Avrupa Komisyonu, İtalya'nın stratejik sektörlerdeki yatırım denetimlerini içeren “altın güç” yasalarının Avrupa Birliği (AB) mevzuatına aykırı olabileceği gerekçesiyle Roma’ya yönelik ihlal prosedürü başlatmaya hazırlanıyor. Financial Times’ın konuya yakın iki Avrupalı yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Brüksel yakında İtalya’ya resmi bir “ihtar mektubu” gönderecek.
AB'den İtalya’ya altın güç uyarısı: İhlal prosedürü başlıyor
Söz konusu mektup, Roma’nın bazı sektörlerde uyguladığı kamu müdahalesinin Avrupa Birliği yasaları ile çelişebileceği yönündeki endişeleri yansıtıyor. Avrupa Komisyonu, mektubu ihlal prosedürünün resmi başlangıcı olarak değerlendiriyor. Bu süreç, Roma’nın mevcut yasaları değiştirmemesi hâlinde Avrupa Adalet Divanı'na kadar ilerleyebilir.
İtalya'nın “altın güç” yasaları, hükümete, özellikle savunma, enerji, iletişim ve bankacılık gibi stratejik sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerdeki belirli yatırımlara müdahale etme yetkisi veriyor. Roma yönetimi bu uygulamayı, ulusal güvenliği ve kritik altyapıyı koruma gerekçesiyle savunuyor.
Brüksel: Müdahaleler iç pazarın serbest işleyişine aykırı olabilir
Avrupa Komisyonu ise bu yetkilerin, serbest piyasa kuralları ve AB iç pazar ilkeleri ile çelişebileceğini düşünüyor. AB hukukuna göre, üye ülkeler yalnızca kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı gibi istisnai durumlarda doğrudan müdahalede bulunabiliyor. Ancak İtalya'nın özellikle bankacılık sektöründeki uygulamaları, bu sınırların aşılabileceği yönünde kaygı yaratıyor.
Komisyon’un bu müdahaleleri, özellikle Avrupa bankacılık sektöründe birleşme ve satın almaları engelleyen bir yapı olarak değerlendirdiği ifade ediliyor. Bu yaklaşım, İtalya’nın mali hizmetler alanında yabancı yatırımcıların girişini kısıtlamaya yönelik hamlelerini eleştiri odağına taşıyor.
İtalya, altın güç yetkilerini bankacılığa da uygulayan az sayıda ülkeden biri
Roma yönetimi, söz konusu yetkileri yalnızca savunma gibi geleneksel alanlarda değil; aynı zamanda bankacılık, finansal hizmetler ve dijital altyapı gibi sektörlerde de kullanıyor. Bu kapsamda son yıllarda bazı yabancı sermayeli bankaların satın alma girişimlerine ya doğrudan müdahale edildi ya da koşullu izinler verildi.
İtalya'nın altın güç rejimini genişleten 2022 ve 2023 yılı mevzuat değişiklikleri, özellikle Avrupa'da ortak bankacılık birliği hedeflerine aykırı bir adım olarak görülüyor. Bu durum, Avrupa Komisyonu’nun, Roma’yı mali hizmetlerde korumacı davranmakla suçlamasına neden oldu.
Giorgetti ile Brüksel arasında tansiyon yükseliyor
İtalya Ekonomi Bakanı Giancarlo Giorgetti, geçtiğimiz haftalarda Brüksel ile yaşanan gerilim hakkında açıklamalar yapmıştı. Giorgetti’nin, Avrupa Komisyonu’nun disiplin önlemleriyle ilgili olarak AB’nin mali hizmetlerden sorumlu yetkilisi Maria Luis Albuquerque’den açıklama talep edeceği bildirilmişti.
İtalyan basınına yansıyan demeçlerde Giorgetti, “İtalya'nın ulusal çıkarlarını korumaya devam edeceğini” belirtmiş ve “Brüksel’in İtalya’nın karar alma bağımsızlığına müdahale etme hakkı olmadığını” ifade etmişti.
