Küresel piyasalar, artan jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle yönünü değerli metallere çevirmiş durumda. ABD varlıklarına olan güvenin zayıflamasıyla birlikte altın ve gümüş, tarihî zirvelerine bir adım daha yaklaştı. Piyasalarda riskten kaçış eğilimi güçlenirken, yatırımcılar portföylerini korumak amacıyla güvenli limanlara yöneliyor.
Altın 5.000 dolara, gümüş ise 100 dolara dayandı
Son işlem gününde ons altın fiyatı, %0,84 artışla 4.957,80 dolara ulaşarak tarihi zirvesine çok yaklaştı. Gün içerisinde 4.967,37 doları gören altın, 5.000 dolar psikolojik direncine yaklaşarak yatırımcıların dikkatini üzerine çekti. Altın, yıl başından bu yana %15 oranında değer kazanırken, son bir yıllık yükselişi ise %80 seviyesini aştı.
Gümüş de benzer şekilde yukarı yönlü seyrini sürdürdü. Spot gümüş fiyatı gün içinde 99,23 doları görürken, şu sıralarda %2,65 primle 98,68 dolar seviyesinde işlem görüyor. Gümüş, yıl başından bu yana %38,83 oranında değer kazanırken, son 12 ayda %220’lik dikkat çekici bir artış kaydetti. Bu artış, değerli metallere olan yoğun talebin sadece güvenli liman motivasyonuyla değil, aynı zamanda endüstriyel talep kaynaklı olduğunu da ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre jeopolitik riskler fiyatlamayı destekliyor
Zaner Metals’ın başkan yardımcısı ve kıdemli metal stratejisti Peter Grant, değerli metal piyasalarının yönünü belirleyen temel faktörleri şöyle özetledi: “Jeopolitik gerilimler, genel olarak zayıf dolar, Fed’in bu yıl faiz indirimi yapacağına dair beklentiler ve makro düzeydeki dolarizasyon eğilimi, altına olan talebin temel itici güçleridir.”
Grant, kısa vadeli düşüşlerin alım fırsatı olarak değerlendirileceğini belirterek, altın fiyatlarının 5.000 dolar/ons seviyesine ulaşmasının muhtemel olduğunu ve Fibonacci projeksiyonuna göre 5.187,79 dolar/ons seviyesinin hedeflenebileceğini söyledi.
Diğer yandan Capital.com kıdemli piyasa analisti Kyle Rodda, yatırımcıların ABD ekonomisine ve varlıklarına olan inancının zayıfladığını ifade etti. Rodda, “Bu güvensizlik, sermayenin hızla değerli metallere yönelmesine neden oldu” dedi. Analiste göre bu yönelim, özellikle gelişmekte olan piyasalarda yatırım stratejilerini yeniden şekillendirme sürecini de beraberinde getiriyor.
Gümüşteki yükselişin ardında sanayi talebi var
Altına göre daha hızlı değer kazanan gümüşte ise yalnızca güvenli liman etkisi değil, aynı zamanda sanayi talebi de fiyat artışlarını destekliyor. Rodda’ya göre, gümüşün endüstriyel üretimdeki kullanım alanlarının genişlemesi, özellikle yenilenebilir enerji ve elektronik sektörlerinde artan talep, bu yükselişi tetikleyen önemli bir faktör.
Gümüş, elektrikli araç bataryalarından güneş panellerine kadar birçok teknolojik üründe yoğun şekilde kullanılıyor. Bu durum, sanayi temelli metal talebini artırarak fiyatlara yukarı yönlü ivme kazandırıyor. Ayrıca, küresel arzın sınırlı olması ve madencilik faaliyetlerindeki yavaşlama da fiyatların artmasına neden oluyor.
Fed’in faiz kararı değerli metaller üzerinde baskıyı azaltıyor
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl içerisinde faiz indirimine gitme olasılığı da değerli metal fiyatlarının desteklenmesinde önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Faiz oranlarının düşük kalması, faiz getirisi olmayan varlıklar olan altın ve gümüşü daha cazip hale getiriyor. Bu nedenle piyasada Fed’in önümüzdeki aylarda atacağı adımlar dikkatle izleniyor.
Ayrıca zayıflayan dolar endeksi, emtia fiyatlarının dolar bazında değer kazanmasına yol açıyor. Yatırımcıların alternatif güvenli liman araçları arayışında, altın ve gümüşün öne çıkması, bu iki değerli metalin uzun vadede stratejik yatırım aracı olarak görülmesini sağlıyor.
Merkez bankalarının altın alımları fiyatları destekliyor
Küresel merkez bankalarının altın rezervlerini artırma yönündeki eğilimleri, piyasalardaki arz-talep dengesini altın lehine değiştiriyor. Özellikle BRICS ülkeleri ve gelişen ekonomiler, rezerv para alternatifi olarak altına yöneliyor. Bu gelişmeler, altın fiyatlarının uzun vadeli trendinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Ekonomistler, bu durumun sadece kısa vadeli fiyat artışları değil, aynı zamanda parasal sistemde yapısal değişim işaretleri taşıdığını düşünüyor. Altının bu yeni konumlandırması, portföy çeşitlendirmesi yapan büyük yatırım fonlarının da ilgisini çekiyor.
Altın ve gümüş yatırımlarında teknik seviyeler yakından izleniyor
Teknik analiz uzmanları, altının 5.000 dolar direncini kırması durumunda psikolojik eşiklerin aşılabileceğini, bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanırsa 5.187 dolar seviyesinin gündeme gelebileceğini belirtiyor. Benzer şekilde gümüş için de 100 dolar eşiği kritik bir direnç olarak görülüyor.
Ancak uzmanlar, volatilitenin yüksek olduğu bu dönemde yatırımcıların dikkatli olması gerektiğini, özellikle kısa vadeli işlemlerde risk yönetiminin büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Değerli metallerin yükselişi finansal sistemin kırılganlığını yansıtıyor
Altın ve gümüş fiyatlarının bu denli hızlı yükselmesi, bazı uzmanlara göre küresel ekonomik sistemin kırılganlığını da ortaya koyuyor. Güvenli limanlara olan bu yönelim, hem jeopolitik gerilimlerin hem de ekonomik belirsizliklerin derinleştiğine işaret ediyor.
Özellikle Orta Doğu’da artan tansiyon, Asya-Pasifik bölgesindeki ticaret savaşları ve Avrupa’daki resesyon riski, yatırımcıları temkinli olmaya itiyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde değerli metallerin seyri, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda politik gelişmelere de bağlı olacak.
Yatırımcılar yeni zirveler öncesinde strateji arayışında
Mevcut yükseliş ortamında yatırımcılar, hem kar realizasyonu hem de yeni alım stratejileri açısından temkinli bir pozisyon izliyor. Fon yöneticileri, yükselen trendin sürebileceğini ancak her düzeltme hareketinin potansiyel alım fırsatı sunduğunu dile getiriyor.
Özellikle kurumsal yatırımcıların uzun vadeli pozisyonlar için tahvil yerine değerli metalleri tercih etmesi, bu piyasada likiditenin artmasına yol açıyor. Küresel piyasalarda dolar dışı alternatif yatırım araçlarına olan ilgi, altın ve gümüşü önümüzdeki aylarda da gündemde tutacak gibi görünüyor.