Bakan Bayraktar: Türkiye'nin depoları yüzde 71-72 dolulukta | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%0.06
45,6150
EUR/TRY
%-0.02
53,0327
GBP/TRY
%0.03
61,3254
CHF/TRY
%-0.24
57,7731
SAR/TRY
%0.06
12,1550
JPY/TRY
%0.07
0,2874
RUB/TRY
%0.49
0,64061
EUR/USD
%-0.32
1,15867
EUR/GBP
%-0.08
0,8645
GBP/USD
%-0.24
1,3402
BRENT/USD
%1.44
108,84
XAU/TRY
%-0.87
205.357,16
XAG/TRY
%-0.97
3.425,44
CAD/TRY
%-0.32
33,0624
AUD/TRY
%-0.33
32,5005
SEK/TRY
%-0.48
4,8593
RSD/TRY
%0.02
0,4517
XAU/USD
%-0.93
4.502,00

Bakan Bayraktar: Türkiye’nin depoları yüzde 71-72 dolulukta

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin doğal gaz depolarında doluluk oranının yüzde 71-72 seviyesinde olduğunu açıkladı. Artan depolama kapasitesi ve enerji yatırımları, arz güvenliğini güçlendiren unsurlar arasında öne ç…

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin doğal gaz depolarında doluluk oranının yüzde 71-72 seviyesinde olduğunu açıkladı

blank
Paylaş

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin doğal gaz depolarında doluluk oranının yüzde 71-72 seviyesinde olduğunu açıkladı. Artan depolama kapasitesi ve enerji yatırımları, arz güvenliğini güçlendiren unsurlar arasında öne çıktı.

Türkiye doğal gaz depolama kapasitesinde güçlü konumunu artırıyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji arz güvenliği ve depolama kapasitesine ilişkin güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre Bayraktar, Ülke TV canlı yayınında enerji politikalarına dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Bayraktar, Türkiye’nin doğal gaz depolarındaki doluluk oranının yüzde 71-72 seviyesinde olduğunu belirterek, bu oranın Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında daha güçlü bir tabloya işaret ettiğini ifade etti. Avrupa’da depolama seviyelerinin önemli ölçüde düşük seyrettiğine dikkat çeken Bayraktar, Türkiye’nin kış dönemine daha hazırlıklı girdiğini vurguladı.

Türkiye’nin yer altı depolama kapasitesinde son yıllarda önemli artış sağlandığını belirten Bayraktar, Silivri ve Tuz Gölü projeleriyle kapasitenin 12 milyar metreküpe ulaştığını, yeni fazlarla birlikte bu rakamın 15 milyar metreküpe kadar çıkarılmasının hedeflendiğini ifade etti.

Bu gelişmeler, Türkiye’nin enerji arz güvenliği açısından daha esnek ve dayanıklı bir yapıya kavuştuğunu ortaya koyarken, olası küresel arz şoklarına karşı koruma sağladığı değerlendiriliyor.

Öte yandan artan depolama kapasitesi, yalnızca arz güvenliği değil aynı zamanda fiyat dalgalanmalarına karşı da önemli bir tampon mekanizması olarak öne çıkıyor. Enerji piyasalarında volatilitenin arttığı dönemlerde yüksek depolama kapasitesi, maliyet yönetimi açısından stratejik bir avantaj sunuyor.

Küresel gelişmeler enerji piyasalarında riskleri artırıyor

Bakan Bayraktar, küresel enerji piyasalarındaki gelişmelere de değinerek özellikle Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin enerji arzı üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’nın dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir nokta olduğunu vurgulayan Bayraktar, bölgedeki gerilimin küresel enerji fiyatlarını doğrudan etkilediğini ifade etti.

Türkiye’nin bu bölgeden gerçekleştirdiği petrol ithalatının yaklaşık yüzde 10 seviyesinde olduğunu belirten Bayraktar, bu oranın yönetilebilir düzeyde olduğunu ve arz güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturmadığını söyledi.

“Basra’dan veya Hürmüz geçişli herhangi bir LNG alışımız yok. Bu anlamda Türkiye olarak güvendeyiz.” diyen Bayraktar, enerji tedarikinde çeşitlendirmenin önemine dikkat çekti.

Türkiye’nin farklı coğrafyalardan doğal gaz temin ettiğini belirten Bayraktar, 10’dan fazla ülkeden gaz tedarik edildiğini ve bunun hem arz güvenliğini hem de fiyat rekabetini artırdığını ifade etti. Bu çeşitlilik, Türkiye’nin doğal gaz tedariki konusunda esnek bir yapıya sahip olmasını sağlıyor.

