TCMB verilerine göre resmi rezerv varlıkları aylık bazda yüzde 4,9 azalarak 207,5 milyar dolara geriledi. Döviz ve altın rezervlerinde düşüş görülürken, kamu sektörünün kısa vadeli döviz yükümlülükleri arttı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı “Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi Gelişmeleri” raporuna göre, brüt döviz rezervi ve toplam resmi rezerv varlıklarında aylık bazda gerileme kaydedildi.
Verilere göre resmi rezerv varlıkları, geçen ay sonuna kıyasla yüzde 4,9 azalarak 207,5 milyar ABD doları seviyesine indi. Rezerv kompozisyonunda hem döviz hem de altın kalemlerinde düşüş görüldü.
Döviz ve altın rezervlerinde gerileme
Bu hafta itibarıyla döviz varlıkları aylık bazda yüzde 7,2 azalarak 71,1 milyar ABD doları oldu. Altın cinsinden rezerv varlıkları ise yüzde 3,8 gerileyerek 128,6 milyar ABD dolarına indi.
IMF rezerv pozisyonu ve SDR toplamı da yüzde 0,3 azalışla 7,8 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Rezervlerdeki düşüş, küresel finansal koşullar ve döviz likiditesi gelişmeleri çerçevesinde değerlendiriliyor.
TCMB rezervleri, para politikası ve kur istikrarı açısından yakından izlenen göstergeler arasında yer alıyor. Rezerv seviyeleri, dış şoklara karşı tampon görevi görmesi nedeniyle finansal piyasalar açısından önem taşıyor.
Kısa vadeli döviz yükümlülükleri arttı
Kamu sektörünün (Merkez Bankası ve Merkezi Yönetim) kısa vadede döviz likiditesini etkileyen döviz yükümlülükleri, geçen ay sonuna göre yüzde 1,6 artarak 122,9 milyar ABD doları düzeyine yükseldi.
Önceden belirlenmiş döviz yükümlülükleri yüzde 6,3 artışla 55,4 milyar ABD dolarına çıkarken, şarta bağlı döviz yükümlülükleri yüzde 2,0 azalışla 67,5 milyar ABD doları olarak kaydedildi.
Bu hafta itibarıyla Merkez Bankası’nın toplam yabancı para swap işlemlerinden kaynaklanan döviz yükümlülükleri ise 17,3 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. döviz likiditesi açısından swap kalemleri, rezervlerin net görünümünde belirleyici rol oynuyor.
Rezerv dinamikleri ve piyasa etkisi
Rezervlerdeki aylık düşüş ve yükümlülüklerdeki artış, finansal istikrar açısından yakından takip ediliyor. Uzmanlar, küresel sermaye hareketleri, dış finansman koşulları ve döviz talebindeki değişimlerin rezervler üzerinde etkili olduğunu belirtiyor.
Önümüzdeki dönemde TCMB’nin rezerv birikimi stratejisi, dış ticaret dengesi ve sermaye akımlarıyla birlikte değerlendirilecek. rezerv varlıklarındaki seyir, para politikası görünümü ve döviz piyasası açısından kritik göstergeler arasında yer almayı sürdürüyor.