Asya hisse senetleri yükselişini beşinci işlem gününe taşıyarak küresel piyasalarda pozitif ayrıştı. MSCI Asya Pasifik Endeksi rekor seviyeye çıkarken, yıl başından bu yana elde edilen getiri ABD piyasalarını geride bıraktı.
Küresel Asya borsaları, artan risk iştahı ve güçlü büyüme beklentileriyle yükseliş eğilimini sürdürdü. Bölge endeksleri, beşinci işlem gününde de değer kazanarak yılın başından bu yana ABD piyasalarına kıyasla daha güçlü bir performans sergiledi. Görece düşük değerlemeler ve yapısal büyüme temaları, yatırımcıların Asya varlıklarına yönelmesinde etkili oldu.
MSCI Asya Pasifik Endeksi yüzde 0,7 artışla tarihi zirvesine ulaştı. Endeks, yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 13 yükselerek bu yüzyılda S&P 500’e kıyasla en iyi başlangıcını yaptı. Aynı dönemde S&P 500 endeksi yalnızca yüzde 1,4 artış kaydetti. Bu tablo, küresel portföy dağılımında bölgesel bir rotasyon yaşandığına işaret etti.
MSCI Asya Pasifik endeksi rekor seviyeye ulaştı
Asya piyasalarındaki güçlü seyirde özellikle teknoloji ve yarı iletken hisseleri ön plana çıktı. Güney Kore’nin gösterge endeksi yüzde 2,7 yükselerek dünyanın en iyi performans gösteren piyasası olmayı sürdürdü. Samsung Electronics hisseleri kazananlar arasında yer aldı.
Bölgedeki şirketlerin, gelişmiş çip üretiminden bellek teknolojilerine ve dökümhane hizmetlerine kadar uzanan geniş bir tedarik zincirini kontrol etmesi, küresel yatırımcı ilgisini artırdı. Yapay zekâ yatırımlarının hız kazanmasıyla birlikte Asya merkezli teknoloji firmalarının stratejik konumu daha da önem kazandı.
Piyasalarda dolar pozisyonlarının azaltılması ve gelişmekte olan ülke varlıklarına yönelim de Asya’daki yükselişi destekleyen unsurlar arasında yer aldı. ABD’de faiz indirim sürecine ilişkin beklentilerin dalgalı seyretmesi, yatırımcıların alternatif büyüme hikâyelerine yönelmesine zemin hazırladı.
Yapay zekâ yatırımları bölge hisselerini destekliyor
Küresel teknoloji harcamalarındaki artış, özellikle yapay zekâ altyapısına yönelik yatırımları hızlandırdı. Asya’daki yarı iletken üreticileri, veri merkezleri için gerekli yüksek performanslı çiplerin ve bellek çözümlerinin önemli bölümünü sağlıyor. Bu durum, bölge şirketlerinin gelir görünümünü destekliyor.
Alphinity Investment Management portföy yöneticisi Elfreda Jonker, “2026 bölgesel ve sektörel çeşitlilik yılı olacak” dedi. JPMorgan Asset Management stratejisti Stephanie Aliaga ise “Değer zinciri boyunca kayma görüyoruz; büyük harcayıcılardan fayda sağlayanlara doğru bir rotasyon var” değerlendirmesinde bulundu.
Bu açıklamalar, yatırımcıların yalnızca büyük teknoloji şirketlerine değil, aynı zamanda bu şirketlere ekipman, yazılım ve yarı mamul sağlayan firmalara da yöneldiğini ortaya koydu. Değer zincirinde yaşanan bu kayma, MSCI Asya Pasifik Endeksi genelindeki yükselişi destekleyen temel faktörlerden biri olarak öne çıktı.
Küresel veri akışı ve ABD enflasyon beklentisi
ABD’de açıklanan güçlü istihdam verileri sonrasında tahvil piyasalarında kayıplar korunurken, yatırımcıların odağı Cuma günü açıklanacak enflasyon raporuna çevrildi. Enflasyon verileri, ABD Merkez Bankası’nın faiz patikasına ilişkin beklentiler açısından belirleyici olacak.
ABD tahvil getirilerindeki hareketler ve doların seyri, Asya piyasaları üzerinde dolaylı etki yaratmaya devam ediyor. Küresel fon akışlarının yönü, faiz farkları ve büyüme beklentilerine bağlı olarak şekilleniyor.
Uzmanlar, Asya piyasalarının güçlü performansının sürdürülebilirliğinin küresel likidite koşulları, Çin ekonomisinin toparlanma hızı ve teknoloji sektöründeki talep görünümüne bağlı olduğunu belirtiyor. Bölgesel değerlemelerin halen ABD’ye kıyasla daha cazip olması ise yatırımcı ilgisini destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Kısa vadede küresel makroekonomik veri akışı oynaklık yaratabilecek olsa da, yapısal büyüme temaları ve teknoloji yatırımları Asya piyasalarının orta vadeli görünümünü desteklemeye devam ediyor.