcılar açısından bu durum, Merkez Bankası’nın faiz karar metinlerinde ve yönlendirmelerinde veri odaklı, sıkı ve ihtiyatlı yaklaşımını koruyacağını göstermektedir.