Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), düşük karbonlu sanayi üretimi hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin önemli alüminyum üreticilerinden biri olan Assan Alüminyum’a 20 milyon euro tutarında finansman sağladı. Kibar Holding iştiraki olan şirket, bu krediyle karbon ayak izini azaltacak projelere yatırım yapmayı planlıyor.
Kredi, verimlilik ve emisyon azaltımı projelerini kapsıyor
Sağlanan finansman, alüminyum üretim süreçlerinde hurda kullanımının artırılması, enerji ve doğal gaz tüketiminin azaltılması ve üretim verimliliğinin yükseltilmesi gibi çok yönlü projelere aktarılacak. Şirket, bu yatırımlar sayesinde yeşil üretim standartlarına daha hızlı geçiş yapmayı hedefliyor.
Projeler kapsamında; döküm hattında kurulacak filtreleme sistemiyle kullanılan malzemeler temizlenip yeniden değerlendirilecek, yeni kurulacak folyo haddeleme yağı filtreleme sistemiyse buharlaşma kayıplarını üçte bir oranında düşürecek. Ayrıca, soğuk hadde alüminyum hattında yapılacak iyileştirmelerle enerji kullanımı azaltılarak operasyonel verimlilik artırılacak.
EBRD, düşük karbon sanayi için Türkiye’deki dönüşümü destekliyor
Assan Alüminyum’un projeleri, EBRD’nin düşük karbonlu üretim hedefleri çerçevesinde yürüttüğü girişimlerin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Banka, bu tür yatırımların yalnızca çevresel fayda sağlamadığını, aynı zamanda sanayi sektörünün uzun vadeli rekabetçiliğini de artırdığını vurguluyor.
EBRD’nin desteklediği Türkiye Sanayi Karbon Azaltım Yatırım Platformu (TIDIP), bu projeler sayesinde güç kazanıyor. TIDIP, Türkiye’de sürdürülebilir sanayi üretimi adına kamu politikaları ve özel sektör yatırımlarına rehberlik eden en kapsamlı platformlardan biri olma özelliği taşıyor.
EBRD: “İklim finansmanı endüstriyel dönüşüm için kritik önemde”
EBRD Türkiye Başkan Yardımcısı Mehmet Erdem Yaşar, Assan Alüminyum’la yapılan iş birliğini şu sözlerle değerlendirdi:
“Assan Alüminyum ile olan ortaklığımız, iklim finansmanı ve kapsayıcı uygulamaların bir araya gelerek tüm endüstriyel ekosistemi nasıl güçlendirebileceğini gösteriyor. Onları müşteri portföyümüze dahil etmekten büyük mutluluk duyuyoruz ve bu finansman sayesinde daha yeşil üretimi desteklediğimize ve daha iyi işyeri standartlarının geliştirilmesine katkıda bulunduğumuza inanıyoruz. Bu tür projeler, Türkiye’de daha sürdürülebilir ve rekabetçi bir imalat sektörü oluşturmak için çok önemlidir.”
Yaşar’ın açıklamasında öne çıkan bir diğer unsur da endüstriyel dönüşümde iklim finansmanının hayati rol oynadığı yönündeki vurguydu. Bu tür finansman paketlerinin sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik boyutlar içerdiği ifade edildi.
Kibar Holding: “Sürdürülebilirlik vizyonumuzu güçlendiriyoruz”
Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı ise yapılan iş birliğinin Assan Alüminyum’un sürdürülebilirlik stratejisine katkı sağladığını belirtti:
“Yeşil yatırımlar yoluyla sürdürülebilirlik stratejimizi uygulamak, verimlilik, karbonsuzlaştırma ve uzun vadeli rekabet gücünde ölçülebilir iyileştirmeler sağlamak için EBRD’de ideal bir ortak bulduk. EBRD ile işbirliğimiz, sürdürülebilirlik vizyonumuzu güçlendiriyor.”
Kibar Holding, Assan Alüminyum’un gerçekleştireceği çevre dostu yatırımların hem şirket hem de sektör bazında uzun vadeli etkiler doğurmasını bekliyor. Özellikle Avrupa Birliği’nin uygulamaya aldığı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi politikalar dikkate alındığında, bu tür yatırımlar ihracatçı firmalar açısından stratejik önem taşıyor.
Türkiye sanayi sektörü için yeşil dönüşüm giderek kritikleşiyor
Son yıllarda küresel ekonomide sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk kavramları, sanayi yatırımlarının yönünü belirliyor. Türkiye’de yeşil üretim alanında atılan adımlar, uluslararası finansman kanallarının desteğiyle hız kazanıyor.
Assan Alüminyum’un bu yatırımları, yalnızca karbon salımını azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda yeni nesil üretim tekniklerinin sektöre entegrasyonunu da kolaylaştıracak. Şirketin bu projelerle birlikte çevresel standartları yükseltmesi, rekabet gücünü artırmasına ve sürdürülebilir tedarik zinciri oluşturmasına katkı sağlayacak.
Uzmanlara göre, bu tür yatırımların devamlılığı Türkiye sanayi sektörünün dışa bağımlılığını azaltırken, teknolojik dönüşüm sürecini de hızlandıracak.