ABD Başkanı Donald Trump ile Senato Azınlık Lideri Demokrat Chuck Schumer, federal hükümetin kapanmasını önlemeye yönelik kritik bir bütçe anlaşmasına doğru ilerliyor. New York Times’ın haberine göre taraflar, temel harcama kalemlerini içeren altı tasarının hızla geçirilmesi ve iç güvenlik bütçesine ilişkin kısa vadeli bir uzatma üzerinde çalışıyor.
Müzakerelerde, İç Güvenlik Bakanlığı bütçesinin ayrı bir pakete alınması ve göçmenlik uygulamaları üzerinde yeni sınırlamaların getirilmesi öne çıkıyor. Bu yaklaşım sayesinde, Ulaştırma Güvenlik İdaresi (TSA), Sahil Güvenlik ve Federal Acil Durum Yönetim Ajansı (FEMA) gibi kurumların faaliyetlerinde kesinti yaşanmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Göçmenlik reformları anlaşmanın kilit maddeleri arasında
Demokratlar, anlaşma kapsamında bazı yapısal reform taleplerini de gündeme getirdi. Bu talepler arasında, göçmenlik ajanlarının kimliklerini gizleyen maskeleri çıkarması, vücut kamerası takmaları ve izinsiz baskın ve gözaltıların durdurulması yer alıyor. Bu adımlar, federal uygulamalarda şeffaflık ve hesap verebilirliği artırma amacı taşıyor.
Senato Çoğunluk Lideri John Thune’a seslenen Schumer, altı kalemlik paketin bölünmesini ve hızlı geçişin sağlanmasını önerdi. Böylece daha tartışmalı iç güvenlik bütçesi, diğer harcama kalemlerinden ayrılarak ayrı bir uzlaşı zemininde değerlendirilebilecek.
Bütçede riskler büyüyor: Kapanma piyasaları nasıl etkileyebilir?
ABD’de federal hükümetin fonları, Cumartesi günü itibarıyla tükenme riskiyle karşı karşıya. Eğer taraflar bu tarihe kadar bir geçici bütçe ya da kalıcı anlaşmaya varamazsa, hükümetin kapanması gündeme gelecek. Bu tür bir kapanma, devlet memurlarının maaşlarının ödenememesi, kamu hizmetlerinin durması ve piyasalarda tedirginlik yaratması gibi sonuçlar doğurabilir.
Özellikle kredi derecelendirme kuruluşları, ABD’nin borçlanma kapasitesi üzerindeki etkileri nedeniyle kapanma risklerini yakından izliyor. Geçmişte yaşanan benzer krizler, tahvil piyasaları ve döviz kuru üzerinde baskı yaratmıştı. ABD doları, bütçe belirsizliklerinin uzaması durumunda küresel yatırımcı güvenini sarsabilir.
Senatörlerden temkinli iyimserlik: Anlaşma masada ama garantisi yok
Senatör Susan Collins, “Beyaz Saray ve Senato’nun kapanmayı önlemek için iyi bir ilerleme kaydettiği görülüyor” diyerek, taraflar arasında bir anlayış zemini oluştuğunu ifade etti. Ancak yetkililer, anlaşmanın henüz resmiyet kazanmadığını ve çözülmesi gereken birçok detay olduğunu belirtiyor.
Kongre kulislerinden sızan bilgilere göre, bazı Cumhuriyetçi senatörler, göçmenlik politikalarındaki yumuşamanın sınır güvenliği açısından risk yaratabileceğini savunuyor. Bu nedenle, anlaşma sağlansa bile Temsilciler Meclisi’nde onay süreci zorlu geçebilir.
Geçici fon planı gündemde: Kurumlar faaliyetlerini sürdürecek mi?
Tarafların üzerinde çalıştığı planın önemli unsurlarından biri de, iç güvenlik operasyonları için geçici bir finansman sağlanması. Böylece Hazine Bakanlığı’ndan Sağlık ve İnsan Hizmetleri’ne kadar birçok kurumun faaliyetlerinin kesintisiz devam etmesi amaçlanıyor.
ABD tarihinde federal hükümetin kapanması genellikle milyonlarca kamu çalışanını doğrudan etkiliyor. Ulusal parklar kapatılıyor, vize ve pasaport işlemleri yavaşlıyor, iç güvenlik operasyonlarında boşluklar oluşuyor. Bu durum aynı zamanda finansal piyasalarda volatiliteye neden olabiliyor.
Demokratlar bütçede sosyal politikaları da öne çıkarmak istiyor
Demokrat Parti, anlaşmaya sosyal güvenlik harcamalarının korunması, eğitim ve sağlık yatırımlarının artırılması gibi maddeler eklemeye çalışıyor. Bu taleplerin, Cumhuriyetçi tarafın bütçe açığı ve harcama disiplini konusundaki hassasiyetleriyle çatıştığı görülüyor.
Ancak her iki taraf da kamuoyu baskısını göz önüne alarak daha yapıcı bir müzakere süreci yürütmeye çalışıyor. Özellikle 2026 Kongre seçimleri öncesinde hükümet kapanmasının siyasi faturası, hem Cumhuriyetçiler hem Demokratlar için ciddi olabilir.
Piyasa etkisi: Dolar zayıflar mı, güvenli limanlara yönelim sürer mi?
Yatırımcılar için hükümet kapanması, genellikle güvenli liman varlıklarına yönelimin hızlandığı bir dönem anlamına gelir. Altın, tahvil ve Japon yeni gibi varlıkların değer kazanması, kapanma olasılığıyla paralel seyreder. Aynı zamanda ABD doları üzerinde baskı oluşabilir.
Finansal analiz şirketleri, eğer kapanma birkaç haftayı bulursa, ABD’nin büyüme tahminlerinde aşağı yönlü revizyonların gündeme gelebileceğini belirtiyor. Bununla birlikte Fed’in para politikası üzerindeki etkisi de tartışma konusu olabilir.
Kapanmanın uzun vadeli ekonomik etkileri neler olabilir?
ABD’de daha önceki kapanma örnekleri, kamu kurumlarının faaliyetlerinin aksaması nedeniyle kısa vadede ekonomik büyümeyi olumsuz etkiledi. 2018-2019 kapanması sırasında ABD ekonomisi yaklaşık 11 milyar dolarlık kayba uğramıştı. Bunun 3 milyar doları telafi edilemez kayıplar olarak kaydedilmişti.
Uzun süren kapanmalar, aynı zamanda tüketici güvenini zedeler, şirketlerin yatırım kararlarını ertelemesine yol açar ve bütçe açığını daha da artırabilir. Bu durum, faiz oranları ve kamu borçlanma maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabilir.
Küresel etkiler: ABD krizleri küresel piyasaları nasıl etkiler?
ABD’nin bütçe tartışmaları yalnızca iç piyasaları değil, küresel finans sistemini de etkiliyor. ABD Hazinesi’nin ödemelerinde yaşanacak gecikmeler, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca borç tavanı tartışmalarıyla birleştiğinde, yatırımcılar ABD varlıklarından çıkış yapabilir.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi kurumlar, ABD’nin mali politikasındaki istikrarsızlıkların gelişmekte olan ülkeler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını daha önce de rapor etmişti.