Noda, Japon hükümetinin mali disiplini yeniden tesis etme iradesini göstermesi ve Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) faiz artırım sürecine yönelik siyasi müdahalelerden uzak durulması gerektiğini ifade etti. Eski Bakan’a göre, para biriminde kalıcı istikrar ancak bu tür yapısal reformlarla mümkün olabilir.
“Uluslararası iş birliği olmadan müdahale etkisiz kalır”
2011 yılında G7 ülkeleriyle koordineli müdahale sürecine öncülük eden Noda, Japonya’nın tek taraflı olarak gerçekleştireceği döviz işlemlerinin sınırlı etki yaratacağını söyledi. “Döviz müdahalesi, diğer ülkelerin anlayışı olmadan etkili olmayacaktır” diyen Noda, piyasa katılımcılarının Japonya’nın mevcut mali genişleme politikaları ve BOJ’un temkinli faiz artışları nedeniyle yen’i ve Japon devlet tahvillerini sattığını dile getirdi.
Noda’ya göre, sadece kısa vadeli değer kayıplarını engellemek için yapılacak müdahaleler, yatırımcı güvenini yeniden inşa etmek için yeterli olmayacak.
“Mali disiplin ve siyasi istikrar temel çözüm”
Yen’in değerinde aşırı düşüşlerin önlenmesinin önemli olduğunu vurgulayan Noda, çözümün sadece para politikasına değil, aynı zamanda mali yapıya yönelik uzun vadeli güvenin yeniden sağlanmasına bağlı olduğunu belirtti.
Noda, hükümetin, mali disiplin yönünde somut bir plan ortaya koyması ve para politikasında gevşekliğe aşırı bağımlılıktan uzaklaşması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, siyasi aktörlerin merkez bankasının bağımsızlığını zedeleyecek açıklamalardan kaçınmasının kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
Piyasa baskısı artıyor
Yen, son aylarda dolar karşısında rekor düşük seviyelere gerilerken, bu durum ithalat maliyetlerini artırarak Japon ekonomisi üzerinde enflasyonist baskı oluşturuyor. BOJ’un negatif faiz politikasından çıkış sürecini yavaşlatması, para birimi üzerindeki baskının artmasına yol açtı.
Ekonomistler, Japonya’nın hem mali hem de para politikasında senkronize bir sıkılaşma adımı atmaması halinde, yen’deki zayıflığın devam edeceğini öngörüyor.