İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) dünkü faiz kararı sonrası finans çevrelerinden gelen ilk değerlendirmeler arasında dikkat çeken analiz, Danske Bank tarafından yapıldı. Kurum, kararın 5’e karşı 4 oyla alınmasının, BoE içerisinde faiz indirimi yönünde eğilimin artmakta olduğunu gösterdiğini belirtti. Özellikle Mart ayında yapılacak toplantıda faiz indirimi ihtimalinin yükseldiği ifade edildi.
BoE’de oy ayrışması Mart indirimi olasılığını artırıyor
Danske Bank, BoE’nin son toplantısında faiz oranını değiştirmeme kararının oy çokluğuyla alındığını hatırlatarak, kararın 5’e karşı 4 oyla alınmasının, daha önceki toplantılara göre daha “güvercin” bir tablo çizdiğini belirtti. Faiz indirimi yönünde oy kullanan üyelerin sayısındaki artış, piyasalarda BoE’nin Mart ayında faiz indirimi yapabileceği yönünde beklentileri güçlendirdi.
BoE’nin gösterge faizi, hâlihazırda yüzde 5,25 seviyesinde bulunuyor. Bu oran, son 15 yılın en yüksek faiz düzeylerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yüksek faiz oranları, enflasyonla mücadelede etkili bir araç olarak görülse de, ekonomik büyüme üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle merkez bankaları arasında denge arayışları devam ediyor.
Veri akışı karar sürecinde belirleyici olacak
Danske Bank, BoE’nin Mart toplantısından önce açıklanacak iki istihdam ve iki enflasyon verisinin karar sürecinde belirleyici olacağını vurguladı. Buna göre, ücret artışı, işsizlik oranı, TÜFE ve ÜFE gibi temel göstergelerin gidişatı, Banka’nın faiz indirimi konusunda alacağı pozisyonu doğrudan etkileyecek.
İngiltere ekonomisinde enflasyonun düşüş eğilimine girmesiyle birlikte BoE’nin sıkı para politikasını gevşetme alanı oluşmaya başladı. Ancak çekirdek enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde seyretmesi ve hizmet enflasyonundaki direnç, BoE yetkililerini temkinli davranmaya zorluyor.
Bailey’den “faiz indirimi hazır” mesajı
BoE Başkanı Andrew Bailey, karar sonrası yaptığı açıklamada, piyasalarda fiyatlanan iki faiz indirimi beklentisini “makul” bulduğunu söyledi. Bailey, faiz indirimine hazır olduklarını ancak her adımın ekonomik veri akışına bağlı olacağını ifade etti. Bu açıklama, BoE’nin 2024’te olduğu gibi 2026 yılında da kademeli bir faiz indirim süreci başlatabileceği yönünde yorumlandı.
Bailey ayrıca, faiz oranlarının nötr seviyelere yaklaştığını, bu nedenle daha fazla indirimin ancak güçlü ekonomik gerekçelere dayanması halinde yapılacağını vurguladı. Nötr faiz oranı, ekonomiyi ne genişleten ne de daraltan faiz düzeyi olarak tanımlanıyor. BoE’nin bu seviyeye yaklaşmış olması, gelecekteki indirimlerin sınırlı ve ihtiyatlı olabileceğine işaret ediyor.
Danske Bank’tan iki faiz indirimi tahmini
Danske Bank analizinde, BoE’nin Nisan ayında ilk faiz indirimini yapabileceğini, ikinci indirimin ise Kasım ayında gerçekleşmesinin muhtemel olduğunu belirtti. Bu beklenti, piyasalarda 2026 yılına dair faiz indirim senaryolarının daha da belirginleşmesine neden oldu.
Kuruma göre, BoE’nin faiz indirme konusunda aceleci davranmaması bekleniyor. Ancak büyümenin zayıf seyrettiği bir ortamda, faiz oranlarının ekonomiyi daha fazla baskılamaması için adımların yıl ortasından önce gelmesi olası. Danske Bank’a göre faiz indirimi, istihdam piyasasında belirgin bir soğuma ve enflasyonun yüzde 2 hedefine yaklaşmasıyla hız kazanabilir.
