Avrupa Merkez Bankası (ECB) ekonomistleri, ABD’nin uyguladığı gümrük tarifelerinin euro bölgesi üzerindeki etkilerinin faiz indirimleri yoluyla kısmen dengelenebileceğini belirtti. Kurumun resmi blogunda yayımlanan değerlendirmede, ticaret politikalarından en çok etkilenen sektörlerin aynı zamanda faiz oranlarına karşı daha duyarlı olduğu vurgulandı.
ECB: ABD tarifeleri büyüme ve enflasyonu baskılıyor
Blog yazısında, ABD’nin uyguladığı tarifelerin euro bölgesinde ihracat ve sanayi üretimi üzerinde olumsuz etki yarattığı, bunun hem büyümeyi hem de fiyatları aşağı çektiği belirtildi. Analize göre, ihracattaki düşüşün doğrudan etkisi arz yönlü maliyet artışlarından daha ağır basarak enflasyonu aşağıya çeken bir talep şoku yaratıyor.
ECB, borçlanma maliyetlerini düşürmenin, bu tür aşağı yönlü baskılara karşı bir dengeleyici mekanizma olarak işlev görebileceğini değerlendiriyor. Bu durum özellikle faiz hassasiyeti yüksek sektörler için geçerli.
İhracattaki düşüş enflasyon seviyesini düşürüyor
ECB ekonomistlerinin analizinde, “En düşük noktasında, euro bölgesinin ABD’ye ihracatını yüzde 1 oranında azaltan bir tarife şokunun yaklaşık bir buçuk yıl sonra tüketici fiyat seviyesini yüzde 0,1 aşağı çektiği” belirtildi.
Yani tarifelerin etkisi doğrudan fiyat artışına neden olmaktan çok, talepteki zayıflık yoluyla fiyatları düşürme eğilimi taşıyor. Bu durum, ECB’nin para politikasında genişlemeci adımları gündemde tutmasının gerekçelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Ticarette ani değişimler fiyat baskısı yarattı
2025 yılı boyunca ticaret verilerinde dalgalanma gözlendi. Birçok firma, tarifeler yürürlüğe girmeden önce siparişlerini öne çekerek stoklarını artırdı. Ancak sonraki çeyreklerde bu stokların eritilmesiyle birlikte ihracat rakamlarında ani düşüşler yaşandı.
Son verilere göre, euro bölgesinin ABD’ye ihracatı son üç ayda bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık %6,5 oranında düştü. Bu da, ticaret hacmindeki daralmanın süregelen bir etkisi olduğunu ortaya koyuyor.
En çok etkilenen sektörler faiz indirimine daha duyarlı
ECB ekonomistlerinin bulgularına göre, tarife şokundan en çok etkilenen sektörler aynı zamanda faiz değişimlerine en güçlü tepkiyi veren sektörler arasında yer alıyor. Bu sektörlerin başında makine, otomobil ve kimyasallar geliyor.
Yapılan modelleme çalışmasına göre, üretimi tarifeler nedeniyle keskin şekilde düşen bu sektörler, düşük faiz ortamında hızlı bir toparlanma eğilimi gösterebiliyor. Bu sayede üretim ve ihracat kayıpları kısmen telafi edilebiliyor.
Sanayinin %50’si faiz ve tarife etkisine duyarlı
Blog yazısında yer verilen analizde, incelenen sektörlerin yaklaşık %60’ının bu modele uygun hareket ettiği belirlendi. Bu sektörler, euro bölgesindeki toplam sanayi üretiminin ve ABD’ye ihracatın yaklaşık %50’sini temsil ediyor.
Bu bulgu, faiz politikalarının sektörel bazda oldukça etkili olabileceğini ve ticaret şoklarına karşı bir tür <strong”otomatik dengeleyici araç görevi görebileceğini ortaya koyuyor.
Temel tarife oranı %15 seviyesinde
AB malları için ABD’ye girişte uygulanan temel tarife oranı %15 seviyesinde bulunuyor. Özellikle otomotiv ve makine sektöründeki ürün grupları bu tarifelerden doğrudan etkileniyor. Firmaların üretim ve yatırım kararlarında bu ek maliyetler, ciddi belirsizlik yaratıyor.
ECB ekonomistleri, bu tip korumacı önlemler karşısında uygulanan faiz politikalarının sektörel yatırımları ve üretimi destekleyici etkisinin daha önceki dönemlerde de gözlemlendiğini aktarıyor.
Politika mesajı: Para politikası, ticaret şoklarını yumuşatabilir
ECB’nin blog yazısı, kurumun resmi görüşlerini temsil etmese de, bankanın içindeki analiz eğilimlerine dair fikir veriyor. Verilere dayalı bu yaklaşım, ECB’nin olası faiz indirimi kararlarını sadece iç talep ve çekirdek enflasyon dinamiklerine değil, aynı zamanda dış ticaret gelişmelerine de bağlayabileceğini gösteriyor.
ABD ile Çin arasındaki ticaret belirsizliklerinin sürdüğü ve Avrupa ekonomisinin dışa bağımlılığının yüksek olduğu bir ortamda, bu tür analizler para politikasının yönüne ilişkin önemli ipuçları sunuyor.