Çin, enerji dönüşümünde tarihi bir eşiğe yaklaşıyor. Çin Elektrik Konseyi tarafından yayımlanan rapora göre, ülkenin güneş enerjisi kapasitesi 2026 yılı sonuna kadar ilk kez kömür kaynaklı elektrik üretim kapasitesini geçerek lider konuma ulaşacak. Bu gelişme, Çin’in karbon emisyonlarını azaltma çabalarında önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Yenilenebilir enerji, elektrik üretiminde ağırlık kazanıyor
Çin, bugün itibarıyla dünyanın en büyük elektrik üreticisi ve tüketicisi konumunda bulunuyor. Aynı zamanda dünyadaki en ucuz elektrik üretim maliyetlerine sahip ülkelerden biri. Çin Elektrik Konseyi’ne göre, yıl sonuna kadar ülkenin kurulu kapasitesinin yaklaşık yarısı güneş ve rüzgâr enerjisinden sağlanacak.
Buna karşılık kömürün payı, devam eden santral inşaatlarına rağmen, toplam kapasitenin yalnızca yaklaşık üçte birine düşecek. Bu dönüşüm, Çin’in 2050 karbon nötr hedefleri doğrultusunda enerji portföyünde yaşanan radikal değişimi ortaya koyuyor.
Resmî veriler: Kapasitelerdeki değişim dikkat çekiyor
Çin Ulusal Enerji İdaresi (NEA) verilerine göre:
- 2025 yılı sonunda güneş enerjisi kapasitesi 1.200 gigavat (GW) seviyesine ulaştı.
- 2026 sonuna kadar kömür kapasitesinin ise 1.333 GW olması bekleniyor.
- Ancak güneş enerjisi yıllık ortalama 270 GW hızla büyümeye devam ediyor.
Bu büyüme hızı dikkate alındığında, 2026 yılı içinde güneş enerjisinin toplam kurulu güçte kömürü geçeceği öngörülüyor. Ayrıca, rüzgâr enerjisindeki artış da bu geçişi hızlandırıcı rol oynuyor.
Yeni kapasite artışı 400 GW’yi aşacak
Çin’in 2026 yılı boyunca tüm enerji kaynaklarındaki yeni kurulu kapasite artışının 400 gigavatı aşması bekleniyor. Bu artış, ülkenin hızlı büyüyen elektrik talebi ile aynı hızda seyredecek.
Yeni kapasitenin büyük kısmının, yenilenebilir kaynaklardan sağlanması hedefleniyor. Özellikle:
- Güneş ve rüzgâr enerjisi, artışın yaklaşık 300 GW’lık bölümünü oluşturacak.
- 2025’te yalnızca güneş enerjisinde kurulu kapasite 315 GW artmıştı.
Bu yılki 300 GW’lık artış, geçen yıla kıyasla <strongkısmi bir yavaşlamaya işaret etse de, <strongküresel ölçekte hâlâ en büyük artış anlamına geliyor.
Yatırım trendleri: Enerji hisselerinde büyüme potansiyeli
Çin’in bu enerji dönüşümü, yalnızca çevresel değil, aynı zamanda de yaratıyor. Çinli enerji şirketlerinin borsalarda işlem gören hisseleri, birlikte güçlü bir performans sergiliyor. Özellikle şu alanlarda büyüme gözlemleniyor:
- Fotovoltaik panel üreticileri (LONGi Green Energy, Tongwei Co.)
- Büyük ölçekli inverter firmaları
- Enerji depolama ve batarya sistemleri geliştiricileri
Yabancı yatırımcıların da artan ilgisi, Çin borsasında <strongyeşil teknoloji endekslerinin değer kazanmasına katkı sağladı. Özellikle AB ve ABD merkezli yatırım fonları, Çin’in doğrultusunda bu pazarda pozisyon alıyor.
Kömürde inşa patlaması sınırlı etki yaratıyor
Her ne kadar Çin, son dönemde <strongkömür santrali projelerinde artışa gitmiş olsa da, bu projelerin çoğu nedeniyle başlatıldı. Analistler, bu santrallerin ve yenilenebilir üretimin artmasıyla <strongkârlılıklarının düşeceğini belirtiyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, Çin’de kurulan birçok kömür santrali, düşük kapasitelerde çalıştırılmakta ve olarak kullanılmak üzere planlanıyor. Bu da güneş ve rüzgâr gibi <strongöncelikli üretim kaynaklarının öne çıkmasına olanak tanıyor.
Küresel enerji piyasası için etkileri
Çin’in bu yöndeki dönüşümü, <strongküresel enerji arzı ve yatırım dengelerini de etkiliyor. Artan güneş paneli üretimi ve düşen maliyetler, dünya genelinde ucuzlamasını sağlıyor. Çin, hâlihazırda:
- Dünya güneş paneli üretiminin yaklaşık %80’ini sağlıyor.
- Rüzgâr türbini üretiminde arasında yer alıyor.
Bu nedenle Çin’in iç pazarında yaşanan her gelişme, Avrupa, Asya ve Afrika’daki <stronggelişmekte olan ülkelere de doğrudan maliyet avantajı sunuyor.
Karbon hedeflerine ulaşma yolculuğu hızlanıyor
Çin, 2030’a kadar , 2060 yılına kadar ise hedefliyor. Güneş enerjisinin kömürü geçmesi, bu hedeflerin gerçekleşebilirliğini güçlendiriyor.
Ancak bazı uzmanlar, kapasite kadar <strongşebeke entegrasyonu ve enerji depolama teknolojilerine yatırım yapılmasının da gerekli olduğunu vurguluyor. Çünkü güneş ve rüzgâr gibi kaynaklar <strongsürekli üretim sağlamadığı için sistem güvenliği açısından kritik önem taşıyor.
Enerji dönüşümünde Çin’in küresel liderliği pekişiyor
Sonuç olarak Çin’in, 2026 yılı itibarıyla <stronggüneş enerjisinde küresel liderliğini hem üretim hem de kurulu güç açısından daha da ileriye taşıması bekleniyor. Bu dönüşüm, sadece iç enerji güvenliğini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Çin’in dış politika stratejilerine de katkı sağlıyor.
Bu gelişmeler, enerji sektöründe faaliyet gösteren küresel yatırımcılar için Çin’i hâline getiriyor.