Japonya’nın döviz politikalarını yöneten üst düzey yetkili Atsushi Mimura, hükümetin döviz piyasalarındaki gelişmeleri yakından izlediğini ve özellikle ABD ile kurduğu yakın koordinasyon mekanizmasının devam edeceğini belirtti. Mimura, yapılan açıklamalarda, ihtiyaç duyulması halinde piyasalara uygun müdahalelerin değerlendirileceğini ifade etti.
Japonya: ABD ile döviz koordinasyonu sürecek
Pazartesi günü Tokyo’da basın mensuplarına konuşan Mimura, “Gerektiğinde ABD makamlarıyla yakın koordinasyonu sürdürecek ve uygun şekilde karşılık vereceğiz” diyerek geçtiğimiz yıl eylül ayında yayımlanan ortak Japonya-ABD bildirisine atıfta bulundu. Bu açıklama, Japonya’nın döviz piyasalarındaki oynaklığa karşı tek taraflı müdahaleden ziyade uluslararası iş birliği temelinde hareket etmeye devam edeceği yönünde yorumlandı.
2025 Eylül ayında yapılan ortak açıklamada iki ülke, döviz kurlarının serbest piyasa mekanizmalarıyla belirlenmesi gerektiğini vurgulamış; ancak aşırı dalgalanma durumunda müdahale seçeneğinin korunacağına dair mutabakata varmıştı. Bu, ABD’nin ilk kez böyle bir müdahale hakkını yazılı olarak teyit ettiği bir belge olarak kayda geçmişti.
Mimura, açıklamasında faiz oranlarına yönelik son dönem haberlerine dair net bir yorumda bulunmazken, döviz kurlarındaki hareketliliğe karşı hükümetin esnek ve kararlı duruşunu sürdüreceğinin altını çizdi. Özellikle son günlerde Japon yeninde yaşanan hızlı değer kaybı, piyasalarda spekülatif hareketlilik endişesini artırmış durumda.
Kurda dalgalanma devam ederken müdahale sinyalleri geldi
USD/JPY paritesi, piyasalarda kur müdahalesi beklentilerinin artmasıyla birlikte 153,88 seviyesine kadar geriledi. Gün içerisinde %1’e yakın düşüş yaşayan parite, haberin yazıldığı saatlerde 154,22 seviyesinden işlem görüyor. Bu gelişme, Japon yetkililerin kurdaki hızlı değişimlere daha fazla kayıtsız kalmayacağı yönünde değerlendirmelere yol açtı.
Ekonomistlere göre, Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) para politikasındaki ultra gevşek duruşu ve faiz artırımına yönelik çekingenliği, yenin değer kaybetmesindeki en önemli etkenlerden biri. Buna karşılık, ABD Merkez Bankası (Fed) yüksek faiz politikasını sürdürdüğü için iki ülke arasındaki faiz farkı yatırımcıları dolara yönlendiriyor. Bu durum, döviz kurunda Japon yeninin sürekli baskı altında kalmasına neden oluyor.
Japonya’nın müdahale geçmişi ve piyasa tepkileri
Japonya hükümeti, geçmişte de döviz piyasalarına müdahale etmişti. 2022 ve 2023 yıllarında yapılan doğrudan müdahaleler, kısa vadede etkili olsa da uzun vadeli yapısal nedenleri çözmekte yetersiz kalmıştı. Bu nedenle yeni dönemde Japonya’nın tek başına değil, ABD gibi büyük ekonomilerle eşgüdümlü hareket etme eğilimi dikkat çekiyor.
Bu tür müdahaleler, genellikle döviz piyasalarında belirsizlik yaratabildiği gibi, yatırımcı davranışlarını da etkileyebiliyor. Analistler, Japonya’nın açıklamalarının, spekülatif pozisyonlara karşı bir tür sözlü müdahale olabileceğini; ancak somut bir adım gelmemesi halinde piyasalarda etkisinin sınırlı kalacağını belirtiyor.
Döviz politikaları bölgesel ekonomiler için de önemli
Japonya’nın döviz politikası yalnızca kendi ekonomisini değil, aynı zamanda Asya-Pasifik bölgesindeki diğer ekonomileri de yakından ilgilendiriyor. Özellikle Güney Kore, Tayvan ve Çin gibi ihracat odaklı ekonomiler, Japon yenindeki dalgalanmaları dikkatle izliyor. Bu ülkeler için Japon yeninin değeri, rekabet avantajı ve ticaret dengesi açısından önemli bir gösterge konumunda.
Japonya’nın ihracat performansı açısından da döviz kuru kritik bir öneme sahip. Yenin değer kaybetmesi, Japon mallarının dış pazarlarda daha ucuz hale gelmesini sağlayarak ihracatçılara rekabet avantajı sunabilir. Ancak bu durum, enerji ve hammadde ithalatı gibi kalemlerde maliyetleri artırarak enflasyonist baskıları tetikleyebilir.
Para politikası ve kur istikrarı arasındaki denge
Japonya Merkez Bankası’nın düşük faiz politikasına ne kadar daha devam edeceği ve bu politikanın döviz kurları üzerindeki etkisi, yatırımcılar tarafından yakından izleniyor. BOJ’un yıllardır uyguladığı negatif faiz politikası, tüketimi ve yatırımı desteklemek amacıyla tercih edilmişti. Ancak bu politika, aynı zamanda yenin değerini düşüren başlıca faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
ABD ile yakın ekonomik koordinasyon mesajları, Japonya’nın tek taraflı para politikası uygulamalarının sınırlarını zorlamadan hareket edeceğini gösteriyor. Bu bağlamda, iki ülke arasındaki ilişkiler, sadece döviz piyasaları açısından değil, küresel finansal istikrar için de belirleyici olabilir.
Uluslararası tepkiler ve yatırımcı beklentileri
ABD Hazine Bakanlığı, Japonya’nın müdahale açıklamalarına doğrudan bir yanıt vermese de, genel olarak serbest piyasa kur sistemine olan bağlılığını her fırsatta vurguluyor. ABD’li yatırımcılar, döviz piyasasına yapılacak herhangi bir müdahalenin piyasa dengelerine zarar vermeyecek şekilde planlanmasını bekliyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ise daha önce yayımladığı raporlarında, kur müdahalelerinin ancak kısa vadeli dalgalanmalara karşı geçici önlem olarak kullanılmasını tavsiye etmişti. Kurum, yapısal reformların ve para politikasının uzun vadeli etkilerinin daha belirleyici olacağını vurgulamıştı.
Sonuç: Dövizde istikrar için uluslararası iş birliği kritik
Japonya’nın döviz piyasasında ABD ile yakın koordinasyon mesajı, küresel yatırımcılar açısından güven verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Piyasaların beklentisi, olası müdahalelerin şeffaflık ve çok taraflı uzlaşı çerçevesinde gerçekleştirilmesi yönünde.
Bu süreçte Japonya’nın ekonomi yönetiminin atacağı adımlar, hem iç ekonomik denge hem de uluslararası piyasalardaki güven açısından büyük önem taşıyor. Kur dalgalanmalarının azaltılması ve döviz istikrarının sağlanması, Japonya’nın büyüme hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayacak.