ABD Başkanı Donald Trump, Tayvan’a yönelik olası silah satışları ve Küba ile yürütülen temaslara ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yapılan görüşmede Tayvan konusunun ele alındığını belirtti.
Tayvan silah satışı Çin ile görüşüldü
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Tayvan’a yapılabilecek silah satışlarını görüştüğünü söyledi. Trump, “İyi bir görüşme yaptık, çok yakında kararımızı vereceğiz” ifadelerini kullandı. Washington’un Tayvan’a askeri desteği, ABD ile Çin arasındaki en hassas başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. Pekin yönetimi Tayvan’ı kendi toprağı olarak görürken, ABD uzun süredir adanın savunma kapasitesini destekleme politikasını devam ettiriyor. Trump’ın Nisan ayında Çin’de Xi ile bir araya gelmesi beklenirken, Tayvan’a yönelik savunma paketinin görüşmelerde önemli bir pazarlık unsuru olabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlara göre olası bir silah satışı kararı, jeopolitik risk algısını artırabilir ve Asya-Pasifik bölgesinde güvenlik dengeleri üzerinde etkili olabilir. ABD-Çin ilişkilerindeki gelişmeler, küresel ticaret ve finans piyasaları açısından da yakından izleniyor.
Küba ile diplomatik temaslar sürüyor
Trump, Küba konusunda da temasların devam ettiğini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Havana yönetimiyle görüşmeler yürüttüğünü söyleyen Trump, Küba’nın ağırlaşan ekonomik koşullar nedeniyle anlaşma yapması gerektiğini savundu. “Bu insani bir tehdit haline geldi” diyen Trump, ambargo koşullarının sürdüğünü vurguladı. Küba ekonomisi, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun görevden uzaklaştırılmasının ardından enerji ve finansman akışında yaşanan kesintiler nedeniyle ciddi bir darboğazla karşı karşıya bulunuyor. Enerji tedarikindeki zorluklar ve döviz sıkıntısı, ülkede ekonomik faaliyetleri olumsuz etkiliyor. Washington yönetimi, insani yardıma açık olduklarını belirtirken, diplomatik sürecin önümüzdeki günlerde hız kazanabileceği ifade ediliyor. Küba ile ilişkilerde atılacak adımların, ABD’nin Latin Amerika politikası ve bölgesel diplomatik temaslar açısından da önem taşıdığı değerlendiriliyor. Trump’ın açıklamaları, hem Asya-Pasifik hem de Karayipler bölgesinde ABD dış politikasının önümüzdeki dönemde nasıl şekilleneceğine ilişkin ipuçları verdi. Gelişmelerin, küresel piyasalar ve uluslararası ilişkiler üzerinde etkili olması bekleniyor.