Apollo Global Management, 2025 yılı dördüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, net kârını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artırarak 1,54 milyar dolar düzeyine çıkardı. Bu rakam, hisse başına 2,47 dolar kazanca karşılık geliyor. Bir önceki yılın aynı çeyreğinde ise şirketin net kârı 1,36 milyar dolar ve hisse başına kazancı 2,22 dolar seviyesindeydi.
Yönetilen varlıklar 938 milyar dolara çıktı
Şirketin yönettiği toplam varlık büyüklüğü, çeyrek boyunca yapılan yeni fon girişleriyle birlikte 938 milyar dolara ulaştı. Apollo, bu dönemde 42 milyar dolar yeni fon toplarken, 97 milyar dolarlık yeni kredi ve yatırım işlemi gerçekleştirdi. Şirket CEO’su Marc Rowan, “2026 yılı sonunda 1 trilyon dolar, 2029 yılına kadar ise 1,5 trilyon dolarlık yönetim hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.
Gelirler artarken fon getirileri dengeli kaldı
Apollo’nun varlık yönetimi ve borç/sermaye işlemleri kaynaklı ücret gelirleri, çeyrek bazda yüzde 25 artışla 690 milyon dolar seviyesine yükseldi. Şirketin sermaye çözümleri birimi ise aynı dönemde 226 milyon dolar ücret geliri sağladı.
Fon getirileri açısından bakıldığında, Apollo’nun hibrit değer fonu yüzde 3,6 oranında getiri sağladı. Öte yandan, şirketin amiral gemisi olarak gösterilen özel sermaye fonu ise yüzde 1,9 getiri ile çeyreği kapattı. Bu oranlar, piyasa volatilitesine rağmen pozitif bir performansa işaret ediyor.
Özel müşteri segmentinden 4 milyar dolarlık fon girişi
Apollo’nun özel müşteri segmenti de güçlü büyüme performansına katkı sağladı. Şirket, bu segmentten çeyrek boyunca toplam 4 milyar dolar fon girişi kaydetti. Özellikle yarı likit yapıya sahip yatırım ürünlerinin sağladığı periyodik ödeme avantajı, yatırımcılar nezdinde önemli bir tercih nedeni oldu. Bu ürünler, bireysel yatırımcılara da profesyonel yatırım erişimi sağlama konusunda öne çıkıyor.
Yapay zeka etkisi ve sektörel strateji güncellemeleri
Geçtiğimiz hafta piyasalarda, yapay zeka kaynaklı sektör risklerinin tartışıldığı bir dönem yaşandı. Bu gelişmeler, yatırımcıların yazılım sektörü ağırlıklı portföyleri üzerinde yeniden değerlendirme yapmalarına neden oldu. Apollo Global da bu ortamda, yazılım sektörüne ilişkin pozisyonlarını kamuoyuna açıklayan büyük varlık yöneticileri arasında yer aldı.
Şirketten yapılan açıklamada, yazılım yatırımlarında risk-getiri dengesinin titizlikle değerlendirildiği ve portföylerde dengeli bir yapı oluşturulduğu belirtildi. Aynı zamanda, yapay zekâ destekli veri analitiği yatırımlarının önümüzdeki dönemde stratejik olarak artırılacağı vurgulandı.
2026 hedefi: 1 trilyon dolar varlık
CEO Marc Rowan’ın dile getirdiği hedefler doğrultusunda, Apollo Global Management’ın 2026 yılı sonuna kadar 1 trilyon dolar yönettiği varlığa ulaşması bekleniyor. Şirketin bu hedefe yönelik stratejik planlamasında; borç temelli finansman ürünlerinin büyümesi, kurumsal müşteri segmentinin derinleştirilmesi ve teknoloji odaklı fonların artırılması gibi başlıklar öne çıkıyor.
Uzmanlar, küresel faiz oranlarının seyrine bağlı olarak alternatif yatırım ürünlerine olan talebin artabileceğini ve bu eğilimin Apollo’nun büyümesine pozitif yansımasını sürdüreceğini öngörüyor.
Fon çeşitliliği, sürdürülebilir büyümeyi destekliyor
Şirket, özellikle altyapı yatırımları, özel borçlanma fonları ve gayrimenkul temelli ürünler üzerinden çeşitlendirilmiş bir portföy sunarak yatırımcı çekmeye devam ediyor. Son iki yılda başlatılan yeşil enerji fonları ve çevresel, sosyal, yönetişim (ESG) temalı projeler de Apollo’nun sürdürülebilirlik vizyonunun önemli parçaları arasında yer alıyor.
Bu stratejik hamlelerin, şirketin uzun vadeli gelir istikrarını artırmasının yanı sıra uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenilirliğini de güçlendirdiği ifade ediliyor.
Global piyasalar ve jeopolitik etkiler
Apollo, küresel ekonomik görünümü yakından izleyerek portföyünü jeopolitik risklere karşı koruma altına almaya çalışıyor. Özellikle Orta Doğu, Asya-Pasifik ve Latin Amerika piyasalarındaki gelişmelerin analiz edildiği belirtilirken, şirketin bu bölgelerdeki yatırımları hem risk yönetimi hem de büyüme açısından stratejik öneme sahip.
2026’nın ilk yarısında beklenen merkez bankası kararlarının ve enflasyon dinamiklerinin, varlık fiyatları ve yatırım eğilimleri üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Apollo’nun bu sürece nasıl yanıt vereceği, sektördeki diğer büyük oyuncular için de yol gösterici olabilir.