İstanbul Tüccarlar Kulübü Derneği Başkanı İlker Önel, kredi kartı limitlerine getirilen yeni kısıtlamaların özellikle reel sektör açısından olumsuz etkiler yaratacağını söyledi. Önel, bu uygulamanın tüketici harcamalarını sınırlayarak genel talepte daralmaya neden olacağını belirtti.
“Tüketici harcamaları düşer, işletmeler durgunluk yaşar”
Ekonomi yönetiminin BDDK ve TCMB koordinasyonuyla hayata geçirdiği yeni makro ihtiyati adımlar kapsamında, bireysel kredi kartı limitlerinde ciddi kısıtlamalar devreye alındı. Yeni düzenlemeye göre, kredi kartı limitleri artık belgelenmiş gelire göre belirlenecek. Mevcut limitleri 400 bin TL ile 750 bin TL arasında olan kart kullanıcılarının limitleri yüzde 50, 750 bin TL üzerindekilerin ise yüzde 80 oranında düşürülecek. İlker Önel, bu kararın tüketicinin harcama esnekliğini azaltarak başta KOBİ’ler olmak üzere birçok işletmenin işlerinde durgunluk yaratacağını ve nakit ihtiyacını karşılamalarını zorlaştıracağını belirtti.
“Yeniden yapılandırma olumlu, limit kısıtlaması olumsuz”
Önel, ödeme sorunu yaşayan bireysel kart kullanıcılarına sağlanan yeniden yapılandırma imkanının yerinde bir adım olduğunu ancak limitlerin düşürülmesinin tüketimi olumsuz etkileyeceğini söyledi: “Ödemesi gecikmiş kredi kartları için sağlanan yeniden yapılandırma imkânı, tüketiciler açısından rahatlatıcı bir adım. Ama kredi kartı limitlerindeki kısıtlama, tüketicinin harcama esnekliğini azaltarak tüketimde yavaşlamaya yol açacak. Bu da başta KOBİ’ler olmak üzere birçok işletmenin işlerinde durgunluğa neden olacak, nakit ihtiyacını karşılamalarını daha da güçleştirecek.”
“Kredi kartları işletmeler için hayati bir finansman aracı”
Önel, kredi kartlarının özellikle küçük ve mikro ölçekli işletmeler için hammadde ve girdi ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir araç olduğunu vurguladı. Sınırlanan limitlerin bu süreci olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekerek, “Bu ihtiyaçları karşılamadaki kısıt ve gecikmeler de ikinci bir sorun olarak işletmeleri bekliyor” dedi.
“Kayıt dışı ekonomi artabilir”
Kredi kartı kısıtlamalarının, kayıt dışı ekonomiyle mücadeleyi de olumsuz etkileyebileceğini belirten Önel, banka ve kredi kartlarının kayıt altında işlem yapılmasını sağladığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu: “Bu ödeme araçlarına getirilen her kısıtlama, piyasadaki kayıt dışı işlemleri artırır. Kredi kartlarının piyasadaki kullanımını azaltacak limit kısıtlaması da son dönemde ekonomi yönetiminin özellikle IBAN’la ödeme gibi uygulamaların önüne geçecek tedbirleriyle tezat oluşturuyor.”
“Kredi kartı günlük hayatın parçası, sınırlama tüketiciyi zorlar”
İlker Önel, kredi kartlarının yalnızca market ya da restoran alışverişlerinde değil, özel okul taksitlerinden sigorta ödemelerine, tatil ve ulaşım giderlerine kadar birçok alanda ödeme kolaylığı sunduğunu hatırlattı: “Kredi kartları sadece günlük alışverişlerde, markette, pazarda, restoranda, kafede değil, daha volümlü ödemelerde de tüketicinin işini kolaylaştırıyor. Örneğin özel okul taksitleri, sigorta ödemeleri, tatil ve ulaşım giderleri gibi yüklü ödemelerde kredi kartları hem ödeme hem de işlem kolaylığı sağlıyor. Bu avantajları tüketicinin elinden almak, yeni sorunları da gündeme getirecek.”
Piyasalarda sıkılaşma algısı hâkim
Yeni düzenleme ile birlikte krediye erişim koşullarında yaşanan daralma, piyasalarda sıkı para politikası algısını güçlendirdi. Son dönemde enflasyonla mücadele kapsamında alınan kararlar neticesinde kredi büyümesi yavaşlarken, kredi kartı limitlerine getirilen bu kısıtlama da ekonomideki likiditeyi sınırlayan bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle iç talepte yavaşlama ve tüketici güveninde zayıflama yaşanabileceği belirtiliyor. Analistler, bu tür düzenlemelerin kısa vadede fiyat istikrarına katkı sunabileceğini ancak reel sektör üzerindeki baskıyı artırma riski taşıdığını ifade ediyor.