Altın ve gümüş fiyatlarında yaşanan güçlü yükseliş, 2026’nın ilk aylarında küresel piyasalara yön veren başlıca gelişmelerden biri oldu. Her iki değerli metal, kritik psikolojik direnç seviyelerini aşarak rekor seviyelere ulaştı. Özellikle küresel jeopolitik risklerin artması, siyasi belirsizlikler ve merkez bankalarının talepleri, yatırımcıları güvenli liman olarak görülen varlıklara yönlendiriyor.
Altın 5.000 doları, gümüş 100 doları aştı
Ons altın fiyatı, gün içinde 5.093,08 doları test ederek tarihi zirvesini gördü. Şu sıralarda %2 artışla 5.083,69 dolar seviyesinden işlem görüyor. Gümüş ise %6,6 yükselişle 109,20 dolara ulaştı. Her iki metalin de uzun zamandır aşılması beklenen psikolojik direnç seviyeleri olan 5.000 dolar (altın) ve 100 dolar (gümüş) üzerinde tutunmaları dikkat çekiyor.
Uzmanlar, bu seviyelerin aşılmasının ardından daha fazla teknik alımın tetiklenebileceğini, kısa vadeli düzeltmeler yaşansa da trendin yukarı yönlü olmaya devam ettiğini ifade ediyor.
Jeopolitik riskler değerli metallere yönelimi artırdı
Piyasalarda güvenlik algısını zedeleyen bir dizi gelişme, yatırımcıların portföylerini yeniden şekillendirmesine neden oldu. ABD’nin Minneapolis kentinde yaşanan silahlı saldırı, ülkede iç güvenlik endişelerini artırırken, Washington’daki siyasi kriz riskleri de piyasaları tedirgin ediyor.
ABD Senatosu’ndaki Demokratlar, iç güvenlik önlemlerine dair yeterli düzenleme yapılmadan bütçe tasarısına destek vermeyeceklerini açıkladı. Bu gelişme, federal hükümetin kapanma riskini yeniden gündeme taşıdı. Kongre’nin cuma gününe kadar harcama paketini Başkan Donald Trump’a sunamaması durumunda, hükümetin kısmen kapanabileceği belirtiliyor.
Bu gelişmelerin küresel yatırımcı güvenini zedelemesi, alternatif ve güvenli yatırım araçlarına olan talebi artırmış durumda.
Trump’tan Kanada ile ticaret gerilimini tırmandıracak açıklama
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social platformunda yaptığı açıklamada, Kanada’nın Çin ile herhangi bir ticaret anlaşması yapması halinde, Kanada menşeli tüm ürünlere %100 gümrük vergisi uygulanacağını belirtti. Bu açıklama, ABD ile Kanada arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir kriz ihtimalini gündeme getirdi.
Ticaret savaşları, küresel tedarik zincirleri ve emtia fiyatları üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. Bu tarz gelişmeler, yatırımcıların emtia ve özellikle değerli metaller gibi reel varlıklara yönelmesine neden olabiliyor.
Altın ve gümüşte yükselişi destekleyen temel faktörler
Altın, 2025 yılında %64 oranında değer kazanmıştı. 2026’nın ilk aylarında ise %17’nin üzerinde bir yükseliş kaydetti. Bu artışın arkasında birçok temel faktör yer alıyor:
- Güvenli liman talebinin artması,
- ABD’nin para politikasında gevşeme beklentileri,
- Merkez bankalarının güçlü alımları,
- Borsa yatırım fonlarına (ETF) rekor seviyede girişler,
- Çin’in üst üste 14. ay da altın rezervlerini artırmaya devam etmesi.
Özellikle Çin’in altın alımlarını sürekli hale getirmesi, piyasalarda bu hareketin stratejik rezerv planlamasının bir parçası olduğu yorumlarını beraberinde getiriyor. Çin, dolara olan bağımlılığı azaltmak ve rezervlerini çeşitlendirmek amacıyla uzun vadeli altın politikası yürütüyor.
ETF’lerde rekor giriş: Yatırımcılar fiziki olmayan altına yöneliyor
Altın fiyatlarındaki yükselişte, fiziksel altına dayalı borsa yatırım fonlarına olan yoğun talep de etkili oluyor. Yalnızca Ocak 2026 itibarıyla ETF’lere giriş miktarı 80 milyar doları aştı. Bu tür fonlar, altına doğrudan yatırım yapmak isteyen ama fiziki alım yapmayan yatırımcılar için önemli bir alternatif sunuyor.
ETF’ler aracılığıyla yapılan yatırımlar, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar için düşük maliyetli ve likit bir yatırım aracı olarak öne çıkıyor. Bu durum, altın talebini artırarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Platin ve paladyum da yükselişte
Altın ve gümüş kadar dikkat çekici olmasa da, diğer değerli metallerde de yukarı yönlü bir hareket gözlemleniyor. Spot platin %3,26 artışla 2.857,41 dolara; paladyum ise %3,2 yükselişle 2.074,40 dolara çıktı. Özellikle otomotiv sektöründeki talebin güçlü kalması, bu iki metalin fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Analistler, değerli metallerdeki bu geniş çaplı yükselişin sadece spekülatif bir hareket olmadığını; aksine ekonomik ve jeopolitik dinamiklerin bir sonucu olduğunu vurguluyor. Önümüzdeki dönemde merkez bankalarının para politikaları, Çin başta olmak üzere büyük ekonomilerin rezerv stratejileri ve küresel risk algısı, fiyat hareketlerinde belirleyici olmaya devam edecek.
Sonuç: Değerli metaller yeniden yatırımın merkezinde
2026 yılı, değerli metaller açısından son yılların en hareketli dönemlerinden birine sahne oluyor. Altın ve gümüşün tarihi zirvelere ulaşması, yatırımcıların güvenli limanlara olan ilgisini bir kez daha ortaya koydu. Siyasi krizler, ticaret gerilimleri ve ekonomik belirsizlikler sürdükçe, bu ilginin artarak devam etmesi bekleniyor.
Özellikle altın, sadece bireysel yatırımcılar için değil, aynı zamanda merkez bankaları ve kurumsal portföy yöneticileri için de öncelikli yatırım araçlarından biri haline gelmiş durumda. Önümüzdeki aylarda ABD Merkez Bankası’nın faiz kararları, enflasyon verileri ve jeopolitik gelişmelerin, altın ve diğer değerli metallerin yönünü belirleyecek ana faktörler olacağı öngörülüyor.