<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Project Freedom arşivleri | VKM Finans</title>
	<atom:link href="https://vkmfinans.com/etiket/project-freedom/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Finans &#38; Ekonomi Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 06 May 2026 07:34:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2025/08/cropped-2-32x32.png</url>
	<title>Project Freedom arşivleri | VKM Finans</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Pezeşkiyan: Hiç kimse bizi teslim olmaya zorlayamaz</title>
		<link>https://vkmfinans.com/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tolga Cansız]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2026 07:34:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hürmüz Boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Project Freedom]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://vkmfinans.com/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz/</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://vkmfinans.com/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz/" title="Pezeşkiyan: Hiç kimse bizi teslim olmaya zorlayamaz" rel="nofollow"><img width="150" height="150" src="https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/05/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz-fi-69fab8d467ad3132ebe305cf-a0-150x150.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 5px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/05/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz-fi-69fab8d467ad3132ebe305cf-a0-150x150.jpg 150w, https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/05/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz-fi-69fab8d467ad3132ebe305cf-a0-32x32.jpg 32w, https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/05/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz-fi-69fab8d467ad3132ebe305cf-a0-185x185.jpg 185w, https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/05/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz-fi-69fab8d467ad3132ebe305cf-a0-370x370.jpg 370w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /></a><p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD&#8217;nin taviz taleplerine karşı &#231;ıkarak teslim olmayacaklarını a&#231;ıkladı. H&#252;rm&#252;z Boğazı&#8217;ndaki askeri hareketlilik ve duraklatılan&#8230;</p>
<p><a href="https://vkmfinans.com/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz/">Pezeşkiyan: Hiç kimse bizi teslim olmaya zorlayamaz</a> adlı haberin tamamını <a href="https://vkmfinans.com">VKM Finans</a> 'da okuyun.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://vkmfinans.com/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz/" title="Pezeşkiyan: Hiç kimse bizi teslim olmaya zorlayamaz" rel="nofollow"><img width="150" height="150" src="https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/05/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz-fi-69fab8d467ad3132ebe305cf-a0-150x150.