Yazılım ve teknoloji sektörleri spekülatif kredi piyasasında büyük risk oluşturuyor | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%0.03
43,6494
EUR/TRY
%0.23
51,9501
GBP/TRY
%0.27
59,6371
CHF/TRY
%0.08
56,6104
SAR/TRY
%0.03
11,6386
JPY/TRY
%0.25
0,2857
RUB/TRY
%0.05
0,56625
EUR/USD
%0.02
1,18725
EUR/GBP
%-0.05
0,8710
GBP/USD
%0.07
1,3630
BRENT/USD
%-0.27
69,23
XAU/TRY
%-0.50
220.866,69
XAG/TRY
%-1.46
3.633,16
CAD/TRY
%-0.04
32,1365
AUD/TRY
%-0.08
31,0653
SEK/TRY
%0.18
4,9118
RSD/TRY
%0.23
0,4429
XAU/USD
%-0.52
5.060,00

Yazılım ve teknoloji sektörleri spekülatif kredi piyasasında büyük risk oluşturuyor

Yazılım ve teknoloji sektörleri, yüksek getirili kredi piyasasında ciddi bir yoğunlaşma riski barındırıyor. Deutsche Bank analistlerinin yayımladığı son rapora göre, bu sektörler finansal sistemin kırılgan noktalarından biri haline gelmiş durumda. Yazılım ve teknoloji sektör…

Yazılım ve teknoloji sektörleri, yüksek getirili kredi piyasasında ciddi bir yoğunlaşma riski barındırıyor

blank
Paylaş

Yazılım ve teknoloji sektörleri, yüksek getirili kredi piyasasında ciddi bir yoğunlaşma riski barındırıyor. Deutsche Bank analistlerinin yayımladığı son rapora göre, bu sektörler finansal sistemin kırılgan noktalarından biri haline gelmiş durumda.

Yazılım ve teknoloji sektörü spekülatif borçta büyük paya sahip

Deutsche Bank AG analistlerinin 10 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı nota göre, yazılım ve teknoloji sektörü şirketleri, toplam spekülatif kredi piyasasında sırasıyla 597 milyar dolar ve 681 milyar dolar büyüklüğe ulaşmış durumda. Bu rakamlar piyasanın yaklaşık %14’ü ve %16’sına tekabül ediyor. Veriler, bu iki sektörün spekülatif borç evreninde en yüksek yoğunlaşmalardan birine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Spekülatif borç kategorisi; yüksek getirili tahviller, kaldıraçlı krediler ve ABD özel kredi piyasası gibi daha riskli finansal enstrümanları içeriyor. Bu piyasalar genellikle yatırım yapılabilir seviyenin altındaki kredi notuna sahip olan şirketleri finanse etmek için kullanılıyor.

Risk iştahı yazılım kaynaklı borç temerrütleriyle sarsılabilir

Analist Steve Caprio’nun liderlik ettiği araştırma ekibi, yazılım sektöründe temerrüt oranlarının artması halinde bunun piyasa genelinde **risk iştahını** sarsabilecek bir gelişme olacağını vurguladı. Caprio ve ekibi, “Bu ölçekte bir borç stoku, sistemik etki yaratabilecek potansiyele sahip,” dedi. 2016 yılında enerji sektöründe yaşanan krize benzer bir senaryonun, yazılım sektöründeki temerrütlerle yeniden yaşanabileceği öngörülüyor. Ancak, bu kez oluşacak baskının doğrudan yüksek getirili tahvil piyasasında değil, önce özel kredi piyasasında, ardından iş geliştirme şirketlerinde (BDC’ler) ve **kaldıraçlı kredi** segmentinde etkisini göstermesi bekleniyor. Yüksek getirili tahvillerin ise bu gelişmelerden daha geç etkilenmesi öngörülüyor.

2016 enerji krizi örneği yazılım için uyarı niteliğinde

2016 yılında ABD enerji sektöründe yaşanan borç krizinde, birçok enerji firması kredi yükümlülüklerini yerine getirememiş ve bu durum finans piyasalarında geniş çaplı dalgalanmalara yol açmıştı. Bugün benzer bir durumun teknoloji sektöründe yaşanması, sermaye piyasalarında yeni bir düzeltmeye neden olabilir. Deutsche Bank analistlerine göre, yüksek değerlemeler ve aşırı borçlanma, teknoloji ve yazılım şirketlerini riskli bir konuma taşıyor. Günümüzde yazılım sektöründe faaliyet gösteren birçok firma, yüksek büyüme hedefleriyle önemli borç yükü altına girmiş durumda. Ancak, bu borçların geri ödenme kabiliyeti, hem ekonomik büyüme hızına hem de faiz oranlarının seyrine bağlı olarak şekilleniyor. Özellikle faiz oranlarının yüksek seyrettiği bir ortamda, bu borçların çevrilmesi giderek daha maliyetli hale geliyor.