Küresel enerji piyasalarında yaşanan gelişmelerin, ülkeleri yeni bir enerji ve güvenlik mimarisine yönlendirdiğini belirten Bayraktar, “Bu bölgede yaşanan son gelişmeler; herkesi, bölgedeki ülkeleri ve bütün paydaşları yeni bir güvenlik ve enerji mimarisine doğru zorluyor.” dedi.

Üretim artışı ve yatırımlar enerji bağımsızlığını destekliyor

Türkiye’nin enerji alanında üretim ve yatırım odaklı stratejilerini sürdürdüğünü belirten Bayraktar, özellikle doğal gaz üretiminde önemli artışlar beklendiğini ifade etti. 2026 yılının üretim açısından kritik bir dönüm noktası olacağını belirten Bayraktar, üretimin iki katına çıkacağını, 2028 yılına kadar ise dört katına ulaşacağını söyledi.

Bu artışla birlikte Türkiye’nin konutlarda kullanılan doğal gazın yüzde 80-85’ini yerli üretimle karşılayabilecek seviyeye ulaşmasının hedeflendiği ifade edildi. Bu durum, enerji ithalat faturasının azaltılması ve cari denge üzerinde olumlu etkiler yaratması açısından önem taşıyor.

Karadeniz’de yürütülen sondaj faaliyetlerinin hız kazandığını belirten Bayraktar, 2026 yılı içinde toplam 6 sondaj çalışmasının planlandığını açıkladı. Ayrıca yurtdışında da enerji arama faaliyetlerinin sürdüğü, Somali, Libya, Suriye ve Pakistan’da yeni projelerin gündemde olduğu ifade edildi.

Çağrı Bey Sondaj Gemisi’nin Somali’de derin deniz sondajına başlayacağını belirten Bayraktar, yaklaşık 3 bin 400 metre su derinliği ve 3 bin 500 metre sondaj hedefiyle hidrokarbon arama çalışmalarının yürütüleceğini söyledi.

Enerji yatırımları kapsamında LNG altyapısının da güçlendirildiği ifade edildi. 2016 yılında 30 milyon metreküp olan gazlaştırma kapasitesinin 160 milyon metreküpe ulaştığını belirten Bayraktar, bu kapasitenin 200 milyon metreküpe çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.

Yeni FSRU projeleri ile Türkiye’nin LNG altyapısının daha da güçlendirilmesi planlanırken, bu yatırımların enerji yatırımları kapsamında stratejik önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Nükleer enerji ve boru hatları stratejik rol üstleniyor

Türkiye’nin uzun vadeli enerji stratejisinde nükleer enerjinin önemli bir yer tuttuğunu belirten Bayraktar, toplam 20 bin megavatlık kurulu güç hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk reaktör için test süreçlerinin devam ettiği açıklandı.

Sinop ve Trakya’da planlanan nükleer santral projeleri için uluslararası iş birliklerinin sürdüğünü belirten Bayraktar, küçük modüler reaktör teknolojilerinin de yakından takip edildiğini vurguladı.

Boru hatlarının enerji ticaretindeki rolüne de değinen Bayraktar, Türkiye’nin bölgesel bir enerji merkezi olma hedefi doğrultusunda önemli ilerlemeler kaydettiğini ifade etti. TürkAkım projesi ile doğrudan gaz temininin sağlandığını belirten Bayraktar, Türkiye’nin artık gaz ihraç eden bir ülke konumuna geldiğini söyledi.

Irak-Türkiye boru hattının kapasitesine de değinen Bayraktar, hattın günlük 1,5 milyon varil kapasiteye ulaşabilecek potansiyele sahip olduğunu, mevcut kullanımın ise bunun oldukça altında kaldığını belirtti.

Genel değerlendirmede, Türkiye’nin enerji politikalarının arz güvenliği, kaynak çeşitliliği ve yerli üretim odaklı bir çerçevede şekillendiği görülüyor. Artan yatırımlar ve altyapı projeleri, ülkenin küresel enerji piyasalarındaki konumunu güçlendirmeye devam ediyor.

blank

MSCI, Yunanistan’ı Mayıs 2027’de gelişmiş piyasalar statüsüne yükseltecek

Prev
blank

İran Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı düşmanlara açılmayacak

Sonraki
Faizsiz Ev & Araba