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 5px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/05/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz-fi-69fab8d467ad3132ebe305cf-a0-150x150.jpg 150w, https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/05/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz-fi-69fab8d467ad3132ebe305cf-a0-32x32.jpg 32w, https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/05/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz-fi-69fab8d467ad3132ebe305cf-a0-185x185.jpg 185w, https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/05/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz-fi-69fab8d467ad3132ebe305cf-a0-370x370.jpg 370w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /></a><p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD&#8217;nin taviz taleplerine karşı &ccedil;ıkarak teslim olmayacaklarını a&ccedil;ıkladı. H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#8217;ndaki askeri hareketlilik ve duraklatılan operasyonlar, k&uuml;resel enerji piyasalarında b&uuml;y&uuml;k bir belirsizlik yaratıyor.</p>
<h2><strong>İran cumhurbaşkanı pezeşkiyan&#8217;ın stratejik resti ve ekonomi</strong></h2>
<p>K&uuml;resel ekonomi ve uluslararası finans piyasaları, Ortadoğu&#8217;nun enerji zengini coğrafyasında her ge&ccedil;en g&uuml;n daha da karmaşıklaşan jeopolitik fay hatlarını ve diplomatik krizleri dikkatle fiyatlamaya devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri ile İran İslam Cumhuriyeti arasında uzun s&uuml;redir devam eden ve zaman zaman sıcak &ccedil;atışma sınırına yaklaşan m&uuml;zakere s&uuml;re&ccedil;leri, k&uuml;resel emtia piyasaları i&ccedil;in bir numaralı belirsizlik kaynağı olmayı s&uuml;rd&uuml;rmektedir. Bu gerilimli konjonkt&uuml;rde, <strong>İran Cumhurbaşkanı</strong> Mesud Pezeşkiyan, savaşı sona erdirmeye y&ouml;nelik y&uuml;r&uuml;t&uuml;len &ccedil;ok taraflı m&uuml;zakerelerde taviz verilmesi ya da &ouml;l&uuml;mc&uuml;l g&uuml;&ccedil;le karşılaşılması y&ouml;n&uuml;ndeki ABD &ccedil;ağrılarına sert bir tepki g&ouml;stererek, &uuml;lkesinin duruşunu bir kez daha netleştirdi. Pezeşkiyan&#8217;ın, &#8220;Hi&ccedil; kimse bizi teslim olmaya zorlayamaz&#8221; şeklindeki kararlı a&ccedil;ıklaması, yalnızca siyasi bir direniş mesajı değil, aynı zamanda İran&#8217;ın &#8220;direniş ekonomisi&#8221; (resistance economy) doktrininden taviz vermeyeceğinin k&uuml;resel piyasalara y&ouml;nelik resmi bir ilanıdır. Ekonomik bağımsızlık ve b&ouml;lgesel n&uuml;fuz politikalarının i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;tiği bu strateji, yaptırımlarla kuşatılmış bir ekonominin dış baskılara karşı nasıl bir savunma kalkanı oluşturduğunu g&ouml;stermektedir.</p>
<p>Makroekonomik perspektiften bakıldığında, <strong>İran Cumhurbaşkanı</strong> tarafından dile getirilen bu teslim olmama iradesi, &uuml;lkenin i&ccedil; piyasa dinamiklerinde enflasyonist baskılara ve yerel para birimi Riyal&#8217;in değer kayıplarına g&ouml;ğ&uuml;s germeye devam edileceği anlamına gelmektedir. Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin maksimum baskı kampanyası ve uluslararası bankacılık sisteminden (SWIFT) dışlanma gibi finansal silahlar, İran ekonomisini ciddi şekilde daraltmış olsa da, Tahran y&ouml;netimi alternatif ticaret kanalları, takas sistemleri ve Asya pazarlarına y&ouml;nelik indirimli hidrokarbon satışları ile ayakta kalmaya &ccedil;alışmaktadır. Pezeşkiyan, X hesabından (eski adıyla Twitter) yaptığı detaylı paylaşımda, Irak Başbakanı ile ger&ccedil;ekleştirdiği kritik g&ouml;r&uuml;şmeye de değinerek, bu diplomatik temasta ABD&#8217;den