İran ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD), uzun bir aranın ardından yeniden nükleer müzakere masasına dönüyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkian, nükleer mesele kapsamında ABD ile müzakerelerin başlatılması talimatını verdi. Bu diplomatik gelişme, bölgesel ve küresel düzeyde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Görüşmelere Türkiye ev sahipliği yapabilir
Yarı resmi Fars Haber Ajansı tarafından aktarılan bilgilere göre, ismi açıklanmayan üst düzey bir İran hükümet yetkilisi, görüşmelerin büyük olasılıkla önümüzdeki günlerde Türkiye’de yapılacağını belirtti. Aynı zamanda İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Baghaei de gün içinde yaptığı açıklamada, “İran ile ABD arasındaki temaslar büyük ihtimalle Türkiye’de gerçekleşecek,” ifadelerini kullandı.
Pezeşkian’dan diplomasi vurgusu
Geçtiğimiz yıl göreve gelen Cumhurbaşkanı Pezeşkian, özellikle Batı ile ilişkilerin yeniden dengelenmesi gerektiğini vurgulayan bir siyasetçi olarak biliniyor. Pezeşkian, seçim kampanyasında da defalarca nükleer meselede diyalog ve diplomasiyi öncelik haline getireceğini açıklamıştı. Bu nedenle ABD ile başlayacak olan görüşmeler, Pezeşkian’ın dış politikadaki ilk büyük sınavı olarak görülüyor.
Yeni nükleer anlaşma mümkün mü?
2015 yılında imzalanan ancak 2018’de eski ABD Başkanı Donald Trump tarafından tek taraflı olarak feshedilen Nükleer Anlaşma (JCPOA), taraflar arasındaki gerginliğin ana unsuru olmuştu. Biden yönetiminin göreve gelmesiyle birlikte yeniden görüşmelere başlanması umut edilmiş, ancak ciddi bir ilerleme kaydedilememişti.
Şimdi ise yeni yönetimler, özellikle İran tarafında yaşanan siyasi değişimle birlikte tekrar karşılıklı güven inşası için diplomasiye yönelmiş durumda. ABD’nin de bu görüşmelere mesafeli olmayan bir yaklaşım benimsediği gözlemleniyor. Ancak, sürecin nasıl işleyeceği ve somut bir anlaşmaya evrilip evrilmeyeceği henüz belirsizliğini koruyor.
Ankara: Tarafsız zemin
Türkiye, İran ve ABD arasında yapılması planlanan görüşmelere ev sahipliği yapma ihtimaliyle yeniden diplomatik ara bulucu rolünü üstleniyor. Ankara’nın, her iki tarafla da geçmişte kurduğu diyalog kanallarını koruması, tarafsız bir platform olarak tercih edilmesinde etkili oldu.
Hatırlanacağı üzere Türkiye, geçmiş yıllarda İran nükleer programına ilişkin ara buluculuk girişimlerinde bulunmuş, zaman zaman da görüşme zemini sağlamıştı. Bu yönüyle Ankara, jeopolitik olarak güvenli ve etkili bir diplomatik merkez olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve küresel etkiler
İran ile ABD arasında yeniden başlayacak olan nükleer görüşmeler, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda Ortadoğu’daki jeopolitik dengeleri de etkileyebilir. Özellikle İsrail, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, İran’ın nükleer kapasitesine ilişkin endişelerini sürdürüyor. Görüşmelerin yeniden başlaması, bu ülkelerin de pozisyonlarını yeniden değerlendirmelerine yol açabilir.
Öte yandan, Ukrayna-Rusya savaşı, Çin-ABD rekabeti ve küresel enerji dengelerinin değiştiği bir dönemde, İran’ın nükleer dosyasında bir çözüme ulaşılması dünya ekonomisini ve diplomatik ilişkileri de etkileyecektir.
Washington’dan temkinli yaklaşım
ABD yönetimi tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmasa da, önceki dönemlerde doğrudan temaslara açık olunduğu mesajları verilmişti. Analistler, Biden yönetiminin diplomatik çözüm arayışına olumlu yaklaştığını ancak İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurması ve şeffaflık göstermesi gibi temel şartların ön koşul olarak sunulacağını belirtiyor.
İran kamuoyunda temkinli iyimserlik
İran kamuoyunda ise görüşmelere dair <strong“temkinli bir iyimserlik” hâkim. Uzun süredir ekonomik yaptırımlar altında kalan İran halkı, olası bir anlaşmayla bu baskının azalmasını bekliyor. Ancak önceki başarısız girişimler ve ABD’nin ani karar değişiklikleri, halkın temkinli olmasına neden oluyor.
Sonraki adımlar
Görüşmelerin tarihi ve delegasyon detayları önümüzdeki günlerde netleşecek. Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın da sürece ilişkin açıklama yapması bekleniyor. Tarafların masaya hangi taleplerle oturacağı, nükleer faaliyetlerin sınırlandırılması gibi başlıkların nasıl ele alınacağı büyük önem taşıyor.