ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 28-29 Ekim tarihlerinde gerçekleştirdiği toplantıya dair tutanaklar bugün yayımlanacak. Söz konusu toplantıda faiz oranı 25 baz puan düşürülerek %3,75–4,00 aralığına çekilmişti. Ekim ayı toplantısının ardından açıklanacak tutanaklar, yatırımcılar ve ekonomistler için Aralık ayında yapılacak yılın son faiz kararına yönelik önemli sinyaller taşıyor.
Enflasyon yüksek, iş gücü piyasası yavaşlıyor
ABD'de son açıklanan veriler, yıllık enflasyonun Ocak ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını gösterdi. Enflasyon yaklaşık beş yıldır Fed’in %2 hedefinin üzerinde seyretmeye devam ediyor. Buna karşılık, iş gücü piyasasında soğuma işaretleri ve hane halkı gelir beklentilerinde zayıflama gözlemleniyor. Bu gelişmeler, Fed üyelerini iki farklı risk arasında bırakıyor: **Ekonomiyi yeterince yavaşlatamadan faiz indirimi yapmak** ya da **enflasyon yüksekken agresif gevşemeye gitmek**.
Fed üyeleri arasında görüş ayrılıkları dikkat çekiyor
Fed üyeleri arasında faiz politikası konusunda net bir görüş birliği bulunmuyor. Özellikle Michelle Bowman, Stephen Miran ve Christopher Waller gibi bazı üyeler, ekonomik görünümün daha fazla gevşeme yapılmasını desteklediğini savunuyor. Buna karşın Alberto Musalem, Jeffrey Schmid ve Susan Collins gibi üyeler daha temkinli bir duruş sergiliyor. Bu üyeler, Aralık ayında faiz indirimi yerine **duraksama** ihtimalini gündeme getiriyor. Eylül ayında yayımlanan projeksiyonlarda, Fed’in 10 üyesi Aralık ayında bir indirim beklerken, 9 üye faiz oranının sabit tutulacağı öngörüsünde bulunmuştu.
Piyasalar Aralık toplantısına odaklandı
Piyasalar için Fed’in gelecek adımı kritik öneme sahip. CME FedWatch Tool’a göre yatırımcılar, Aralık ayında bir indirim ihtimalini %48,9 oranında fiyatlıyor. Bu oran, Fed üyeleri arasındaki bölünmeyi ve veri akışına duyarlı karar alma sürecini yansıtıyor. Bugün yayımlanacak tutanaklar, Fed’in yılın son toplantısında çoğunluğun hangi yönde görüş bildirdiğini anlamak açısından dikkatle izlenecek. Öte yandan, piyasaların yönü açısından enflasyon, ücret artışları ve tüketici harcamaları gibi göstergelerin seyri önümüzdeki haftalarda da belirleyici olmaya devam edecek.