Ortadoğu&#8217;daki askeri tehditlerini kaldırmasını istediklerini belirtti. Irak, İran i&ccedil;in sadece komşu bir &uuml;lke değil, aynı zamanda yaptırımların etrafından dolaşabilmek, kayıt dışı d&ouml;viz girişini sağlamak ve b&ouml;lgesel ticaret hacmini canlı tutmak i&ccedil;in hayati bir ekonomik nefes borusudur. İki &uuml;lke arasındaki yıllık milyarlarca dolarlık sınır ticareti, enerji ihracatı ve altyapı yatırımları, Tahran&#8217;ın ABD baskısına direnmesindeki en temel finansal dayanaklardan birini oluşturmaktadır.</p>
<p>Aynı paylaşımda <strong>İran Cumhurbaşkanı</strong>, Şii inancına mensup kişilerin g&uuml;&ccedil; kullanılarak boyun eğdirilemeyeceğini ifade ederek, ekonomik ve askeri meseleleri derin bir sosyolojik ve inan&ccedil;sal temele oturtmuştur. Bu ideolojik altyapı, İran toplumunun ekonomik zorluklar karşısındaki eşik değerini y&uuml;kseltmekte ve olası dış şoklara karşı bir toplumsal izolasyon malzemesi olarak kullanılmaktadır. Yatırımcılar ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları i&ccedil;in bu t&uuml;r a&ccedil;ıklamalar, &#8220;&uuml;lke riskinin&#8221; (country risk) ve b&ouml;lgesel yatırım yapılabilirliğin yapısal olarak negatif b&ouml;lgede kalmaya devam edeceğinin bir g&ouml;stergesidir. Sermaye akışlarının y&ouml;n&uuml;n&uuml; tayin eden &ccedil;ok uluslu şirketler ve varlık y&ouml;neticileri, diplomatik &ccedil;&ouml;z&uuml;m umutlarının azaldığı ve ideolojik s&ouml;ylemlerin sertleştiği bir Ortadoğu tablosunda, risk primlerini (CDS &#8211; Kredi Temerr&uuml;t Takasları) s&uuml;rekli olarak yukarı y&ouml;nl&uuml; revize etmek zorunda kalmaktadır.</p>
<h2><strong>H&uuml;rm&uuml;z boğazı krizinin k&uuml;resel enerji tedarik zincirine etkisi</strong></h2>
<p>İran ile ABD arasındaki gerilimin ekonomik a&ccedil;ıdan en yıkıcı potansiyele sahip olan boyutu, ş&uuml;phesiz d&uuml;nyanın en kritik enerji ge&ccedil;iş noktalarından biri olan <strong>H&uuml;rm&uuml;z Boğazı</strong> &uuml;zerindeki kontrol ve g&uuml;venlik tartışmalarıdır. K&uuml;resel ham petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarının &ouml;nemli bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n ger&ccedil;ekleştiği bu dar deniz koridoru, uluslararası enerji fiyatlamalarının tam kalbinde yer almaktadır. İran Devrim Muhafızları Ordusu, son g&uuml;nlerde yaptığı resmi a&ccedil;ıklamalarda, <strong>H&uuml;rm&uuml;z Boğazı</strong>&#8216;na y&ouml;nelik yeni ve kapsamlı bir g&uuml;venlik planını devreye soktuklarını duyurdu. Bu planın temel amacı, silah ve askeri ikmal malzemelerinin boğaz &uuml;zerinden b&ouml;lgedeki mevcut ABD &uuml;slerine ulaşmasını tamamen engellemek olarak belirlenmiştir. Uluslararası deniz hukukunu ve serbest ticaret normlarını doğrudan hedef alan bu &ccedil;ıkış, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında savaşı sona erdirmeye d&ouml;n&uuml;k m&uuml;zakerelerde en b&uuml;y&uuml;k anlaşmazlık yaratan unsurlardan biri olarak &ouml;ne &ccedil;ıkmaktadır.</p>
