Trump’tan kredi kartı faizlerine %10 tavan önerisi | vkmfinans
Döviz Kurları
Döviz Kurları
USD/TRY
%0.22
43,2784
EUR/TRY
%0.02
50,2590
GBP/TRY
%0.07
57,9557
CHF/TRY
%0.43
53,9666
SAR/TRY
%0.22
11,5408
JPY/TRY
%0.26
0,2737
RUB/TRY
%0.95
0,55687
EUR/USD
%0.08
1,16129
EUR/GBP
%-0.03
0,8672
GBP/USD
%0.12
1,3391
BRENT/USD
%0.48
63,42
XAU/TRY
%0.27
199.416,09
XAG/TRY
%-0.81
3.939,00
CAD/TRY
%0.28
31,1569
AUD/TRY
%0.30
29,0074
SEK/TRY
%0.19
4,6888
RSD/TRY
%0.00
0,4281
XAU/USD
%0.05
4.607,90

Trump’tan kredi kartı faizlerine %10 tavan önerisi

ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Air Force One'da gazetecilere yaptığı açıklamada, kredi kartı faiz oranlarının %10 ile sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Trump, kart şirketlerinin yüksek faiz oranlarıyla Amerikalı tüketicileri mağdur ettiğini belirterek, bu o…

ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Air Force One'da gazetecilere yaptığı açıklamada, kredi kartı faiz oranlarının %10 ile sınırlandırılması gerektiğini söyledi

Paylaş

ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Air Force One‘da gazetecilere yaptığı açıklamada, kredi kartı faiz oranlarının %10 ile sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Trump, kart şirketlerinin yüksek faiz oranlarıyla Amerikalı tüketicileri mağdur ettiğini belirterek, bu oranların “kötüye kullanıldığını” savundu.

Trump, “İnsanlar çalışıyor ama %30 faiz ödediğini fark etmiyor. Bu çok büyük bir haksızlık” diyerek bankaları ve kredi kartı sağlayıcılarını hedef aldı. %28 ila %30 arasında değişen faiz oranlarının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Trump, şirketlerin 20 Ocak 2026‘ya kadar faiz oranlarını %10 seviyesine çekmesini istedi.

Ancak Başkan’ın çağrısı şu an için herhangi bir yasal düzenlemeye dayanmıyor. Trump, şirketlerin bu sınırı uygulamaması halinde “yasayı ihlal edeceklerini” öne sürdü, ancak bunun nasıl bir hukuki dayanağa oturacağı konusunda net bir açıklama yapılmadı.

Kredi kartı faizleri neden bu kadar yüksek?

Son yıllarda ABD’deki kredi kartı faiz oranları %20’nin üzerine çıkmış durumda. Özellikle enflasyonist ortam, faiz artışları ve artan kredi riskleri, bu oranların yükselmesinde etkili oldu.

2025 yılı sonunda bazı kredi kartı kullanıcıları, yıllık faiz oranlarında %28 – %30 seviyeleriyle karşı karşıya kaldı. Bu da düşük gelirli Amerikalıların borçlanma maliyetini daha da artırdı.

Trump neden şimdi bu adımı attı?

Ekonomik veriler, ABD hanehalkı borçlanmasının rekor seviyelere ulaştığını gösteriyor. 2025 sonunda toplam kredi kartı borcu 1.3 trilyon doları aştı. Trump yönetimi, yaklaşan seçim dönemi öncesi tüketici dostu mesajlar vermeye çalışıyor.

Trump’ın bu açıklaması, yüksek borçluluk oranları ve artan yaşam maliyetlerine karşı tüketicilerin korunması yönünde bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Yasal süreç ve olasılıklar

Trump’ın önerisi şu anda bir yasalaşmış düzenleme değil. ABD’de kredi kartı faiz oranlarını sınırlandıracak herhangi bir federal yasa bulunmuyor. Ancak bazı eyalet yasaları kredi verenlere yönelik tavan oranlar belirleyebiliyor.

Trump’ın önerisinin hayata geçebilmesi için ya Kongre’den yasa geçmesi ya da tüketici finans kuruluşları üzerinde regülasyon yetkisi olan kurumların bu yönde bir düzenleme yapması gerekiyor. Ancak mevcut senato yapısı göz önüne alındığında bu ihtimal düşük görülüyor.

