ABD Hazine Bakanlığı, önümüzdeki hafta 3, 10 ve 30 yıl vadeli tahvillerle piyasadan toplam 125 milyar dolar toplamak üzere yeniden finansman planı açıkladı. Bu plan doğrultusunda 34,8 milyar dolar yeni nakit sağlanması hedefleniyor. Bakanlık, bu ihraçların yanı sıra değişken faizli tahviller ve enflasyona endeksli tahvillerle ilgili de önemli kararlar aldı.
ABD hazine bakanlığı toplam 125 milyar dolarlık ihraç planlıyor
ABD Hazine Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Şubat ayının ikinci haftasında 58 milyar dolarlık 3 yıllık tahvil, 42 milyar dolarlık 10 yıllık tahvil ve 25 milyar dolarlık 30 yıllık tahvil satışı gerçekleştirileceği bildirildi. Bu üç tahvil kaleminin toplamı, 125 milyar dolarlık yeniden finansman planının temelini oluşturuyor. Söz konusu plan kapsamında hazinenin 34,8 milyar dolar seviyesinde net yeni nakit girişi hedeflediği belirtildi.
Bu satışlar, özellikle kamu borcunun çevrilmesi ve finansman ihtiyacının karşılanması adına kritik bir rol oynuyor. Hazine, bu ihraçlarla birlikte hem vadesi dolan borçları yeniden finanse etmeyi hem de ilave nakit yaratmayı amaçlıyor. Yatırımcılar açısından ise bu tahviller, faiz getirisi ve güvenli liman talebi açısından önem taşıyor.
FRN ve TIPS ihale büyüklüklerinde değişiklik yapılmayacak
Bakanlığın açıklamasına göre, önümüzdeki birkaç çeyrek boyunca kuponlu tahviller ve değişken faizli tahviller (FRN) için ihale büyüklüklerinde herhangi bir değişiklik planlanmıyor. Bu karar, piyasa istikrarını koruma ve tahvil piyasasında öngörülebilirlik sağlama amacı taşıyor.
Ayrıca, enflasyona endeksli tahviller (TIPS) için de ihale tutarlarının mevcut seviyelerde tutulacağı duyuruldu. Bu tutarlarda değişiklik yapılmaması, özellikle enflasyonist beklentilerin sabit tutulması ve piyasadaki güvenin devam ettirilmesi açısından önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Özellikle kurumsal yatırımcıların bu ürünlere olan talebinin sürdüğü gözlemleniyor.
Hazine bonolarında kademeli azalma bekleniyor
Bakanlık, referans niteliğindeki Hazine bonoları (benchmark bills) için ihraç büyüklüklerinin Mart ayı ortasına kadar mevcut seviyelerde ya da bu seviyelere yakın düzeyde tutulacağını açıkladı. Bu kararın, kısa vadeli borçlanma piyasasında arz-talep dengesini korumak adına atılmış bir adım olduğu değerlendiriliyor.
Mart ayının sonlarına doğru ise 15 Nisan vergi tarihi nedeniyle kısa vadeli bono ihraçlarında azalma yaşanması öngörülüyor. Vergi sezonunda nakit girişlerinin artması beklenirken, bu durum Hazine’nin kısa vadeli borçlanma ihtiyacını azaltabilir. Bu da para piyasalarında geçici bir rahatlama yaratabilir.
Net bono arzında düşüş ve TGA’da zirve beklentisi
ABD Hazinesi’nin aldığı kararların sonucunda, net bono arzının Mayıs başına kadar 250-300 milyar dolar arasında azalması bekleniyor. Bu azalma, piyasalardaki arz baskısını azaltabilir ve tahvil getirileri üzerinde etkili olabilir. Arz düşüşü, aynı zamanda faiz oranlarındaki hareketliliği sınırlayarak yatırımcılar açısından daha öngörülebilir bir ortam yaratabilir.
Bununla birlikte, Hazine Genel Hesabı’nın (Treasury General Account – TGA) Nisan ayı sonuna doğru yaklaşık 1,025 trilyon dolara ulaşarak zirve yapabileceği öngörülüyor. Bu yüksek seviye, Hazine’nin nakit pozisyonunu güçlü tutma stratejisini yansıtıyor. TGA’nın bu seviyeye ulaşması, önümüzdeki dönemde yapılacak harcamaların finanse edilmesi açısından da önem taşıyor.
ABD hazine politikalarının piyasa üzerindeki etkileri
ABD Hazinesi’nin finansman planı, yalnızca kamu borçlanması açısından değil, aynı zamanda küresel finans piyasaları açısından da önemli etkiler taşıyor. ABD tahvilleri, dünya genelinde en güvenilir yatırım araçları arasında yer aldığı için, bu ihraçların büyüklüğü ve zamanlaması, yatırımcı davranışlarını etkileyebiliyor.
Özellikle FED’in faiz politikasında belirsizliklerin devam ettiği bir ortamda, Hazine’nin net bono arzını azaltma kararı, faiz baskısını hafifletebilir. Bu durum, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülke piyasalarında risk iştahını artırabilir. Ayrıca tahvil arzındaki düşüş, dolar likiditesi açısından da rahatlama yaratabilir.
Yatırımcılar açısından 2026 tahvil piyasası öngörüleri
2026 yılı boyunca ABD Hazine tahvil piyasasında volatilitenin devam etmesi bekleniyor. Özellikle uzun vadeli tahvillerde getirilerdeki oynaklık, yatırımcıların pozisyonlarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Bu nedenle yatırımcıların tahvil portföylerini daha dikkatli yapılandırmaları öneriliyor.
Öte yandan, yeniden finansman planı çerçevesinde yapılan tahvil satışları, yüksek talep görmesi halinde Hazine’nin faiz maliyetlerini düşürebilir. Bu durum da bütçe dengesi üzerinde olumlu etki yaratabilir. Özellikle emeklilik fonları, sigorta şirketleri ve uluslararası yatırımcıların bu ihraçlara olan ilgisi yakından takip edilecektir.