<p>B&ouml;lgesel deniz trafiğine y&ouml;nelik b&ouml;ylesi bir askeri m&uuml;dahale tehdidi, k&uuml;resel denizcilik sekt&ouml;r&uuml;nde ve lojistik end&uuml;strisinde anında bir maliyet şoku yaratmaktadır. Devrim Muhafızları&#8217;nın <strong>H&uuml;rm&uuml;z Boğazı</strong> &uuml;zerinden ge&ccedil;en gemilere y&ouml;nelik denetimleri artırması veya askeri kargo taşıdığı iddiasıyla ticari rotalara m&uuml;dahale etmesi, savaş sigortası primlerinin (war risk premiums) astronomik seviyelere fırlamasına neden olmaktadır. Armat&ouml;rler ve k&uuml;resel deniz taşımacılığı şirketleri, bu riskli sularda operasyon yapabilmek i&ccedil;in katlanarak artan nakliye sigortası maliyetlerini doğrudan navlun fiyatlarına yansıtmakta, bu da varış noktalarındaki rafinerilerin girdi maliyetlerini y&uuml;kseltmektedir. D&uuml;nyanın fabrikası konumundaki Asya ekonomileri, &ouml;zellikle de &Ccedil;in, Japonya ve G&uuml;ney Kore, Ortadoğu&#8217;dan gelen istikrarlı ve ucuz enerji arzına b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de bağımlıdır. Boğazın kapanması veya trafiğin askeri gerek&ccedil;elerle yavaşlatılması, Asya pazarlarında tedarik zinciri kırılmalarına ve sanayi &uuml;retim endekslerinde ciddi daralmalara yol a&ccedil;abilecek potansiyel bir sistemik risktir.</p>
<p>Finansal piyasalar a&ccedil;ısından <strong>H&uuml;rm&uuml;z Boğazı</strong>&#8216;nda yaşanacak herhangi bir fiziksel kesinti veya &ccedil;atışma hali, Brent ve WTI ham petrol fiyatlarında ani ve sert bir yukarı y&ouml;nl&uuml; kırılmayı (spike) tetikleyebilir. Uzmanlar, boğazın kapanması senaryosunda petrol&uuml;n varil fiyatının kısa s&uuml;re i&ccedil;inde &uuml;&ccedil; haneli rakamların &ccedil;ok &uuml;zerine &ccedil;ıkabileceğini &ouml;ng&ouml;rmektedir. B&ouml;ylesi bir emtia şoku, halihazırda enflasyonla m&uuml;cadele eden k&uuml;resel merkez bankaları (&ouml;zellikle Fed ve Avrupa Merkez Bankası) i&ccedil;in bir kabus senaryosu anlamına gelmektedir. Arz kaynaklı bu t&uuml;r bir enerji enflasyonu, faiz indirim d&ouml;ng&uuml;lerinin sekteye uğramasına, para politikalarının zorunlu olarak sıkı tutulmasına ve nihayetinde k&uuml;resel ekonominin stagflasyon (durgunluk i&ccedil;inde enflasyon) sarmalına s&uuml;r&uuml;klenmesine neden olabilir. Dolayısıyla, Devrim Muhafızları&#8217;nın boğazı bir diplomatik koz ve askeri abluka aracı olarak kullanma stratejisi, sadece b&ouml;lgesel bir g&uuml;venlik sorunu değil, aynı zamanda k&uuml;resel makroekonomik istikrarın &ouml;n&uuml;ndeki en b&uuml;y&uuml;k mayınlı arazilerden biridir.</p>
<h2><strong>Project freedom operasyonunun duraklatılması ve piyasa tepkisi</strong></h2>
<p>Diplomatik &ccedil;ıkmazların ve askeri tehditlerin g&ouml;lgesinde, piyasalara kısmi bir nefes aldıran a&ccedil;ıklama ise Amerika Birleşik Devletleri cephesinden geldi. K&uuml;resel enerji g&uuml;venliğini sağlamak ve ticaret yollarını a&ccedil;ık tutmak amacıyla Pentagon tarafından kurgulanan stratejik hamlelerin seyri, ABD i&ccedil; siyasetinin ve diplomasi trafiğinin kararlarıyla doğrudan şekillenmektedir. ABD Başkanı Donald Trump, <strong>Project Freedom</strong> adı verilen ve temel hedefi askeri g&uuml;&ccedil; kullanılarak H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#8217;nı uluslararası seyr&uuml;sefere tamamen a&ccedil;ık tutmak olan operasyonun mevcut durumuna ilişkin kritik bir duyuru yaptı. Trump, bu devasa askeri harekatın, Tahran y&ouml;netimiyle y&uuml;r&uuml;t&uuml;len hassas m&uuml;zakerelerin ilerlemesine imkan tanımak ve diplomatik kanallara bir şans daha vermek amacıyla ge&ccedil;ici olarak duraklatıldığını a&ccedil;ıkladı. Bu a&ccedil;ıklama, k&uuml;resel finans merkezlerinde ve emtia borsalarında anında bir rahatlama rallisine (relief rally) zemin hazırladı.</p>