Geçmişteki uygulamalar AB içinde örnek teşkil etmişti
İtalya’nın altın güç uygulamaları, ilk kez 2012 yılında yürürlüğe girmiş ve özellikle Çinli şirketlerin Avrupa’daki satın alma hamlelerine karşı geliştirilmişti. Ancak zamanla kapsamı genişletilen uygulamalar, artık AB şirketlerine karşı da devreye alınmaya başlandı. Bu durum, iç pazarın tekil işleyiş ilkesine aykırı hareket edildiği algısını güçlendiriyor.
Örneğin, Almanya ve Fransa da belirli ölçülerde yatırım denetim mekanizmaları uyguluyor; ancak bu ülkelerde müdahale koşulları daha sınırlı ve şeffaf denetime açık şekilde yürütülüyor. İtalya’da ise kararlar genellikle hızlı, siyasi ve kamuoyu baskısı altında alınabiliyor.
AB’nin iç pazar hedefi: Finansal entegrasyonu hızlandırmak
Avrupa Komisyonu, özellikle banka konsolidasyonu konusunda son yıllarda önemli reform hedefleri ortaya koydu. Parçalı yapıdaki AB bankacılık sistemi, küresel rekabet gücünü olumsuz etkiliyor. Bu nedenle sınır ötesi birleşmelerin önünü açacak düzenleyici netlik arayışları sürüyor.
İtalya’nın uygulamaları ise bu hedeflerin önünde bir engel olarak görülüyor. Komisyon yetkilileri, “Roma’nın bu yaklaşımı devam ettirmesi hâlinde Avrupa’da ortak bankacılık yapısının sekteye uğrayacağını” dile getiriyor.
AB ihlal prosedürü: Süreç nasıl işleyecek?
Brüksel’in göndermeye hazırlandığı “ihtar mektubu”, ihlal prosedürünün ilk resmi adımı. İtalya, bu mektuba yazılı yanıt vermekle yükümlü olacak. Komisyon bu yanıttan tatmin olmazsa, ikinci aşama olan gerekçeli görüş bildiriminde bulunacak. Nihayetinde konu Avrupa Adalet Divanı’na taşınabilir ve İtalya mahkeme kararıyla yasal düzenlemeye zorlanabilir.
Geçmişte benzer ihlal süreçleri Macaristan, Polonya ve Yunanistan gibi ülkelerde uygulanmış ve bazı durumlarda ülkelere milyonlarca avro para cezası verilmişti. Bu süreç İtalya için hem ekonomik hem siyasi açıdan önemli bir sınav olabilir.
Yatırımcılar ve piyasa düzenleyicileri gelişmeleri yakından izliyor
Finansal piyasalarda faaliyet gösteren yatırımcılar ve hukuk danışmanları, Brüksel-Roma hattındaki bu gerilimi dikkatle izliyor. Özellikle bankacılık, sigortacılık ve telekomünikasyon sektörlerine girmek isteyen yabancı yatırımcılar açısından öngörülebilirlik ve kritik önem taşıyor.
Roma’nın bu süreçte tavrını sertleştirmesi hâlinde, Avrupa genelindeki doğrudan yabancı yatırım akışlarında yavaşlama gözlenebilir. Bu da özellikle İtalya gibi kamu borcu yüksek ülkelerde büyüme ve istihdam dinamiklerini etkileyebilir.
Sonuç: Altın güç krizi Avrupa’da dengeleri etkileyebilir
Avrupa Komisyonu’nun İtalya’ya karşı başlatmaya hazırlandığı ihlal prosedürü, sadece bir ülkenin düzenlemeleriyle sınırlı kalmayabilir. Bu süreç, Avrupa Birliği'nin iç pazar bütünlüğü ile ulusal güvenlik kaygıları arasındaki çizgiyi yeniden tanımlama arayışının bir parçası hâline gelmiş durumda.
Roma’nın atacağı adımlar, hem siyasi hem ekonomik açıdan Avrupa'nın yatırım politikaları üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabilir. Brüksel’in kararlılığı ve İtalya’nın esneklik gösterip göstermeyeceği, AB’nin gelecekteki finansal entegrasyon vizyonunu doğrudan şekillendirecek gelişmeler arasında yer alıyor.