ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığı için aday arayışında yeni bir isim öne çıkıyor: BlackRock’un küresel sabit getiriden sorumlu baş yatırım sorumlusu Rick Rieder. 2026 yılında görev süresi sona erecek olan mevcut başkan Jerome Powell’ın yerine geçecek yeni ismin belirlenmesi sürecinde, Rieder son günlerde adından sıkça söz ettiriyor. Piyasa aktörleri, bu ismin yalnızca finansal sistem üzerindeki etkilerini değil, aynı zamanda siyasi dengelere olan yansımalarını da dikkatle izliyor.
Trump ile yapılan görüşme süreci hızlandırdı
Bloomberg News’in konuya yakın kaynaklardan edindiği bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump ile Rick Rieder arasında geçtiğimiz perşembe günü gerçekleşen özel görüşme oldukça olumlu geçti. Bu görüşmenin ardından Rieder’ın, başkanlık koltuğu için ciddi anlamda bir adım öne çıktığı değerlendiriliyor. Görüşmenin ardından Trump cephesinden doğrudan bir açıklama gelmemekle birlikte, Başkan’ın “Aklımda bu işi bitirdim” ifadeleri, adayın netleştiği yönünde yorumlandı.
Trump’ın bu sözleri, piyasalarda büyük yankı uyandırdı. Siyasi analistler, Trump’ın geçmişte de benzer şekilde son kararı kendisinin verdiğini söyleyerek, kabine ve üst düzey kurum atamalarında danışman görüşlerinden ziyade şahsi değerlendirmelerini ön planda tuttuğuna dikkat çekiyor.
Fed başkanlığı için dört aday yarışıyor
Fed başkanlığı için yürütülen arama süreci şu anda dört güçlü aday arasında şekilleniyor. Bu isimler şunlar:
- Rick Rieder – BlackRock Sabit Getiriler CIO’su
- Kevin Hassett – Ulusal Ekonomik Konsey Direktörü
- Christopher Waller – Fed Guvernörü
- Kevin Warsh – Eski Fed Guvernörü
Bu dört isim arasında en fazla piyasa tecrübesine sahip olan kişi Rick Rieder olarak öne çıkıyor. Rieder, 2009 yılından bu yana dünyanın en büyük varlık yönetim şirketi BlackRock’ta görev yapıyor ve yaklaşık 2 trilyon dolarlık portföyün yönetiminden sorumlu. Piyasa iç dinamiklerini yakından tanıması ve finansal istikrarla ilgili deneyimi, onu diğer adaylara göre daha cazip hale getiriyor.
Senato onay sürecinde avantaj Rieder’ın olabilir
Rieder’ın isminin öne çıkmasında yalnızca finansal birikimi değil, aynı zamanda siyasi onay sürecinde daha az dirençle karşılaşabilecek bir aday olması da etkili. Özellikle Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis’in son açıklamaları bu yönde değerlendirilirken, Tillis “Fed başkanlığı gibi kilit atamalarda daha geniş uzlaşı sağlanmalı,” ifadelerini kullanmıştı. Washington kulislerinde, Rieder’ın hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi senatörlerden onay alabilecek bir aday olduğu konuşuluyor.
Bununla birlikte, BlackRock’un kamusal etkisi ve özel sektörle olan sıkı bağları nedeniyle bazı çevrelerde Rieder’a temkinli yaklaşan görüşler de mevcut. Özellikle Fed’in bağımsızlığına yönelik hassasiyet taşıyan ekonomi çevreleri, büyük finans kuruluşlarından gelen isimlerin merkez bankası başkanlığına atanmasının bazı riskler barındırabileceğine dikkat çekiyor.
BlackRock ve Rick Rieder: Finans dünyasında güçlü bir figür
Rick Rieder’ın portföy yönetimi alanındaki deneyimi, küresel yatırım çevrelerinde saygınlık kazanmasını sağladı. ABD hazine tahvilleri, kredi piyasaları ve gelişmekte olan ülke borçlanma araçları gibi sabit getirili ürünlerde uzun yıllara dayanan bir uzmanlığa sahip olan Rieder, özellikle 2020-2022 pandemi döneminde yönettiği portföy performanslarıyla dikkat çekmişti.
BlackRock’un sabit getirili ürünler biriminin başında olan Rieder, aynı zamanda Federal Rezerv politikalarının yatırım stratejilerine etkilerini analiz eden ekipleri de yönetiyor. Bu durum, onun makroekonomik gelişmeleri ve para politikası araçlarını derinlemesine kavrama kabiliyetini ortaya koyuyor.
