ABD, Almanya’nın ilaç harcamalarını büyük ölçüde kısmayı hedefleyen yeni sağlık reformu planına karşı harekete geçti. Washington yönetimi, Berlin’in planının ticari açıdan makul olup olmadığını ve Amerikan şirketlerine karşı ayrımcı bir nitelik taşıyıp taşımadığını belirlemek amacıyla resmi bir ticaret soruşturması başlattı.
Soruşturmanın yasal dayanağı ve takvimi
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer tarafından yapılan açıklamaya göre, söz konusu inceleme ABD’nin 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü kapsamında yürütülecek. İlgili yasa maddesi, ABD hükümetine ülkenin ticari haklarını ihlal eden veya ticarete haksız yük getiren yabancı uygulamalara karşı harekete geçme yetkisi veriyor.
Soruşturma sürecine ilişkin belirlenen resmi takvim şu şekilde işleyecek:
| Tarih | Beklenen Gelişme / Süreç |
| 25 Haziran 2026 | Tarafların yazılı görüşlerini sunabilmesi için resmi bir dosya açılacak. |
| Eylül 2026 | 301. Bölüm Komitesi tarafından konuya ilişkin halka açık bir oturum düzenlenecek. |
“Yenilikçi ilaç” endişesi büyüyor
Soruşturmanın temelinde yatan ana endişelerden biri, yeni nesil ve yenilikçi tedavi yöntemlerine ayrılan bütçenin tırpanlanması ihtimali. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan ABD Ticaret Temsilcisi Greer, sürecin hızlandırılmasına yönelik duyduğu rahatsızlığı şu sözlerle dile getirdi:“Almanya’nın yenilikçi ilaçlara yönelik harcamalarını daha da azaltacak olan yeni mevzuatı hızla yürürlüğe koymaya hazırlandığı yönündeki haberlerden özellikle büyük bir endişe duyuyoruz.”
Arka plan: Almanya’nın 20 milyar euroluk açığı
ABD’nin tepkisini çeken bu düzenleme arayışı, Almanya’nın yasal sağlık sisteminde giderek büyüyen devasa bir finansal kara deliği kapatma zorunluluğundan doğdu.
Almanya Sağlık Bakanlığı, nisan ayında ülkenin yasal sağlık sistemindeki yaklaşık 20 milyar euroluk (yaklaşık 23 milyar dolar) bütçe açığını azaltmak amacıyla oldukça kapsamlı bir reform planı açıklamış ve ilaç harcamalarında kesintiye gidileceğinin sinyallerini vermişti. İki ülke arasında başlayan bu soruşturma süreci, küresel ilaç endüstrisinin geleceği ve uluslararası ticaret kuralları açısından kritik bir test niteliği taşıyor.