Sterlin’de etkisi sınırlı, dikkat EUR/GBP paritesinde
Danske Bank, İngiltere ile Euro Bölgesi arasındaki faiz farklarının azalacağı öngörüsüyle birlikte, EUR/GBP kurunda yukarı yönlü bir eğilim beklediklerini de açıkladı. Kurum, 12 aylık vadede EUR/GBP paritesinin 0,89 seviyesine ulaşabileceğini belirtti. Bu beklenti, Birleşik Krallık’ın görece zayıf büyüme görünümü ve doların negatif küresel görünümüyle olan korelasyona dayandırıldı.
Sterlin, BoE’nin sıkı para politikasına bağlı olarak bir süre güçlü kalmıştı. Ancak küresel faiz döngüsündeki değişim ve ekonomik yavaşlama işaretleri, İngiltere para biriminde zayıflamayı beraberinde getirebilir. Piyasa analistleri, faiz indirimi dönemlerinde döviz kurlarının merkez bankası yönlendirmelerine daha hassas tepkiler verdiğine dikkat çekiyor.
İngiltere ekonomisinde büyüme ve enflasyon görünümü
İngiltere ekonomisi, 2025 yılının ikinci yarısında durgunluk sınırında seyretti. Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) büyümesi yıllık bazda yüzde 0,4 civarında kaldı. İç talep, tüketici güveni ve konut piyasası zayıf seyrini korurken, yüksek borçlanma maliyetleri özel sektör yatırımlarını baskı altında tutuyor.
Enflasyon tarafında ise 2025 sonunda yıllık TÜFE yüzde 3,2 seviyesine geriledi. Ancak çekirdek enflasyonun yüzde 2,5’in üzerinde seyretmesi ve hizmet enflasyonundaki yüksek seviye, BoE için temkinli kalma gerekçesi oluşturuyor. Bu bağlamda, Danske Bank gibi kurumların faiz indirimi tahminleri, orta vadede hem ekonomik hem de fiyat istikrarı dinamiklerini dikkate alarak yapılmakta.
Küresel merkez bankaları ve BoE’nin konumu
ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB), 2025’in son çeyreğinde faiz indirim sürecine girmişti. Fed’in faiz indirimiyle birlikte doların değer kaybetmesi, diğer para birimlerinin konumunu etkiliyor. İngiltere Merkez Bankası ise daha temkinli bir yol izliyor ve BoE, para politikasını gevşetmek için daha fazla veri teyidi bekliyor.
Danske Bank’a göre BoE’nin diğer merkez bankalarından farklı olarak faiz indirimlerini yılın ikinci çeyreğine yayması, para piyasaları ve döviz kurları açısından farklı dinamikler yaratabilir. Bu süreçte İngiltere’nin iç dinamikleri kadar küresel gelişmeler de etkili olacak.
Sonuç ve piyasa etkisi
Danske Bank’ın İngiltere Merkez Bankası’na ilişkin değerlendirmeleri, piyasalarda Mart ve Nisan aylarında faiz indirimi beklentisinin güçlenmesine neden oldu. Analizde hem ekonomik göstergelerin durumu hem de BoE’nin temkinli iletişimi birlikte değerlendirilerek, faiz indirim sürecinin veri bazlı ve kademeli olacağı sonucuna varıldı.
Piyasalar açısından en kritik konu, BoE’nin enflasyon hedefiyle tutarlı şekilde faiz politikasını yönetip yönetemeyeceği olacak. Sterlin, faiz farkı avantajını kaybetmeye başladığında değer kaybı yaşayabilir. Bu nedenle yatırımcılar açısından hem faiz kararları hem de makro veri açıklamaları dikkatle izlenmeye devam edecek.