AB’de elektrikli araç hedefleri yumuşuyor, emisyon riski artıyor | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%0.03
43,6494
EUR/TRY
%0.23
51,9501
GBP/TRY
%0.27
59,6371
CHF/TRY
%0.08
56,6104
SAR/TRY
%0.03
11,6386
JPY/TRY
%0.25
0,2857
RUB/TRY
%0.05
0,56625
EUR/USD
%0.02
1,18725
EUR/GBP
%-0.05
0,8710
GBP/USD
%0.07
1,3630
BRENT/USD
%-0.27
69,23
XAU/TRY
%-0.50
220.866,69
XAG/TRY
%-1.46
3.633,16
CAD/TRY
%-0.04
32,1365
AUD/TRY
%-0.08
31,0653
SEK/TRY
%0.18
4,9118
RSD/TRY
%0.23
0,4429
XAU/USD
%-0.52
5.060,00

AB’de elektrikli araç hedefleri yumuşuyor, emisyon riski artıyor

Avrupa Birliği'nin temiz ulaşım hedefleri büyük bir geri adım tehlikesiyle karşı karşıya. Avrupa merkezli çevre politikaları izleme kuruluşu Transport & Environment (T&E), Avrupa Komisyonu’nun içten yanmalı motorlu araçlara ilişkin yeni önerilerini d…

Avrupa Birliği'nin temiz ulaşım hedefleri büyük bir geri adım tehlikesiyle karşı karşıya

blank
Paylaş

Avrupa Birliği’nin temiz ulaşım hedefleri büyük bir geri adım tehlikesiyle karşı karşıya. Avrupa merkezli çevre politikaları izleme kuruluşu Transport & Environment (T&E), Avrupa Komisyonu’nun içten yanmalı motorlu araçlara ilişkin yeni önerilerini değerlendirerek, 2035 sonrası elektrikli araç satışlarının sanılandan daha düşük kalabileceğini bildirdi. Kuruluşun raporuna göre, Komisyon’un önerdiği esneklikler sayesinde elektrikli araçların toplam satışlardaki oranı %85 yerine %50’ye kadar gerileyebilir.

T&E: “AB elektrikli dönüşümde yavaşlıyor”

T&E tarafından yayımlanan analizde, Avrupa Komisyonu’nun 2035 için açıkladığı CO2 emisyon kesintisi planları, çevresel hedefler açısından yetersiz bulundu. Komisyon, otomobil üreticilerine 2021’e kıyasla %90 emisyon azaltımı hedefi koyarken, sıfır emisyon hedefinden geri adım atarak içten yanmalı motorlara kısmi dönüş imkânı sundu. Bu durum, çevre savunucuları tarafından AB tarihindeki en büyük yeşil politika gerilemesi olarak nitelendirildi.

Komisyon, yeni planların üreticilere 3 yılda 2,1 milyar euro tasarruf sağlayacağını ve elektrikli araç satışlarını teşvik etmeye devam edeceğini öne sürse de, T&E’ye göre sonuçlar tam tersine işaret ediyor.

%50 elektrikli araç oranı senaryosu: Geri dönüş mü başlıyor?

T&E’nin raporuna göre, yeni kuralların uygulanması hâlinde otomobil üreticileri, 2035 sonrası satışlarının %5 ile %50’sini içten yanmalı motorlu ya da plug-in hibrit araçlardan oluşturabilecek. En olası senaryo ise %15 oranında içten yanmalı motor satışı olarak öngörülüyor. Bu oran bile, sıfır emisyon hedefinin altını oyan bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Bu esneklik, üreticilerin çevreci araçlara geçiş sürecini ertelemesine ve karbon emisyonlarını uzun vadede artırmasına yol açabilir. Ayrıca, elektrikli araç altyapı yatırımlarının yavaşlaması ve batarya teknolojisine yapılan Ar-Ge harcamalarının azalması da söz konusu olabilir.

Emisyon farkı %10’a ulaşabilir

T&E’nin hesaplamalarına göre, Komisyon’un önerdiği değişiklikler, 2025–2050 dönemi boyunca otomobil kaynaklı CO2 emisyonlarının %10 daha yüksek gerçekleşmesine neden olabilir. Bu sapma, daha sıkı kurallar uygulanmaya devam etseydi oluşacak senaryoya kıyasla hesaplandı.

