Bakır fiyatları, küresel piyasalarda jeopolitik tansiyonun yükselmesi ve doların zayıflamasıyla birlikte tarihi zirvelere ulaştı. Hem arz tarafında yaşanan kesintiler hem de yatırımcıların fiziki varlıklara yönelmesi, değerli metallerin genelinde olduğu gibi bakırda da güçlü bir yükselişi beraberinde getirdi.
Analistlere göre bakır, yalnızca sanayi üretiminde değil, aynı zamanda stratejik bir yatırım aracı olarak da giderek daha fazla öne çıkıyor. Elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji sistemleri ve altyapı yatırımları gibi alanlarda bakıra olan ihtiyaç, uzun vadeli yapısal talebi destekliyor.
Shanghai ve Londra’da rekorlar: Yüzde 11’in üzerinde yıllık artış
Çin’deki Shanghai Vadeli İşlemler Borsası’nda bakır fiyatları ton başına 109.570 yuan ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Bu, özellikle 2024 ortasından itibaren süregelen fiyat artışlarının son halkası oldu. Öte yandan, Londra Metal Borsası (LME)’nde işlem gören bakır kontratları da %6,63 artışla 13.953,50 dolara çıkarak, gün içi 13.967 dolar ile rekor tazeledi.
Yılbaşından bu yana Shanghai bakır kontratları yaklaşık %9 artış gösterirken, LME bakır kontratları ise %11’in üzerine çıktı. Bu yükselişler, yatırımcıların belirsizlik ortamında <strong”emtia piyasalarına yönelmesinin etkilerini yansıtıyor.
Arz kesintileri ve tarifeler ralliyi körüklüyor
Bakır fiyatlarındaki hızlı yükselişte en büyük rolü arz tarafındaki gelişmeler oynuyor. ABD’nin ithalat tarifeleri konusundaki yeni tehditleri ve bazı büyük maden sahalarında yaşanan kesintiler, küresel arzda daralmaya neden oluyor. Özellikle Şili ve Peru gibi dünyanın önde gelen bakır üreticilerindeki operasyonel aksamalar, piyasada tedirginlik yaratıyor.
Jeopolitik risklerin başta Orta Doğu ve Asya olmak üzere küresel ticaret yollarını tehdit etmesi, emtia fiyatlarında genel bir risk primi artışına yol açtı. Bu durum, sadece bakırı değil, diğer sanayi metallerini de yukarı itti.
Çin spot talebi zayıf ama stratejik rezerv artabilir
Çin tarafında ise spot talep güçlü yükselişi desteklemekte zorlanıyor. Yangshan bakır primi ton başına 20 dolara gerileyerek Temmuz 2024’ten bu yana en düşük seviyesine indi. Bu durum, Çin’in kısa vadeli talep tarafında temkinli bir duruş sergilediğini gösteriyor.
Buna karşın uzmanlar, Çin’in stratejik metal rezervlerini artırmaya yönelik alım politikaları ve yeni enerjiye dayalı yatırımlarla, uzun vadeli bakır tüketiminin büyümeye devam edeceğini öngörüyor. Ayrıca Çin’in altyapı yatırımlarına hız verme planı da iç talep için pozitif bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Diğer metaller de yükselişte: Geniş tabanlı ralli
Bakırın yükselişinden etkilenen diğer metaller de pozitif bir seyir izliyor. Shanghai Vadeli İşlemler Borsası’nda:
- Alüminyum yüzde 3,08 artışla 25.630 yuan/tona çıktı
- Çinko yüzde 2,78 yükseldi
- Kurşun yüzde 0,88 artış kaydetti
- Nikel yüzde 1,12 oranında değer kazandı
- Kalay yüzde 0,65 yükseldi
LME’de ise:
- Çinko yüzde 2,62
- Kurşun yüzde 1,29
- Nikel yüzde 2
- Kalay yüzde 1,54
oranında değer kazanarak metal piyasasında geniş tabanlı bir yükselişe işaret etti.
Bakırın endüstriyel rolü fiyatlara yön veriyor
Bakırın küresel ekonomideki stratejik yeri, fiyatlardaki hareketliliği yakından etkiliyor. Elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji altyapısı, inşaat, ulaşım ve telekomünikasyon gibi birçok sektörde yoğun kullanılan bu metal, yeşil dönüşümün de temel hammaddeleri arasında yer alıyor.
Uzmanlara göre, 2026 ve sonrası dönemde küresel yeşil enerji dönüşümü hızlandıkça, bakırın hem fiyatı hem de talebi daha da artabilir. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), enerji dönüşümünün bakır talebini 2030’a kadar iki katına çıkarabileceği öngörüsünde bulunuyor.
Fonlar yeniden metal piyasalarına yöneliyor
Finansal yatırımcılar açısından da emtia piyasaları yeniden cazibe merkezi haline geliyor. Jeopolitik risklerin yoğunlaştığı ve doların zayıfladığı bir ortamda yatırımcılar, altın ve gümüşle birlikte bakır gibi fiziki varlıklara yöneliyor. Bu trend, hedge fonları ve kurumsal yatırımcıların pozisyonlarını büyütmesiyle daha da hızlanmış durumda.
Son raporlara göre LME’de açık pozisyon sayısı son üç ayın en yüksek seviyesine çıkarken, Shanghai’da da kaldıraçlı işlemlerde artış yaşanıyor. Bu durum, bakırda kısa vadeli volatilitenin artabileceğine işaret ediyor.
2026 görünümü: Arz-talep dengesi kritik olacak
2026 yılı boyunca bakır fiyatları üzerinde en büyük etkiyi arz-talep dengesi belirleyecek. Yeni maden projelerinin devreye girme süreci, Çin’in iç talebi, yeşil yatırımların hızlanma derecesi ve küresel ticaret politikaları, fiyatların seyrinde belirleyici olacak.
Analistler, 2026 sonunda bakırın ton başına 15.000 dolar seviyelerine ulaşabileceğini öngörüyor. Ancak bu senaryoda Çin’in iç talep tarafının toparlanması ve jeopolitik risklerin artmaması temel varsayımlar arasında yer alıyor.