Bulgaristan Merkez Bankası Başkanı Dimitar Radev, Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmenin ardından geçici başbakanlık görevini kabul etmeyeceğini açıkladı. Radev, bu tür bir atamanın yalnızca Bulgar mevzuatına değil, aynı zamanda Avrupa düzeyindeki merkez bankacılığı prensiplerine aykırı olduğunu vurguladı.
“Böyle bir ihlalin yaptırımı derhal istifadır” diyen Radev, söz konusu teklifin kabul edilmesinin, Bulgaristan Merkez Bankası’nın şu anda sahip olduğu kurumsal istikrarı ve bağımsızlık ilkesini zedeleyeceğini belirtti. Radev’in açıklamaları, ülkede siyasi kriz sürerken finansal kurumların tarafsızlığının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Geçici başbakanlık teklifi siyasi bağımsızlık ilkesini tartışmaya açtı
Radev, yaptığı açıklamada, merkez bankalarının siyasi tarafsızlıklarının Avrupa Birliği düzeyinde sıkı kurallarla güvence altına alındığını belirtti. AB Merkez Bankaları Sistemi çerçevesinde, görevdeki merkez bankası başkanlarının siyasi görevlere atanması, yalnızca ulusal değil, Avrupa genelinde de ciddi yapısal sorunlar doğurabilir.
Radev’in ifadesiyle, “Merkez bankasının bağımsızlığı ve kurumsal güvenilirliği, siyasi makamlarla ilişkilerde tarafsızlığın korunmasına bağlıdır.” Radev, Bulgaristan Merkez Bankası’nın şu anda ülkenin en istikrarlı kurumu olduğunu söyleyerek, bu istikrarın siyasi adımlar uğruna riske atılamayacağını vurguladı.
Radev’in kararı, piyasalar tarafından olumlu karşılandı
Finans çevreleri, Radev’in görevi reddetmesini kurumsal bağımsızlığın güçlü bir göstergesi olarak yorumladı. Analistlere göre, merkez bankası başkanının siyasi bir pozisyona geçmemesi, Bulgaristan’ın para politikası güvenilirliğinin korunması açısından kritik öneme sahip.
Özellikle Bulgaristan’ın euroya geçiş sürecinde olduğu bir dönemde, merkez bankasının kurumsal yapısının korunması, yatırımcı güveni açısından önemli bir sinyal olarak görülüyor. Radev’in bu kararı, ülkedeki mali istikrarın ve finansal özerkliğin devamı açısından piyasalara güven verdi.
Euroya geçiş süreci ve merkez bankası bağımsızlığı
Bulgaristan, 2025 yılında euroya geçiş için teknik kriterleri büyük ölçüde karşıladı. Ancak Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) onayı için en önemli koşullardan biri merkez bankasının siyasi etkilerden arındırılmış olması. Bu nedenle, Radev’in siyasi görevi reddetmesi yalnızca iç politika açısından değil, AB düzeyinde de önemli bir duruş olarak yorumlanıyor.
Ekonomistlere göre, euroya geçişe hazırlanan bir ülkenin merkez bankası başkanının geçici bile olsa siyasi bir göreve atanması, süreç üzerinde ciddi şüpheler doğurabilirdi. AB, bu tür görevlendirmeleri, bağımsızlık ilkesinin ihlali olarak değerlendirebilir ve süreci askıya alabilir.
Bulgaristan’da siyasi belirsizlik: Kurumsal yapılar ayakta kalmalı
Bulgaristan, 2023’ten bu yana sık sık seçimlerin tekrarlanması ve koalisyon kurulamaması nedeniyle siyasi istikrarsızlıkla mücadele ediyor. Geçici hükümetler ve zayıf koalisyonlar, devlet kurumlarının işleyişini zorlaştırırken, bu süreçte en güvenilir yapıların başında merkez bankası geliyor.
Radev’in görevini sürdürme kararı, devletin teknik kapasitesini korumaya dönük bir adım olarak görülüyor. Uzmanlar, merkez bankası gibi bağımsız kurumların, siyasi kriz dönemlerinde devletin omurgasını oluşturduğunu ve bu yapıların zedelenmesinin sistemik risk yaratabileceğini belirtiyor.
AB mevzuatı ve kurumsal etik: Radev’in gerekçesi neye dayanıyor?
Avrupa Birliği içinde merkez bankalarının bağımsızlığı, Maastricht Antlaşması ve Avrupa Merkez Bankası Tüzüğü çerçevesinde koruma altına alınmıştır. Bu düzenlemelere göre, bir merkez bankası başkanının siyasi bir görev üstlenmesi ciddi etik ve hukuki sorunlara neden olur. Radev, kararını açıklarken bu normlara açık şekilde atıfta bulundu.
“Kurumsal bağımsızlık sadece bir ilke değil, aynı zamanda bir yükümlülüktür” diyen Radev, merkez bankacılığı etiğinin siyasi yönetime karşı tarafsızlık gerektirdiğini ifade etti. Bu yaklaşım, Avrupa’daki merkez bankacılığı kültürünün temel taşlarını yansıtıyor.
Geçici başbakanlık görevine kim atanacak?
Radev’in görevi reddetmesi sonrası, Bulgaristan Cumhurbaşkanı’nın yeni bir isim arayışına girmesi bekleniyor. Geçici hükümeti yönetecek kişinin hem siyasi partiler arasında uzlaşı sağlayabilecek hem de teknik kapasiteye sahip biri olması gerektiği ifade ediliyor.
Bu süreçte, merkez bankası ve diğer bağımsız kurumların sürece doğrudan dahil edilmemesi gerektiği, birçok anayasa hukukçusu ve siyaset bilimci tarafından dile getiriliyor. Radev’in kararı, bu hassasiyetin yeniden altını çizmiş oldu.