Petrol fiyatları, önceki seansta yaşanan sert düşüşün ardından Asya işlemlerinde sınırlı yükseldi. Piyasalar ABD-İran görüşmelerini ve küresel arz gelişmelerini yakından izliyor.
Brent ve WTI iki haftanın diplerine yakın
Petrol fiyatları, önceki seansta yaklaşık yüzde 2 gerilemesinin ardından Asya işlemlerinde yükseldi. Yatırımcılar ABD ile İran arasındaki görüşmelerde kaydedilen ilerlemeyi değerlendirirken, olası bir anlaşmanın arz tarafında yaratabileceği etkileri temkinli şekilde fiyatladı. Brent ham petrol 28 sent ya da yüzde 0,42 artışla varil başına 67,70 dolara yükseldi. Batı Teksas türü ham petrol (WTI) ise 23 sent ya da yüzde 0,37 artışla 62,56 dolara çıktı. Her iki gösterge de yaklaşık iki haftanın en düşük seviyelerine yakın seyretmeye devam ediyor. İran ile ABD’nin nükleer anlaşmazlığın çözümüne yönelik görüşmelerde temel “yol gösterici ilkeler” üzerinde mutabakata vardığı bildirildi. Ancak İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bunun nihai bir anlaşmanın yakın olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.
Arz ve jeopolitik riskler fiyatlamada belirleyici
Analistler, diplomatik sürecin kalıcılığına ilişkin belirsizliklerin sürdüğüne dikkat çekiyor. SS WealthStreet kurucusu Sugandha Sachdeva, fiyatların teknik bir toparlanma potansiyeli taşıdığını ancak piyasaların diplomatik ivmenin sürdürülebilirliği konusunda temkinli kaldığını belirtti. Eurasia Group ise Nisan ayı sonuna kadar ABD’nin İran’a yönelik askeri bir saldırı düzenleme olasılığını yüzde 65 olarak değerlendirdi. Bu tür jeopolitik riskler, petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilecek unsurlar arasında yer alıyor. Öte yandan arz tarafında Kazakistan’daki Tengiz sahasında üretimin yeniden artmaya başladığına dair haberler fiyatlar üzerinde baskı yarattı. Küresel ham petrol arzındaki artış ihtimali, yükselişleri sınırlayan faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Piyasalar bugün Amerikan Petrol Enstitüsü verilerini, Perşembe günü ise ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin haftalık stok raporlarını takip edecek. Söz konusu veriler, küresel arz ve talep dengesine ilişkin kısa vadeli yön açısından belirleyici olacak.