Trump’tan açıklama: “Kararımı verdim ama isim vermeyeceğim”
Cuma günü yaptığı açıklamada Başkan Donald Trump, “Sanırım aklımda bu işi bitirdim” diyerek, Fed başkanı adayı konusunda kararını verdiğini ima etti. Ancak ismi henüz kamuoyuna açıklamadı. Trump’ın bu açıklaması, beklentilerin Rick Rieder üzerinde yoğunlaşmasına neden oldu. Cumartesi günü ise Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt yaptığı yazılı açıklamada, “Kararı yalnızca Başkan Trump biliyor ve zamanı geldiğinde kamuoyuyla paylaşacak,” dedi.
Fed’in faiz politikasında yeni dönemin sinyalleri
2025’in son çeyreğinde Fed politika faizi, üç kez üst üste düşürülerek %4,75 seviyesine geriledi. Ancak enflasyon oranlarında hedefin üzerinde seyreden göstergeler ve iş gücü piyasasının dirençli yapısı, Fed’in 2026 başında faiz indirimine devam etmeyeceği yönünde sinyaller veriyor. 27-28 Ocak 2026’da gerçekleşecek Fed toplantısında faizlerin sabit tutulması bekleniyor.
Yeni başkanın atanması sürecinde, piyasalar yalnızca kim olacağını değil, aynı zamanda yeni başkanın nasıl bir para politikası yaklaşımı benimseyeceğini de yakından takip ediyor. Rick Rieder, önceki yıllarda yaptığı açıklamalarda “enflasyonla mücadelede kademeli gevşeme” yanlısı bir politika anlayışı benimsediğini ifade etmişti.
Finans piyasalarının tepkisi: Tahvil ve hisse senetleri takipte
Fed başkanlığı için Rick Rieder’ın isminin öne çıkması, ABD tahvil piyasalarında kısa vadeli pozitif bir tepkiyle karşılandı. 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi %4,02 seviyesinde sabit kalırken; özellikle finans ve banka hisselerindeki yükseliş dikkat çekti. Yatırımcılar, piyasa dostu olarak yorumlanan bir ismin Fed başkanlığına gelmesinin, ekonomik büyümeyi destekleyici adımları beraberinde getireceği görüşünde birleşiyor.
Ancak bazı piyasa analistleri, büyük varlık yönetim şirketlerinden gelen isimlerin para politikasını yönlendirmesinin olası çıkar çatışmaları doğurabileceğini belirtiyor. Özellikle Rieder’ın görev süresi boyunca BlackRock’taki hisselerinin yönetimi ve potansiyel çıkar çatışmalarına dair önlemlerin detayları, Senato’daki onay sürecinde masaya yatırılacak başlıklar arasında yer alacak.
Fed başkanı kim olmalı? Akademi ve piyasa görüşleri
Ekonomi akademisyenleri, Fed başkanının yalnızca bir piyasa oyuncusu değil; aynı zamanda para politikasının toplumsal etkilerini gözeten bir kamu yöneticisi olması gerektiğine dikkat çekiyor. Bu bağlamda, Christopher Waller gibi mevcut guvernörlerin veya Kevin Warsh gibi geçmiş deneyimi olan isimlerin tercih edilmesi gerektiğini savunanlar da mevcut.
Ancak piyasa profesyonelleri, özellikle Fed’in bağımsız yapısına karışılmadığı sürece, özel sektörden gelen güçlü teknik bilgiye sahip bir ismin de başarılı olabileceğini vurguluyor. Rick Rieder bu noktada “uzlaşmacı” bir aday olarak değerlendiriliyor.
Sonuç: Yeni dönem için güçlü sinyaller
Fed başkanlığı için Rick Rieder’ın isminin öne çıkması, ABD para politikasında yeni bir dönemin habercisi olabilir. Başkan Trump’ın nihai kararı henüz açıklanmasa da, piyasa aktörleri ve siyasi çevreler Rick Rieder’ın göreve gelmesi halinde dengeli ve piyasa dostu bir yaklaşımın benimsenmesini bekliyor.
BlackRock gibi dev bir kuruluşta elde ettiği tecrübeyi kamu yararına yönlendirme potansiyeli olan Rieder, Senato onay sürecini de başarıyla geçerse, 2026 ve sonrası için Fed’in yönünü belirleyecek en etkili figürlerden biri haline gelecek. Bu durum yalnızca ABD ekonomisini değil; küresel piyasalarda da para politikası beklentilerini yeniden şekillendirecek.