<p><strong>Project Freedom</strong>, yapısı gereği son derece y&uuml;ksek maliyetli ve geniş &ccedil;aplı bir uluslararası koalisyon g&uuml;c&uuml;n&uuml; gerektiren, agresif bir deniz g&uuml;venliği inisiyatifi olarak tasarlanmıştır. B&ouml;yle bir operasyonun fiilen başlatılması, d&uuml;nyanın en yoğun petrol taşıma rotasında sıcak &ccedil;atışma riskini zirveye taşıyacak ve deniz trafiğini g&uuml;vene almaktan ziyade, kısa ve orta vadede tedarikin tamamen durmasına yol a&ccedil;abilecek bir kaos ortamı yaratacaktı. Finansal varlık fiyatlamalarında &#8220;belirsizlik&#8221;, ger&ccedil;ekleşmiş bir k&ouml;t&uuml; senaryodan daha fazla oynaklık (volatilite) yaratır. Trump&#8217;ın operasyonu duraklatma kararı, t&uuml;rev piyasalarında işlem g&ouml;ren petrol opsiyonlarındaki zımni oynaklık (implied volatility) oranlarının d&uuml;şmesini sağlamış ve piyasa yapıcı fonların (hedge funds) aşırı y&uuml;ksek risk primlerini bir miktar geri &ccedil;ekmesine olanak tanımıştır. Diplomasinin masada kalması, enerji ithalat&ccedil;ısı &uuml;lkelerin makroekonomik planlamaları i&ccedil;in elzem bir zaman penceresi sunmuştur.</p>
<p>Ancak operasyonun tamamen iptal edilmeyip sadece &#8220;duraklatılmış&#8221; olması, Demokles&#8217;in kılıcı misali piyasaların &uuml;zerinde sallanmaya devam etmektedir. <strong>Project Freedom</strong> şimdilik beklemede olsa da, yatırımcılar bu durumun ge&ccedil;ici bir taktiksel mola mı, yoksa kalıcı bir politika değişikliği mi olduğunu anlamaya &ccedil;alışmaktadır. Kurumsal yatırımcılar, portf&ouml;y &ccedil;eşitlendirmesi yaparken Ortadoğu kaynaklı bu riskleri g&ouml;z ardı edememekte ve g&uuml;venli liman (safe haven) arayışlarına hız vermektedir. ABD Doları endeksinin (DXY) seyri ve altının ons fiyatı, bu jeopolitik satrancın hamlelerine doğrudan duyarlılık g&ouml;stermektedir. ABD savunma sanayii devleri ve askeri m&uuml;teahhitler i&ccedil;in bu t&uuml;r operasyonlar devasa s&ouml;zleşmeler ve gelir kalemleri anlamına gelirken, k&uuml;resel perakende ve lojistik devleri i&ccedil;in aynı durum kar marjlarını eriten bir felaket senaryosu demektir. Trump y&ouml;netiminin &#8220;&ouml;nce Amerika&#8221; politikası &ccedil;er&ccedil;evesinde enerji maliyetlerini d&uuml;ş&uuml;k tutma hedefi ile dış politikada tavizsiz g&ouml;r&uuml;nme &ccedil;abası arasındaki bu ince denge, &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki g&uuml;nlerde finansal piyasaların y&ouml;n&uuml;n&uuml; tayin edecektir.</p>
<h2><strong>Ortadoğu&#8217;daki askeri gerilimin makroekonomik ve finansal y&uuml;k&uuml;</strong></h2>
<p>İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşanan bu asimetrik savaş, b&ouml;lgesel akt&ouml;rlerin devlet b&uuml;t&ccedil;eleri &uuml;zerinde katlanılamaz maliyetler yaratmaktadır. Silahlanma yarışının ve askeri teyakkuz halinin kalıcı hale gelmesi, yatırımların &uuml;retim ve inovasyon gibi &uuml;retken alanlardan, savunma ve g&uuml;venlik harcamalarına kaymasına neden olmaktadır (crowding out effect). <strong>İran Cumhurbaşkanı</strong> tarafından y&uuml;r&uuml;t&uuml;len ekonomi politikaları, dış şoklara karşı bir kalkan oluşturmaya &ccedil;alışsa da, s&uuml;rekli olarak askeri