Bankalardan ve sektör temsilcilerinden sert yanıt

Trump’ın açıklamalarına sektör temsilcilerinden hızlı ve sert tepkiler geldi. Bank Policy Institute ve Consumer Bankers Association (Tüketici Bankacıları Birliği), ortak bir açıklama yayımlayarak şu ifadeleri kullandı:

“Başkan’ın, Amerikalılara daha uygun maliyetli kredi sunma hedefini paylaşıyoruz. Ancak %10 faiz tavanı, krediye erişimi sınırlar ve milyonlarca aile ile küçük işletme için yıkıcı sonuçlar doğurur.”

Bankalar, faiz tavanı uygulamasının kârlılıklarını ve kredi verme motivasyonlarını düşüreceğini, dolayısıyla tüketicilere sunulan kredi limitlerinin azaltılabileceğini savunuyor.

Ekonomistlerin yorumu: Popülist söylem mi, reform girişimi mi?

Ekonomistler ise bu çıkışı ikiye ayırıyor: Bir kesim, bu çağrının seçim öncesi popülist bir adım olduğunu savunurken, bazı uzmanlar da tüketici borçluluğunun kontrolden çıktığını ve daha sıkı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu düşünüyor.

Harvard Üniversitesi’nden ekonomi profesörü Linda Chen şunları söylüyor:

“Trump’ın faiz tavanı çağrısı, şu anki yasal yapıda uygulanabilir değil. Ancak bu söylem, kongrede yeni bir düzenleme tartışmasının önünü açabilir. Zira tüketici borçluluğu kritik seviyelere geldi ve düşük gelirli kesim ciddi şekilde baskı altında.”

Geçmişte benzer girişimler olmuştu

ABD’de kredi kartı faizlerini sınırlandırma girişimleri daha önce de gündeme gelmişti. 2023’te Senatör Bernie Sanders ve Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, kart faizlerinin %15 ile sınırlandırılması yönünde yasa tasarısı sunmuştu ancak Kongre’den geçmemişti.

Yine 2024’te Elizabeth Warren, kredi kartı şirketlerinin şeffaflık yükümlülüklerini artıran bir yasa önerisi sunmuştu.

Tüketiciler ne düşünüyor?

Birçok Amerikalı için kredi kartları hayatın bir parçası olmuş durumda. Özellikle düşük ve orta gelir grubundaki bireyler için kartlar, nakit akışı sağlama aracı olarak kullanılıyor. Ancak yüksek faiz oranları, borçların giderek büyümesine neden oluyor.

New York’ta yaşayan bir müşteri şöyle diyor:

“Kartı sadece market alışverişi için kullanıyorum ama ay sonunda borcun faizini ödeyemiyorum. %28 faiz, resmen tefeci oranı gibi. Trump’ın söyledikleri ilk kez bana mantıklı geldi.”

Uzmanlardan uyarı: Düşük faiz, herkese fayda sağlamaz

Bankacılık sektörü uzmanları, düşük faizli kredi kartı döneminin herkes için olumlu sonuç doğurmayacağını savunuyor. Faizler sınırlandığında, bankalar kredi vermek için daha seçici davranacak, bu da düşük kredi notuna sahip kişilerin dışlanmasına yol açabilir.

Öte yandan bazı uzmanlar, alternatif finansman yöntemleri ve dijital bankacılık sayesinde tüketicilere yeni seçenekler sunulabileceğini belirtiyor. Bunlar arasında BNPL (Buy Now Pay Later) sistemleri, mikro krediler ve düşük faizli sanal kartlar öne çıkıyor.

Sonuç: Kart faizlerinde yeni dönem başlıyor mu?

Trump’ın faiz tavanı çağrısı şu anda siyasi bir söylem olarak kalsa da, tüketici borçları ve kredi erişimi konusunda yeni bir tartışma başlatmış durumda. Yüksek enflasyon ve ekonomik baskılar altında ezilen Amerikalıların bu söyleme nasıl tepki vereceği, 2026 başkanlık seçimleri sürecinde etkili olabilir.

Önümüzdeki haftalarda Kongre’de bu konuda yeni yasa teklifleri gelmesi bekleniyor. Ayrıca Tüketici Finansal Koruma Bürosu (CFPB)‘nun da bu tartışmaya dahil olabileceği ifade ediliyor.

 

Close-up of a 100g fine gold bar against a red reflective surface, symbolizing wealth and luxury.

Ons altın 4600 doları, gümüş 84 doları gördü

Prev
United Kingdom flags hanged near building

İngiltere’de istihdam yavaşladı, başlangıç maaşlarında artış var

Sonraki