Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi üyesi ve Hollanda Merkez Bankası Başkanı Olaf Sleijpen, euro bölgesindeki enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak risklerin dengeli olduğunu ve mevcut faiz seviyelerinin uygun kalmaya devam ettiğini ifade etti. ECB, haziran ayındaki faiz indiriminden bu yana herhangi bir faiz değişikliğine gitmedi. Son toplantıların ardından piyasalar, Aralık ayında da politika faizinde herhangi bir değişiklik beklemiyor. Bu kapsamda ECB'nin yeni ekonomik projeksiyonları, özellikle 2026 yılına ilişkin enflasyon görünümünde belirleyici olacak.
Aralık toplantısı yeni verilerle yön tayin edecek
Olaf Sleijpen, “Aralık toplantımız çok sayıda yeni veri getirecek. Şimdilik iyi bir noktadayız ve veriler mevcut tabloyla uyumlu kalırsa bu değerlendirmeyi değiştirmek için bir neden görmüyorum,” diyerek, faiz politikasında kısa vadede bir değişikliğe ihtiyaç duyulmadığını vurguladı. Euro bölgesinde enflasyon, 2023 ve 2024 boyunca kademeli olarak düşüş gösterdi ve şu anda yüzde 2 seviyesine oldukça yakın seyrediyor. ECB'nin 2025 ve 2026 için enflasyon beklentileri de bu sürecin devam edeceğine işaret ediyor. Özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki baz etkisi, enflasyon oranlarının önümüzdeki dönemde %2 hedefinin altına inmesini mümkün kılabilir.
Enflasyonun 2026’da hedefin altına düşmesi bekleniyor
Sleijpen açıklamasında, "Euro bölgesinde enflasyon riskleri dengeli. Enflasyonun 2026 yılında baz etkisiyle %2 hedefinin altına inmesi olası" ifadelerini kullandı. Bu değerlendirme, Avrupa Merkez Bankası'nın para politikası açısından şu anki duruşunun korunmasını destekliyor. Ancak tüm politika yapıcılar bu konuda hemfikir değil. Bazı üyeler, düşük fiyat artışlarının kalıcı hale gelme riski taşıdığını ve bunun orta vadeli enflasyon hedeflerine ulaşılmasını zorlaştırabileceğini savunuyor. Buna karşın, ECB Konseyi'nin büyük çoğunluğu, bu riskin şu aşamada abartılı olduğu görüşünde birleşiyor.
Piyasa beklentisi: ECB faiz indirimlerini tamamladı
ECB, Haziran 2025’te mevduat faizini %2 seviyesine indirerek 2022 yılında başlayan sıkılaştırma döngüsünde ilk gevşeme adımını atmıştı. Bu karar, Avro Bölgesi'nde ekonomik aktivitenin yavaşladığı ve enflasyon baskılarının azaldığı bir dönemde alınmıştı. Piyasalar, ECB'nin bu faiz indirimiyle birlikte faiz indirim sürecini tamamladığı görüşünde. Eylül ve Ekim aylarında gelen ekonomik göstergeler, tüketici fiyatlarının yatay seyrettiğini, ekonomik büyümenin ise sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası yetkilileri, önümüzdeki dönemde faiz indirimine gidilmesi yönünde açık bir sinyal vermekten kaçınıyor. Sleijpen’in açıklamaları da bu duruşu pekiştiriyor. ECB’nin iletişim stratejisi, veriye dayalı karar alma yaklaşımını sürdüreceğini gösteriyor.
2025 ve sonrası için öngörü: Enflasyon hedefe yakın
ECB'nin enflasyon hedefi %2 seviyesinde bulunuyor ve kurum, bu seviyeyi orta vadeli istikrar için kritik bir eşik olarak değerlendiriyor. 2023'te yaşanan yüksek enflasyonist baskılar sonrası atılan parasal sıkılaştırma adımları, tüketici talebinde ve kredi büyümesinde belirgin bir yavaşlamaya neden olmuştu. Bu gelişmelerin etkisiyle enflasyon, 2024 yılında istikrarlı bir düşüş trendine girdi. Ekonomistlerin beklentisi, 2025 yılı itibarıyla Avro Bölgesi'nde enflasyonun yüzde 2 civarında sabitleneceği yönünde. Ancak, Avrupa’da hâlen belirsizlik oluşturan enerji fiyatları, küresel jeopolitik riskler ve iç talep dinamikleri, orta vadeli enflasyon beklentileri üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
ECB’nin iletişim dili: Temkinli ancak iyimser
Avrupa Merkez Bankası’nın açıklamalarında, son dönemde "verilere dayalı karar alma" vurgusu daha da ön plana çıkmış durumda. Sleijpen’in sözleri de bu çerçevede değerlendiriliyor. ECB üyeleri, erken gevşeme mesajlarının piyasalarda gereksiz fiyat hareketlerine neden olabileceği düşüncesiyle temkinli bir iletişim yürütüyor. Bazı politika yapıcılar, düşük enflasyonun uzun vadeli trend haline gelmesinden endişe ediyor. Ancak çoğunluk, arz taraflı şokların zayıflaması ve ücret artışlarının dengelenmesiyle fiyat istikrarının sağlanabileceğini öngörüyor.
ECB’nin aralık projeksiyonları yön gösterecek
Aralık ayında yapılacak ECB toplantısı, sadece faiz kararı açısından değil, aynı zamanda bankanın makroekonomik projeksiyonları bakımından da kritik olacak. Özellikle 2026 yılına yönelik enflasyon beklentileri, ECB'nin uzun vadeli politikası üzerinde etkili olabilir. Eğer ECB, fiyat artışlarının 2026’da %2’nin altına ineceğini öngörürse, bu durum, faizlerin daha uzun süre düşük seviyelerde kalabileceği anlamına gelebilir. Bununla birlikte, verilerin bu tabloyu desteklememesi durumunda faizlerin sabit kalması daha güçlü bir ihtimal olarak değerlendiriliyor. Avrupa ekonomisinin kırılgan görünümü, ECB’yi dikkatli ve kademeli adımlar atmaya zorluyor. Önümüzdeki dönemde açıklanacak veriler, büyüme, tüketim ve yatırım harcamaları açısından da önemli sinyaller içerecek.
Para politikası netleşene kadar bekle-gör stratejisi sürecek
ECB'nin şu aşamada izlediği "bekle-gör" stratejisi, piyasalar tarafından olumlu karşılanıyor. Zira merkez bankalarının erken ve agresif politika değişiklikleri, ekonomik istikrarı tehlikeye atabiliyor. Sleijpen’in açıklamaları, ECB’nin sabırlı ve ölçülü yaklaşımını koruyacağını gösteriyor. Sonuç olarak, ECB'den Aralık toplantısında herhangi bir faiz değişikliği beklenmiyor. Ancak toplantıda sunulacak makroekonomik projeksiyonlar ve enflasyon tahminleri, bankanın 2026 ve sonrası için nasıl bir yol haritası izleyeceğini ortaya koyacak.