Altın fiyatları, jeopolitik belirsizliklerin güvenli liman varlıklarına olan talebi artırmasıyla 5.100 dolar seviyesini aşarak tarihi zirvelere ulaştı. Haftanın ilk işlem gününde ons altın, 5.111,13 dolar seviyesini görerek tüm zamanların en yüksek düzeyine çıktı.
Spot altın %2,2 yükseldi
Spot piyasada ons altın, %2,2 oranında artış göstererek 5.091,19 dolar seviyesinde işlem görüyor. Analistler, bu yükselişin arkasında yalnızca jeopolitik risklerin değil, aynı zamanda Fed’in para politikası görünümü, merkez bankalarının altın alımları ve yatırım fonlarına girişlerin de bulunduğunu belirtiyor.
Yılbaşından bu yana getirisi %18’e ulaştı
2026 yılına hızlı bir başlangıç yapan altın, yılbaşından bu yana %18 oranında değer kazandı. Küresel ekonomide belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde yatırımcılar, portföylerini daha az riskli varlıklara yönlendirirken altın bu sürecin en çok tercih edilen araçlarından biri oldu.
Son 12 aylık dönemde altının getirisi %83’ü aşarak hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar açısından cazibesini artırdı.
Merkez bankaları alım tarafında kalmayı sürdürüyor
Çin Merkez Bankası (PBOC), Aralık 2025 itibarıyla üst üste 14. ay altın alımı gerçekleştirdi. Bu trendin 2026’nın ilk aylarında da devam etmesi, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme stratejisinin sürdüğüne işaret ediyor.
Küresel merkez bankalarının 2025 yılı toplam altın alımı 1.150 ton seviyesini aşarak tarihsel rekorlara yaklaştı. Bu durum, arzın sınırlı olduğu bir piyasada fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
ETF’lere güçlü girişler dikkat çekiyor
Borsa yatırım fonları (ETF) aracılığıyla altına yönelen talep de artmaya devam ediyor. 2026 Ocak ayı itibarıyla altın destekli ETF’lere gerçekleşen net girişler, yılın ilk haftalarında 15 milyar dolar seviyesini aşmış durumda.
Özellikle kurumsal yatırımcılar, belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde likit ve güvenli liman enstrümanları tercih ederek portföy risklerini minimize etmeyi amaçlıyor. Altın bu anlamda en öne çıkan seçeneklerden biri olmaya devam ediyor.
Faiz indirimi beklentileri altını destekliyor
ABD Merkez Bankası (Fed)’in 2026 yılında faiz indirimlerine başlayacağına dair beklentiler de altın fiyatlarını destekleyen önemli bir unsur. Piyasalarda yıl içinde iki ila üç kez 25 baz puanlık indirim beklentisi fiyatlanıyor.
Düşen faiz ortamı, faiz getirisi olmayan varlıklardan biri olan altının göreli cazibesini artırıyor. Özellikle reel faizlerin negatif veya sıfıra yakın seviyelerde olması, altını yatırımcı açısından daha çekici hale getiriyor.
Yen’in güçlenmesi, doların zayıflamasıyla altın prim yaptı
Japon yeninin dolar karşısında değer kazanması ve buna paralel olarak dolar endeksinde (DXY) yaşanan geri çekilme, altının fiyatlamasını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer aldı. Doların zayıflaması, altının diğer para birimleri cinsinden daha ucuz hale gelmesini sağlayarak küresel alım gücünü artırdı.
Analist beklentisi: 5.500 – 6.000 dolar hedefleri gündemde
Uzmanlar, küresel risklerin ve merkez bankası talebinin devam etmesi halinde altının önümüzdeki aylarda 5.500 dolar seviyesini test edebileceğini, hatta bazı senaryolarda 6.000 dolar düzeyine yaklaşabileceğini ifade ediyor.
“Yüksek enflasyon, jeopolitik riskler ve merkez bankası alımları birlikte değerlendirildiğinde, ons altın fiyatlarında tarihi rekorların sürebileceğini öngörüyoruz.” değerlendirmesi, birçok uluslararası finans kuruluşunun raporlarında yer alıyor.
Diğer değerli metaller de yükselişte
Altındaki yükseliş yalnızca bu kıymetli metalle sınırlı kalmadı. Diğer değerli metaller de yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor:
- Gümüş: Spot piyasada 109,45 dolara kadar yükseldikten sonra 107,87 dolardan işlem görüyor. Günlük artış oranı %5,2.
- Platin: %3,3 artışla 2.871,39 dolar seviyesine ulaştı.
- Paladyum: %2,56 artarak 2.085,75 dolar seviyesine yükseldi.
Özellikle sanayi uygulamalarında kullanılan metaller olan platin ve paladyum, küresel ekonomik toparlanma ve otomotiv sektöründeki talep nedeniyle destekleniyor.
Yatırımcılar için kısa vadeli riskler ve fırsatlar
Altın fiyatlarındaki hızlı yükseliş, kısa vadede bazı düzeltme hareketlerini beraberinde getirebilir. Ancak genel eğilimin orta-uzun vadede yukarı yönlü olduğu konusunda analistler hemfikir.
Yatırımcılar, pozisyonlarını risk yönetimi ve portföy çeşitlendirmesi ilkeleri doğrultusunda şekillendirirken, altın gibi güvenli liman varlıklarının özellikle belirsizlik dönemlerinde portföylerde önemli yer tutmaya devam edeceği öngörülüyor.
Merkez bankalarının rezerv yönetimi ve altının rolü
Dünya genelinde merkez bankalarının altın rezervlerini artırması, bu değerli metalin olarak konumunu güçlendiriyor. Küresel döviz rezervlerinin %17’sine yakını şu anda altın cinsinden tutuluyor ve bu oran her yıl artış eğilimi gösteriyor.
Özellikle gelişmekte olan ülkelerde döviz rezervlerinin çeşitlendirilmesi stratejileri kapsamında altın alımları hız kazanmış durumda. Bu eğilim, piyasa üzerinde orta vadeli alım baskısı yaratıyor.
Sonuç: Belirsizlik sürdükçe altına yönelim devam edecek
2026 yılında küresel piyasalarda jeopolitik, ekonomik ve parasal belirsizliklerin sürdüğü bir ortamda, yatırımcıların güvenli liman tercihi olan altına yönelimi devam ediyor. Gerek kurumsal gerek bireysel yatırımcılar açısından altın, hem riskten korunma aracı hem de değer saklama enstrümanı olarak ön plana çıkıyor.
Altının yanında diğer değerli metallerde de yükseliş eğilimi gözlenirken, önümüzdeki dönemde fiyatların seyrini belirleyecek ana unsur olarak jeopolitik gelişmeler ve merkez bankası politikaları öne çıkıyor.