Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 2026 yılına ilişkin küresel petrol arz ve talep artışı beklentilerini aşağı yönlü revize etti. Ocak ayında hava koşulları ve ihracat kısıtlamaları nedeniyle arz gerilerken, talep tarafında da büyüme tahminleri düşürüldü.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel petrol piyasasına ilişkin yayımladığı son raporda hem arz hem de talep büyümesine yönelik projeksiyonlarını aşağı yönlü güncelledi. Paris merkezli kuruluş, özellikle ABD’de ocak ayında yaşanan şiddetli kış fırtınası ile Kazakistan, Rusya ve Venezuela kaynaklı ihracat kısıtlamalarının kısa vadede arzı baskıladığını belirtti.
Ajansın verilerine göre küresel petrol arzı ocak ayında günlük 1,2 milyon varil azaldı. Bu düşüşün 860 bin varili ABD’den, 220 bin varili ise Kanada’dan kaynaklandı. Kuzey Amerika’daki üretim kaybı, küresel arz zincirinde geçici bir sıkışmaya yol açtı.
2026 için arz artışı beklentisi aşağı çekildi
IEA, söz konusu gelişmelerin ardından 2026 yılında küresel petrol arzının günlük 2,4 milyon varil artacağını öngördü. Önceki tahmin 2,5 milyon varil seviyesindeydi. 2025 yılında ise arz artışı günlük 3,1 milyon varil olarak gerçekleşmişti. Bu tablo, üretim artış hızında kademeli bir yavaşlamaya işaret ediyor.
Ajans, 2026’daki arz artışının OPEC+ ve OPEC dışı üreticiler arasında yaklaşık eşit şekilde dağılmasını bekliyor. Özellikle ABD kaya petrolü üretimi ve Brezilya ile Guyana gibi yeni üretim merkezlerinin katkısı dikkat çekiyor. Ancak OPEC+ grubunun üretim politikaları, piyasa dengesi açısından belirleyici olmaya devam edecek.
Bununla birlikte IEA, 2026’da küresel petrol arzının talebin günlük 3,73 milyon varil üzerinde olacağını öngördü. Bu rakam, bir önceki ay 3,69 milyon varil olarak tahmin edilmişti. Arz fazlasına işaret eden bu görünüm, orta vadede fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Üretici ülkelerdeki aksaklıklar piyasayı etkiledi
Kazakistan’daki ana ihracat terminalinde yaşanan uzun süreli aksaklıklar ve ülkenin en büyük sahasında meydana gelen elektrik kesintisi, arz tarafında geçici daralmaya neden oldu. Rusya’nın petrol arzı günlük 350 bin varil gerilerken, Venezuela üretimi 210 bin varil azaldı. Venezuela’da kısmi ihracatın yeniden başlamasıyla üretimin toparlanması bekleniyor.
İran’ın üretimi ise ocak ayındaki siyasi gerilimlere rağmen günlük 3,45 milyon varil seviyesinde kaldı. IEA, İran’ın 2026 yılı ortalama üretiminin 3,3 milyon varil olacağını tahmin ediyor. Bu durum, yaptırımlar ve jeopolitik gelişmelere rağmen üretimin görece istikrarlı seyrettiğine işaret ediyor.
Küresel enerji piyasasında jeopolitik risklerin sürmesi, arz tarafında belirsizlik yaratmaya devam ediyor. Özellikle Orta Doğu ve Doğu Avrupa kaynaklı gelişmeler, petrol fiyatlarının volatilitesini artırabilecek faktörler arasında yer alıyor.
Talep büyümesinde yavaşlama sinyali
Talep tarafında ise IEA, 2026 yılı için küresel petrol talebi artış tahminini günlük 930 bin varilden 850 bin varile indirdi. 2025 yılında talep artışı günlük 770 bin varil olarak gerçekleşmişti. Bu revizyon, küresel ekonomik büyümede beklenen ivmenin sınırlı kalabileceğine işaret ediyor.
Petrol talebi artışında Çin’in en büyük katkıyı sağlamayı sürdürmesi bekleniyor. Özellikle petrokimya ürünleri, bu yılki talep artışının yarısından fazlasını oluşturacak. Çin ekonomisindeki sanayi üretimi ve altyapı yatırımları, küresel talep dinamikleri açısından kritik önem taşıyor.
Bununla birlikte elektrikli araç kullanımının artması, enerji verimliliği politikaları ve yenilenebilir enerji yatırımları, uzun vadede petrol talebinin artış hızını sınırlayan yapısal faktörler olarak öne çıkıyor. Özellikle OECD ülkelerinde ulaştırma kaynaklı talep artışının zayıfladığı görülüyor.
Stok artışı ve yaptırımlı petrol etkisi
IEA verilerine göre 2025 yılında küresel petrol stokları günlük ortalama 1,3 milyon varil arttı. Denizde depolanan toplam petrol miktarı 248 milyon varile ulaştı ve bunun yüzde 70’ten fazlasını yaptırımlı petrol oluşturdu. Bu durum, küresel ticaret akışlarında alternatif rota ve depolama stratejilerinin öne çıktığını gösteriyor.
Petrol arzı fazlası ve artan stoklar, fiyatların sürdürülebilir şekilde yükselmesini zorlaştırabilecek unsurlar arasında yer alıyor. Brent petrol fiyatları son dönemde jeopolitik riskler ve arz kesintileriyle dalgalı bir seyir izlese de, orta vadeli arz-talep dengesi fiyatlar üzerinde dengeleyici bir rol oynayabilir.
Piyasa dengesi ve fiyat görünümü
IEA’nın aşağı yönlü revizyonu, küresel petrol piyasasında büyüme ivmesinin zayıfladığına işaret ediyor. Arzın talebi aşmaya devam etmesi durumunda fiyatlar üzerinde baskı oluşabilir. Ancak OPEC+ grubunun üretim kesintisi kararları ve jeopolitik gelişmeler, bu dengeyi değiştirebilecek potansiyele sahip.
Enerji piyasalarında 2026 yılına girerken ana tema, arz fazlası ile talep artışındaki yavaşlamanın birlikte değerlendirilmesi olacak. Küresel ekonomik büyümenin seyri, Çin’in talep performansı ve ABD kaya petrolü üretimi, fiyatların yönünü belirleyen temel unsurlar arasında yer alacak.
Uzmanlar, önümüzdeki dönemde makroekonomik göstergeler, merkez bankalarının para politikaları ve jeopolitik gelişmelerin küresel petrol piyasası üzerindeki etkisinin yakından izleneceğini belirtiyor. IEA’nın son revizyonu, piyasa katılımcılarına temkinli bir büyüme görünümü sunarken, arz-talep dengesindeki küçük değişimlerin dahi fiyatlar üzerinde belirgin etkiler yaratabileceğine işaret ediyor.
Sonuç olarak, 2026 yılı için hem arz hem de talep tarafında daha ılımlı bir artış öngörülmesi, enerji piyasalarında dengeli ancak kırılgan bir tabloya işaret ediyor. Küresel petrol piyasasında fiyat istikrarı, üretici ülkelerin politikaları ve küresel ekonomik koşulların seyrine bağlı olarak şekillenmeye devam edecek.