ABD merkezli yatırım bankası JPMorgan, altın piyasasına ilişkin yayımladığı güncel analizinde, 2026 yılının sonuna kadar altın fiyatlarının ons başına 6.300 dolara ulaşabileceğini öngördü. Bankanın hafta sonu yayımladığı piyasa değerlendirme raporunda, altının orta vadeli görünümünde güçlü iyimserliğin korunduğu vurgulandı. Özellikle merkez bankalarının ve küresel yatırımcıların artan talepleri, bu yükselişin temel gerekçesi olarak gösterildi.
JPMorgan analistleri, yılın ikinci yarısında küresel ekonomide zayıf büyüme, yüksek jeopolitik tansiyonlar ve düşük reel faiz ortamının altın piyasası üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturacağını düşünüyor. Özellikle dolar cinsinden varlıklar karşısında daha istikrarlı bir performans sergileyen altın, uzun vadeli yatırımcılar için cazip bir alternatif olarak değerlendiriliyor.
Spot altın fiyatı kısa vadede düşüşte olsa da genel görünüm pozitif
Her ne kadar JPMorgan uzun vadede yükseliş öngörse de, spot altın fiyatları kısa vadede aşağı yönlü bir seyir izliyor. Bugün 4.402,36 dolara kadar gerileyen spot altın, Cuma gününe göre yüzde 6,5 oranında düşüşle 4.536,72 dolar seviyesinde işlem görüyor. Bu düşüşte, son dönemde yaşanan kar realizasyonları ve ABD tahvil faizlerindeki geçici toparlanma etkili oldu.
Ancak analistler, bu tür düzeltmelerin sağlıklı bir yükseliş süreci açısından olağan olduğunu belirtiyor. Teknik analiz açısından bakıldığında, altın fiyatlarında 4.500 dolar seviyesinin güçlü bir destek bölgesi olduğu ifade ediliyor. Bu seviyenin korunması halinde yukarı yönlü hareketin yeniden ivme kazanabileceği düşünülüyor.
Merkez bankalarının altına olan talebi istikrarlı şekilde artıyor
JPMorgan, özellikle gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme amacıyla altın alımlarına hız verdiğini belirtti. Bankanın tahminlerine göre, 2026 yılında merkez bankalarının toplam altın alımları 800 ton seviyesinde olacak. Bu miktar, son yıllarda gözlemlenen güçlü alım trendinin devam ettiğini gösteriyor.
Raporda ayrıca, reel varlıkların (emlak, değerli metaller gibi) kağıt varlıklara (hisse senetleri, tahviller) göre daha güçlü performans gösterdiği vurgulandı. JPMorgan, bu çerçevede altının “yapısal olarak desteklenen bir varlık” haline geldiğini ve yatırımcı portföylerinde önemli bir yer edindiğini ifade etti. Gelişmekte olan ülkelerdeki döviz rezerv politikalarında yaşanan dönüşüm, bu eğilimi daha da güçlendiriyor.
Gümüş fiyatlarında dalgalı seyir dikkat çekiyor
Altın piyasasında yükseliş beklentisi hakimken, JPMorgan gümüş fiyatları konusunda daha temkinli bir duruş sergiliyor. Banka, Aralık sonundan bu yana fiyatların 80 dolar seviyelerinde yatay bir seyir izlediğini, gümüşteki yükseliş trendini destekleyen temel faktörlerin zayıfladığını belirtti. Pazartesi günü gümüş, yüzde 6’dan fazla bir kayıpla 78,90 dolara geriledi.
Geçtiğimiz hafta perşembe günü 121,64 dolara kadar çıkarak rekor kıran spot gümüş, cuma günü yaklaşık bir ayın en düşük seviyesini test etti. Bu dalgalı fiyat hareketleri, yatırımcılar arasında kısa vadeli belirsizliğe yol açarken, gümüşün yönüne dair net bir kanaat oluşmasını zorlaştırıyor.
Altın-gümüş rasyosunda yeniden artış bekleniyor
JPMorgan, altın-gümüş rasyosu konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Banka, merkez bankalarının gümüşte yapısal bir alıcı olmamasının bu metali altın karşısında dezavantajlı hale getirdiğini ifade etti. Bu nedenle önümüzdeki haftalarda altın-gümüş rasyosunun yeniden yükselmesi bekleniyor.
Öte yandan JPMorgan, gümüş için 75–80 dolar aralığında sağlam bir taban oluştuğunu ve fiyatların bu seviyelerin altına inmesinin sınırlı olacağını öngörüyor. Bankaya göre, sanayi talebi ve özellikle yenilenebilir enerji sektöründeki kullanımı, gümüşe olan ilgiyi canlı tutmaya devam edecek.
Küresel ekonomik görünüm değerli metaller için destekleyici
Uzmanlar, değerli metallere olan talebin yalnızca merkez bankaları ile sınırlı olmadığını vurguluyor. Enflasyonist baskılar, büyüme beklentilerindeki zayıflama, ticaret savaşları ve jeopolitik gerilimler gibi unsurlar yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesine neden oluyor. Bu bağlamda altın ve gümüş, yatırımcı portföylerinde dengeleyici bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Özellikle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 2026 yılı boyunca faiz indirimi olasılığını masada tutması, değerli metallerin cazibesini artırıyor. Düşük faiz ortamı, faiz getirisi olmayan varlıklara olan talebi artırarak altın ve gümüş gibi emtiaları destekliyor.
Uzun vadeli yatırımcılar için değerli metaller cazibesini koruyor
JPMorgan’ın analizine göre, altın ve gümüş uzun vadeli yatırımcılar açısından stratejik önemini koruyor. Yüksek kamu borçları, bütçe açıkları, para arzının genişlemesi gibi makroekonomik faktörler, yatırımcıları güvenli liman varlıklara yönlendiriyor. Altın bu noktada hem enflasyona karşı korunma aracı hem de sistemik risklerden korunma kalkanı işlevi görüyor.
Gelişen piyasalarda büyüme beklentilerinin zayıflaması, Çin’in üretim sektöründeki durgunluk ve Avrupa’daki politik belirsizlikler gibi etkenler de altının uzun vadede değer kazanmaya devam edeceğine işaret ediyor. Ayrıca dijital varlıkların (kripto paralar) oynaklığı göz önünde bulundurulduğunda, altın daha istikrarlı ve öngörülebilir bir yatırım aracı olarak öne çıkıyor.