Avrupa borsaları haftanın ikinci işlem gününde karışık bir görünüm sergiliyor. Bölgesel endekslerde sektör bazlı ayrışmalar dikkat çekerken, yatırımcılar şirket haberleri ve makroekonomik gelişmeleri takip ediyor.
Lüks tüketim hisseleri Paris ve Milano borsalarını destekledi
Fransa’nın önde gelen endeksi CAC 40, özellikle lüks ürün sektöründeki yükselişlerin etkisiyle %0,26 oranında artıda seyrediyor. LVMH, Hermès ve Kering gibi büyük şirketlerin hisse senetlerindeki toparlanma, endeksin yukarı yönlü hareketine katkı sağladı. Lüks tüketim segmenti, Çin kaynaklı talep toparlanması beklentisiyle destek bulmaya devam ediyor.
İtalya’da ise FTSE MIB endeksi, lüks segmentteki kazançlara rağmen genel piyasadaki satış baskısıyla %0,3 geriledi. Endeks içerisindeki banka ve sigorta hisselerinde yaşanan düşüş, yukarı yönlü momentumu sınırlandırdı.
Almanya’da bankalar baskı yaratıyor, otomotiv toparlanıyor
Almanya’nın DAX endeksi, bankacılık sektöründeki değer kayıplarının etkisiyle %0,14 oranında düşüş gösteriyor. Özellikle sigorta devi Allianz’ın %2,5 oranında değer kaybetmesi dikkat çekerken, Deutsche Bank ve Commerzbank hisselerinde de negatif seyir gözlemleniyor.
Buna karşın, DAX endeksinde yer alan otomotiv üreticileri ve kimya şirketleri pozitif ayrışıyor. BMW, Mercedes-Benz ve BASF gibi şirketlerin hisselerinde toparlanma gözlenirken, yatırımcıların Avrupa’da beklenen faiz indirimlerini fiyatladığı yorumları yapılıyor.
Londra’da BP ve Standard Chartered sert düştü
İngiltere borsasında ise FTSE 100 endeksi, %0,53 düşüşle negatif bölgede yer alıyor. Geri çekilmenin başlıca nedeni, enerji devi BP’nin hisse geri alım programını durdurduğunu açıklamasının ardından %4,4’lük kayıp yaşaması oldu. Şirketin yatırımcıya doğrudan getiri sağlayan bu tür programlardan vazgeçmesi, hisse üzerinde satış baskısı yarattı.
Öte yandan, Standard Chartered hisseleri de şirketin finans direktörünün sürpriz bir şekilde görevinden ayrıldığını açıklamasıyla %4,2 oranında geriledi. Bu gelişme, şirketin kurumsal yönetim yapısına dair soru işaretlerini beraberinde getirdi.
İspanya borsası yatay seyrediyor
İspanya’nın IBEX 35 endeksi ise gün içerisinde 18.200 puan seviyelerinde yatay bir görünüm sergiliyor. Endeksin ağırlıklı hisselerinde net bir yön oluşmazken, yatırımcılar ECB’den gelecek mesajlara ve bölge genelindeki ekonomik verilere odaklanmış durumda.
Yatırımcılar gözünü ECB’ye çevirdi
Avrupa genelinde enflasyon verilerinin gerilemesi ve büyüme görünümünün zayıflaması, Avrupa Merkez Bankası (ECB)’nin önümüzdeki aylarda faiz indirimi sürecine başlayabileceği beklentilerini artırdı. Bu olasılık, özellikle faiz hassasiyeti yüksek sektörlerde fiyatlamaları etkiliyor.
Analistler, ECB’nin Nisan veya Haziran ayında 25 baz puanlık bir indirimle sıkı para politikasından kademeli çıkış yapabileceğini değerlendiriyor. Bu bağlamda önümüzdeki günlerde açıklanacak olan Euro Bölgesi enflasyon, sanayi üretimi ve güven endeksleri yakından izlenecek.
Küresel risk iştahı ve jeopolitik gelişmeler de yakından izleniyor
Avrupa borsalarında yaşanan kararsız seyir, yalnızca bölgesel gelişmelerle sınırlı değil. Orta Doğu’da yaşanan gerilimler, enerji fiyatlarındaki oynaklığı artırırken; ABD’de yaklaşan başkanlık seçimlerinin küresel ticaret politikalarına olası etkileri de piyasa risk iştahı üzerinde etkili oluyor.
Özellikle Çin ekonomisindeki toparlanma hızına ilişkin belirsizlikler, Avrupa şirketlerinin ihracat beklentilerini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle yatırımcılar, sadece merkez bankası yönlendirmelerini değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirleri ve talep görünümünü de dikkatle takip ediyor.
Sektörel ayrışmalar derinleşiyor
Avrupa genelinde sektörler arasında belirgin farklılıklar oluşmaya devam ediyor. Enerji ve bankacılık hisseleri değer kaybederken, lüks tüketim, otomotiv ve teknoloji hisselerinde toparlanma eğilimi gözleniyor. Bu durum, portföy rotasyonlarının hızlandığını ve yatırımcıların daha defansif pozisyonlara yöneldiğini gösteriyor.
Önümüzdeki süreçte, şirketlerin finansal sonuçları, ECB ve FED’in para politikası kararları, Çin ekonomisinden gelecek veriler ve jeopolitik gelişmeler Avrupa borsalarının yönü üzerinde belirleyici olacak.