Kremlin, ABD Kara Kuvvetleri Bakanı Dan Driscoll’un Abu Dabi’de Rus heyetiyle gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin sessiz kalmayı tercih etti. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, gazetecilere yaptığı açıklamada bu görüşmeye dair yorumda bulunmadı ve ABD tarafının Ukrayna konusunda henüz güncellenmiş bir plan sunmadığını vurguladı.
Kremlin: ABD’den yeni Ukrayna planı ulaşmadı
Dmitry Peskov, Rusya’nın Washington'dan güncellenmiş bir Ukrayna barış planı beklediğini ifade etti. Sözcü, "Şu anda elimizdeki tek somut şey Amerikan projesi, yani Başkan Donald Trump’ın projesi. Bunun müzakereler için çok iyi bir temel olabileceğini düşünüyoruz ve bu görüşümüzü koruyoruz" dedi. Bu açıklama, Moskova'nın Trump döneminde şekillenen önerilere hâlâ açık olduğunu gösteriyor.
Peskov’un sözleri, Rusya’nın Ukrayna’daki çatışmanın çözümü konusunda diplomatik temaslara kapalı olmadığını, ancak Washington’dan daha net ve somut bir öneri beklentisinin sürdüğünü ortaya koyuyor. Rus tarafı, mevcut yönetimin planının ya sunulmadığını ya da henüz değerlendirmeye değer bulunmadığını ima ediyor.
Trump planı müzakere zemini olarak görülüyor
Peskov’un Trump’ın Ukrayna planını “müzakereler için çok iyi bir temel” olarak nitelendirmesi, Rusya’nın yaklaşan 2024 ABD seçimlerini de dikkate alarak pozisyonunu belirlediğini gösteriyor. Bilindiği üzere Donald Trump, yeniden başkan seçilmesi hâlinde Ukrayna’daki savaşı “24 saat içinde bitireceği” yönündeki iddialarını sık sık dile getiriyor.
Trump’ın planının detayları kamuoyuna açıklanmasa da Moskova’nın bu önerilere açık olduğunu belirtmesi, gelecek müzakere süreçlerinde eski başkanın pozisyonunun yeniden gündeme gelebileceğine işaret ediyor. Bu durum, Rusya’nın mevcut ABD yönetimiyle değil, potansiyel yeni yönetimle ilerleme beklentisi içinde olabileceğini düşündürüyor.
ABD-Rusya görüşmesi hakkında Kremlin’den açıklama yok
Kremlin Sözcüsü Peskov, Abu Dabi’de gerçekleştiği bildirilen görüşmeye dair yorum yapmaktan kaçındı. ABD Kara Kuvvetleri Bakanı Dan Driscoll’un Rus temsilcilerle görüştüğü yönündeki haberler, Batı medyasında geniş yer bulmuştu. Ancak Peskov, bu toplantı hakkında “söyleyecek bir şeyimiz yok” diyerek tarafsız ve yorumdan kaçınan bir yaklaşım sergiledi.
Diplomatik kaynaklar, bu tür temasların kapalı kapılar ardında gerçekleştiğini ve resmi olarak teyit edilmeden yorum yapılmadığını belirtiyor. Ancak bu görüşmelerin, Ukrayna savaşı bağlamında büyük güçler arasında arka kapı diplomasisinin sürdüğüne işaret ettiği değerlendiriliyor.
Avrupa’nın rolü vurgulandı: Güvenlik mimarisi olmadan olmaz
Dmitry Peskov, açıklamasında Avrupa’nın Ukrayna’daki çatışmanın çözüm sürecinde rolüne de değindi. Peskov, “Ukrayna’daki çatışmanın çözümünde güvenlik sisteminin Avrupalıların katılımı olmadan tartışılamayacağını, bu nedenle sürecin bir aşamasında Avrupa’nın mutlaka dahil olması gerektiğini” vurguladı.
Bu yaklaşım, Rusya'nın yalnızca ABD ile değil, Avrupa Birliği ve özellikle Almanya ile Fransa gibi ana aktörlerle de masaya oturmak istediğini gösteriyor. Moskova uzun süredir Avrupa’nın dışlandığı herhangi bir güvenlik mimarisinin sürdürülebilir olmayacağını savunuyor.
Ukrayna planları ve müzakerelerdeki tıkanma devam ediyor
Rusya ile Batı arasında Ukrayna konusunda kalıcı bir çözüm sağlanamaması, savaşın uzamasına neden oluyor. Mevcut durumda hem diplomatik müzakereler hem de savaş sahasında belirgin bir ilerleme yaşanmazken, taraflar zaman zaman çözüm çağrılarında bulunuyor. Ancak bu çağrılar genellikle karşılıklı güven eksikliği nedeniyle somut bir sürece dönüşmüyor.
Ukrayna yönetimi ise ABD ve Avrupa’dan aldığı siyasi ve askeri destekle sahada direnişini sürdürüyor. Ancak 2024 sonrasında Batı’da gerçekleşecek seçimler ve küresel ekonomik dengelerdeki değişim, müzakere koşullarını önemli ölçüde etkileyebilir.
Trump’ın pozisyonu Moskova tarafından yakından izleniyor
Donald Trump’ın olası geri dönüşü, Moskova tarafından alternatif bir diplomatik fırsat olarak görülüyor olabilir. Trump’ın geçmişte Rusya ile daha pragmatik bir ilişki yürütme arayışı, Kremlin’in yeni dönemde bu kanalı yeniden açma niyeti taşıyabileceğini gösteriyor. Peskov’un bu çerçevede yaptığı “Trump planı müzakere için uygun olabilir” açıklaması da bu düşünceyi destekliyor.
Ancak analistler, mevcut Biden yönetiminin Ukrayna’ya desteğinin süreceğini ve kısa vadede barış görüşmelerinin yeniden başlamasının düşük ihtimal olduğunu ifade ediyor. Bu nedenle, Kremlin'in açıklamaları daha çok stratejik bir pozisyon alma hamlesi olarak değerlendiriliyor.
Sonuç: Moskova yeni diplomatik zemini bekliyor
Kremlin’in yaptığı açıklamalar, Rusya’nın Ukrayna krizinde diplomatik çözüm yollarını tamamen kapatmadığını, ancak bu sürecin Batı’dan gelecek somut tekliflere bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Trump yönetiminin önerilerine açık bir yaklaşım sergilenmesi, Moskova’nın gelecekteki olasılıkları değerlendirdiğini gösteriyor.
Avrupa'nın rolüne yapılan vurgu da, olası bir çözüm sürecinde çok taraflı diplomasiye olan ihtiyacı tekrar hatırlatıyor. Peskov’un ifadeleri, çatışmanın sadece iki ülke arasında değil, çok aktörlü bir güvenlik meselesi haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor.
Önümüzdeki aylarda küresel siyasi gelişmeler ve seçim süreçleri, Ukrayna savaşının geleceği açısından belirleyici olabilir. Ancak şu an için Kremlin cephesi, mevcut şartlar altında Washington'dan net bir diplomatik teklif beklemeyi sürdürüyor.