Petrol piyasaları, haftanın ilk işlem gününde önemli bir gerilemeye sahne oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ilgili “ciddi şekilde müzakere ediyorlar” açıklaması, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin azaldığı algısını güçlendirdi. Bu gelişmenin ardından petrol fiyatları yüzde 4’ün üzerinde değer kaybetti.
Brent türü ham petrol vadeli kontratları 2,91 dolar veya yüzde 4,2 düşerek varil başına 66,41 dolara gerilerken, ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrolü de 2,83 dolar veya yüzde 4,36 kayıpla 62,37 dolara indi. Her iki kontrat da önceki seanslarda sert yükselişler yaşamış, Brent altı ayın en yüksek seviyesine ulaşırken WTI da Eylül 2025’ten bu yana en yüksek seviyelerine yaklaşmıştı.
Trump: “İran’la ciddi şekilde konuşuyoruz”
Gerilimi azaltan açıklama, hafta sonu ABD Başkanı Donald Trump’tan geldi. İran’ın üst düzey yetkilisi Ali Larijani’nin müzakerelere hazır olduklarına dair açıklamasının ardından konuşan Trump, “Ciddi şekilde konuşuyorlar. Umarım kabul edilebilir bir şey müzakere ederler. Nükleer silahların olmadığı tatmin edici bir anlaşma yapılabilir” ifadelerini kullandı.
Trump’ın açıklamaları, önceki haftalarda İran’a yönelik yaptığı sert çıkışların ardından yeni bir diplomatik döneme girilebileceği yönünde yorumlandı. Bu söylem, petrol piyasalarında jeopolitik risk priminin düşmesine neden oldu.
Piyasalarda risk algısı değişti, fiyatlamalar aşağı yönlü
IG analisti Tony Sycamore, Trump’ın açıklamaları ve İran Devrim Muhafızları’nın Hürmüz Boğazı’nda tatbikat planı olmadığını bildirmesinin, piyasada tansiyonu düşürdüğünü söyledi. Sycamore, “Jeopolitik risk priminin azalması, kısa vadede Brent ve WTI üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Özellikle Hürmüz Boğazı gibi petrol arzı açısından kritik bir bölgede askeri gerginliğin azalması, yatırımcıların güvenli liman arayışını sınırlarken, emtia traderlarının kısa vadeli pozisyonlarını kapatmasına neden oldu. Bu durum, arz-talep dengesinden bağımsız olarak fiyatlar üzerinde teknik bir satış baskısı yarattı.
OPEC+ üretimi sabit tuttu, ancak görünüm zayıf
Jeopolitik gelişmelerin yanında arz tarafında da dikkat çeken haberler geldi. OPEC+ grubu, pazar günü gerçekleştirdiği toplantıda Mart 2026 için petrol üretimini sabit tutma kararı aldı. Bu karar, piyasaların büyük ölçüde beklediği bir gelişmeydi. Kasım ayında ise grup, Ocak-Mart dönemine dair planladığı üretim artışlarını, mevsimsel olarak zayıflayan talep gerekçesiyle dondurmuştu.
Analistler, OPEC+’ın temkinli duruşunun kısa vadede fiyatları destekleyebileceğini, ancak talep tarafında kayda değer bir artış olmadığı sürece bu etkinin sınırlı kalacağını belirtiyor. Capital Economics tarafından yayımlanan bir notta, “Jeopolitik riskler temelde ayı piyasasını gizliyor. Brent fiyatlarının 2026 sonuna kadar baskı altında kalması bekleniyor” ifadelerine yer verildi.
Petrol piyasalarında küresel talep belirsizliği sürüyor
Petrol fiyatlarının yönünü belirleyen bir diğer faktör de küresel talep görünümleri. Son aylarda Çin ekonomisindeki yavaşlama, Avrupa’da durgunluk endişeleri ve ABD’de faiz oranlarının yüksek kalması, enerji talebine yönelik beklentileri baskılıyor. Bu tablo, arz yönlü sınırlamalara rağmen petrol fiyatlarında kalıcı yükselişi zorlaştırıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA), 2026 yılına ilişkin petrol talep projeksiyonlarını aşağı yönlü revize etti. Özellikle Çin’in petrol ithalatında gözlenen yavaşlama ve elektrikli araçların yaygınlaşması, uzun vadede talep eğrisinde aşağı yönlü bir kırılma yaratabileceği yönünde sinyaller veriyor.
Yatırımcılar temkinli, petrol fonlarında çıkışlar artıyor
Son gelişmeler ışığında enerji piyasalarında yatırımcı davranışları da değişiyor. Emtia bazlı borsa yatırım fonlarından (ETF) çıkan sermaye miktarında artış gözlenirken, spekülatif pozisyonlar da ciddi ölçüde daralmış durumda. Bloomberg verilerine göre, yılbaşından bu yana enerji ETF’lerinden yaklaşık 1,2 milyar dolarlık çıkış yaşandı.
Bu eğilim, hem kısa vadeli belirsizliklerin hem de uzun vadeli yapısal değişimlerin yatırımcı güveni üzerinde etkili olduğunu ortaya koyuyor. Yatırımcılar, yüksek volatilite ortamında risklerini azaltmayı tercih ediyor.
Brent için teknik destek 64 dolar seviyesinde
Teknik analiz açısından bakıldığında, Brent petrolü için 64–65 dolar bandı güçlü bir destek seviyesi olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin korunması, fiyatların 68–70 dolar bandına doğru yeniden toparlanmasına zemin hazırlayabilir. Ancak 64 doların altına inilmesi, düşüşün hız kazanmasına yol açabilir.
WTI için ise 61 dolar seviyesi ilk destek noktası olarak izleniyor. Uzmanlar, mevcut fiyatlamaların büyük oranda jeopolitik haber akışına bağlı olduğunu ve her an yeni bir açıklamanın yönü değiştirebileceğini belirtiyor.
Orta Doğu’da durum değişirse fiyatlar tekrar yükselebilir
Her ne kadar ABD-İran arasında müzakere sinyalleri gelse de, Orta Doğu’da herhangi bir yeni askeri veya siyasi kriz, fiyatlar üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı yaratabilir. Uzmanlar, bölgedeki dengelerin kırılgan olduğuna dikkat çekerek, yatırımcıların bu riski göz önünde bulundurması gerektiğini vurguluyor.
ABD’nin bölgedeki askeri varlığı, İsrail-İran ilişkileri, Yemen’deki Husi saldırıları gibi unsurların herhangi birinin yeniden gündeme gelmesi, petrol fiyatlarında hızlı tepkilere neden olabilir. Bu nedenle piyasalar, diplomatik gelişmeleri ve enerji güvenliğine dair haber akışını yakından izlemeye devam ediyor.