Bu fark, yalnızca çevresel açıdan değil, Avrupa’nın karbon piyasası ve <strongyeşil finans çerçevesinde inşa etmeye çalıştığı ekonomik sistem üzerinde de baskı yaratabilir. Emisyon oranlarının yükselmesi, karbon fiyatlarının artmasına ve şirketlerin sürdürülebilirlik puanlarının düşmesine yol açabilir.

Otomotiv sektörü ve maliyet hassasiyeti

Avrupa Komisyonu’nun yaptığı değişikliğin arkasında, otomobil üreticilerinin artan maliyet baskısı bulunuyor. Özellikle batarya maliyetlerinin beklenenden daha yavaş düşmesi, bazı üreticileri yönlendirdi. Avrupa genelinde elektrikli araçlara geçişte şarj altyapısının eşit dağılım göstermemesi de bu kararda etkili oldu.

AB içerisindeki bazı otomobil üreticileri, özellikle Doğu Avrupa’da faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli firmalar, maliyet nedenleriyle tam elektrikli dönüşüme direnç gösteriyor. Bu direnç, siyasi karar alma süreçlerinde “geçiş dönemi” esnekliği olarak yansımaya başladı.

Yeşil dönüşüm hedeflerinde politik zayıflama

T&E, söz konusu düzenlemelerin Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’nde görüşülme sürecinde daha da zayıflatılabileceği uyarısında bulundu. Bu iki kurumun onayı olmadan yasa yürürlüğe giremeyecek olsa da, siyasi pazarlık sürecinde çevresel hedeflerin daha fazla esnetilme riski bulunuyor.

Bu durum, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında belirlenen uzun vadeli iklim hedeflerine ulaşmayı da zorlaştırabilir. Özellikle karbon nötr kıta hedefi olan 2050 için otomobil kaynaklı emisyonların tamamen ortadan kaldırılması gerekecek. Ancak geçici esneklikler, bu yolculukta ciddi gecikmelere neden olabilir.

Otomobil üreticilerine geçici rahatlama mı, yapısal risk mi?

Avrupa Komisyonu’nun önerdiği düzenleme, otomobil üreticileri açısından <strongkısa vadeli rahatlama yaratsa da, uzun vadede <strongyapısal bir geri adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle Çin’in elektrikli araç pazarındaki yükselişi ve ABD’nin vergi teşvikleriyle desteklediği göz önüne alındığında, Avrupa’nın bu yarışta geri kalma riski artıyor.

Çinli markaların agresif büyümesi ve fiyat rekabeti yaratması, Avrupalı üreticilerin düşük maliyetli ve yüksek menzilli elektrikli modeller üretmesini zorunlu kılıyor. Ancak esnek kurallar, bu rekabet baskısını azaltarak sektörü <strongyenilikçilikten uzaklaştırabilir.

Tüketici güveni ve ikinci el pazarı da etkilenecek

Elektrikli araç satışlarının yavaşlaması, sadece üretici stratejilerini değil, tüketici davranışlarını da doğrudan etkileyecek. Özellikle ikinci el pazarda , tüketicilerin bu araçlara olan ilgisini azaltabilir.

Altyapı eksiklikleri, şarj süreleri ve batarya ömrü konusundaki belirsizlikler, mevcut durumda elektrikli araçlara olan güveni hâlihazırda sınırlarken, yasal esneklikler de bu güveni zedeleyebilir.

Avrupa, küresel rekabet üstünlüğünü riske atabilir

Avrupa’nın temiz ulaşım stratejilerinde yavaşlaması, kıtanın küresel otomotiv rekabetçiliğini de tehlikeye atabilir. ABD’de IRA (Enflasyon Azaltma Yasası) ile sağlanan teşvikler, Çin’in üretim ölçeği ve iç pazar desteği göz önüne alındığında, Avrupa’nın yeşil teknoloji yatırımlarında geride kalması kritik sonuçlar doğurabilir.

Bu bağlamda AB’nin vereceği nihai karar, yalnızca çevresel değil, ekonomik ve jeopolitik sonuçlar da doğuracak nitelikte. Elektrikli araç üretimi, sadece ulaşım değil, aynı zamanda , ve açısından da stratejik konumda.

blank

SNB: Düşük enflasyon ve sıfır faiz, politika alanını daraltıyor

Prev
blank

Altın ve gümüşte geri çekilme boğa piyasasını durdurmadı

Sonraki