Küresel hisse senedi fonları, 21 Ocak ile biten haftada 43,2 milyar dolarlık rekor çıkış yaşadı. TD Securities, bu verileri EPFR kaynaklı analizine dayandırarak, bu rakamın tüm zamanların en büyük haftalık çıkışı olduğunu bildirdi.
Çıkışta özellikle Çin ve ABD odaklı satışların etkili olduğu belirtilirken, bu iki büyük ekonomiden gelen güçlü para çıkışı diğer bölgelerdeki pozitif eğilimi gölgede bıraktı.
Çin hisse fonlarından 49,2 milyar dolarlık rekor çıkış
Analize göre, sadece Çin odaklı hisse senedi fonlarından 49,2 milyar dolar çıkış yaşandı. Bu, ülke özelinde haftalık bazda kaydedilen en yüksek çıkış oldu. Zayıf büyüme verileri, emlak sektöründeki riskler ve regülasyon endişeleri, Çin piyasalarındaki satışları hızlandırdı.
ABD fonlarında da 16,8 milyar dolarlık çıkış
ABD hisse senedi fonları da aynı hafta 16,8 milyar dolar net çıkış gördü. Bu zayıf görünüm, özellikle Başkan Donald Trump’ın Avrupa’ya yönelik tarife tehditleri ve Grönland söylemleri nedeniyle yatırımcı güveninin sarsıldığı bir döneme denk geldi.
Bank of America’nın verilerine göre, bu söylemler yatırımcıların risk iştahını azaltarak güvenli limanlara yönelmelerine neden oldu. Fon çıkışları da büyük ölçüde bu gelişmelerin gölgesinde şekillendi.
Avrupa ve Japonya pozitif ayrıştı
Öte yandan Avrupa hisse senedi fonları, Haziran ayından bu yana en güçlü altı haftalık giriş performansını sergiledi. Japonya hisse fonları ise Ekim’den bu yana en yüksek haftalık girişini kaydetti. Özellikle düşük değerlemeler ve merkez bankalarının istikrarlı politikaları, bu bölgelere olan ilgiyi destekledi.
Dolar baskı altında, risk iştahı zayıf
Fon çıkışlarının yanı sıra, ABD Doları da artan jeopolitik riskler ve yaklaşan Fed toplantısı öncesinde baskı altında kalmaya devam ediyor. Haftalık bazda yaşanan geri çekilmeye rağmen, Bank of America’nın “Boğa-Ayı” göstergesi, piyasaların hala “aşırı iyimser” bir fiyatlamaya sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Yatırımcılar temkinli, belirsizlik fiyatlanıyor
Yüksek değerlemeler, merkez bankası belirsizlikleri, ABD’nin ticaret söylemleri ve Çin’in ekonomik toparlanmasına yönelik kuşkular, küresel yatırımcıların riskli varlıklardan çıkmasına neden oldu. Güvenli limanlara olan talep, özellikle değerli metallerde ve kısa vadeli Hazine tahvillerinde artışa yol açtı.