Özel kredi piyasasında temkinli iyimserlik yerini endişeye bırakıyor

ABD özel kredi piyasası son yıllarda büyük bir genişleme yaşadı. Kurumsal yatırımcılar, düşük faizli tahvil getirilerine alternatif ararken bu alana yöneldi. Ancak spekülatif kredilerdeki yoğunlaşma ve sektör bazlı risklerin artması, bu piyasada da temkinli iyimserliği zedeliyor. Yüksek getirili ürünlere yönelen yatırımcılar için en önemli risk, temerrüt oranlarının yükselmesi. 2026 yılı başı itibarıyla bazı yazılım şirketlerinin finansal tablolarında bozulmalar başladığı ve bu durumun, sektöre yönelik kredi iştahını düşürebileceği belirtiliyor. Ayrıca, ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasında sıkı duruşunu koruması, borçlanma maliyetlerini yüksek tutarak bu şirketlerin finansal baskısını artırıyor. Analistler, özellikle yüksek borçlu şirketlerin refinansman ihtiyaçlarının önümüzdeki 12 ay içinde ciddi zorluklarla karşılaşacağını tahmin ediyor.

Spekülatif kredi piyasasında sektör temelli dengesizlikler artıyor

Veriler, spekülatif kredi piyasasında yazılım ve teknoloji şirketlerinin ağırlığının yalnızca bir büyüme stratejisi değil, aynı zamanda yapısal bir dengesizlik yarattığını gösteriyor. Bu şirketlerin çok büyük bir kısmı, gelirlerinin önemli bir bölümünü henüz realize etmemiş durumda. Bu da borç servis kabiliyetlerinin gelecekteki nakit akışlarına bağlı olduğu anlamına geliyor. Finansal sistemdeki bu kırılgan yapı, olası bir ekonomik yavaşlama ya da faiz şokunda büyük sorunlara yol açabilir. Deutsche Bank raporunda bu konuya özel vurgu yapılırken, yatırımcıların sektörel konsantrasyona karşı daha dikkatli olmaları gerektiği belirtildi.

Yatırımcılar için uyarı: Kredi analizi sektörel bazda derinleştirilmeli

Analistler, yatırımcıların portföylerini değerlendirirken sadece kredi notuna değil, aynı zamanda sektörel yoğunluklara da odaklanması gerektiğini vurguluyor. Spekülatif kredi portföylerinin yazılım ve teknolojiye aşırı bağımlı hale gelmesi, olası temerrütlerde domino etkisi yaratabilir. Portföy yöneticilerine göre, riskleri dengelemek için sektör çeşitliliği artırılmalı ve alternatif varlık sınıflarına yönelinmeli. Özellikle reel sektöre dayalı ve daha öngörülebilir nakit akışlarına sahip firmalara yatırım yapılması, kredi portföylerinin dayanıklılığını artırabilir.

Geleceğe dair projeksiyonlar: Kredi piyasasında ayrışma dönemi

2026’nın ikinci yarısında, kredi piyasalarının daha seçici ve ayrıştırıcı bir yapıya geçeceği öngörülüyor. Spekülatif kredilerde sektör bazlı analizlerin daha belirleyici hale gelmesi, yüksek borçlu sektörlerin ise daha yakından izlenmesine neden olacak. Deutsche Bank’ın öngörülerine göre, yazılım ve teknoloji şirketleri mevcut büyüklükleri nedeniyle sistemik risk oluşturma potansiyeli taşıyor. Bu da kredi verenlerin ve yatırımcıların, finansal analizlerini sadece geçmiş performans değil, aynı zamanda sektörel trendler doğrultusunda yeniden şekillendirmesi gerektiğine işaret ediyor.

blank

Amazon, yayıncılar için AI içerik pazarı başlatmayı planlıyor

Prev
blank

Fitch:Japonya’da Takaichi’nin seçim zaferi mali genişlemeye işaret ediyor

Sonraki