harcamalara ayrılan b&uuml;t&ccedil;eler, sivil altyapı eksikliklerine, gen&ccedil; işsizliğine ve yaşam standartlarında gerilemeye yol a&ccedil;maktadır. Ekonomik izolasyon, sermaye oluşumunu engellemekte ve &uuml;lkenin teknolojik d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m yarışında geride kalmasına sebep olmaktadır. Uluslararası yatırım bankalarının raporlarına g&ouml;re, bu tarz kronikleşmiş jeopolitik gerilim b&ouml;lgeleri, k&uuml;resel sermaye akışlarından pay alamamakta ve kendi i&ccedil;ine kapalı, verimsiz bir ekonomik d&ouml;ng&uuml;ye hapsolmaktadır.</p>
<p>Aynı şekilde ABD ekonomisi ve m&uuml;ttefikleri a&ccedil;ısından da bu durumun maliyetleri azımsanmayacak seviyelerdedir. <strong>H&uuml;rm&uuml;z Boğazı</strong>&#8216;nın g&uuml;venliğini sağlamak amacıyla b&ouml;lgeye konuşlandırılan devasa u&ccedil;ak gemisi g&ouml;rev g&uuml;&ccedil;leri, hava savunma sistemleri ve istihbarat ağları, ABD federal b&uuml;t&ccedil;esinden her yıl milyarlarca dolarlık bir kaynağın buraya aktarılmasını zorunlu kılmaktadır. ABD&#8217;nin i&ccedil; bor&ccedil;lanma tavanı krizleri ve artan b&uuml;t&ccedil;e a&ccedil;ıkları tartışılırken, deniz aşırı askeri operasyonların s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliği finans d&uuml;nyasında sık&ccedil;a sorgulanan bir konu haline gelmiştir. B&ouml;lgedeki Arap monarşileri de (Suudi Arabistan, BAE vb.) İran&#8217;ın f&uuml;ze ve dron kapasitelerine karşı korunmak amacıyla y&uuml;z milyarlarca dolarlık silah alım anlaşmaları yapmakta, petrol gelirlerini ekonomik &ccedil;eşitlilik ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik vizyonlarından (&ouml;rneğin Suudi Vizyon 2030) ziyade silah sanayisine yatırmak zorunda kalmaktadır. Bu durum, b&ouml;lgesel refahın ve potansiyel GSYH b&uuml;y&uuml;mesinin &ouml;n&uuml;ndeki en b&uuml;y&uuml;k engellerden biridir.</p>
<p>Makroekonomik istikrarın olmazsa olmazı olan &#8216;&ouml;ng&ouml;r&uuml;lebilirlik&#8217;, bu coğrafyada adeta l&uuml;ks bir kavrama d&ouml;n&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r. <strong>Project Freedom</strong> gibi askeri inisiyatiflerin s&uuml;rekli g&uuml;ndemde kalması, b&ouml;lgesel risk algısını kalıcı olarak y&uuml;ksek seviyelere sabitlemiştir. Sermaye piyasaları bağlamında bakıldığında, Ortadoğu menşeli şirketlerin uluslararası borsalardaki (New York, Londra) halka arz (IPO) s&uuml;re&ccedil;leri, bu y&uuml;ksek jeopolitik risk primleri nedeniyle beklenen değerlemelerin &ccedil;ok altında ger&ccedil;ekleşmekte veya tamamen iptal edilmektedir. Yatırımcılar, şirketin karlılığı ne kadar y&uuml;ksek olursa olsun, bir f&uuml;ze saldırısı veya boğaz blokajı ihtimali y&uuml;z&uuml;nden sermayelerini b&ouml;lgeye bağlamaktan imtina etmektedir. Kısacası askeri gerilim, sadece devletlerin mali bilan&ccedil;olarını değil, aynı zamanda &ouml;zel sekt&ouml;r&uuml;n sermaye maliyetini (WACC &#8211; Ağırlıklı Ortalama Sermaye Maliyeti) de agresif bir şekilde y&uuml;kselterek b&ouml;lgesel ekonomik gelişimi sekteye uğratmaktadır.</p>
<h2><strong>Yaptırımlar g&ouml;lgesinde tahran ve washington diplomasisi &ccedil;ıkmazı</strong></h2>
<p>İran&#8217;ın direniş stratejisi ile ABD&#8217;nin yaptırım mekanizmaları arasında sıkışıp kalan diplomatik s&uuml;re&ccedil;ler, yapısal bir &#8220;kazan-kazan&#8221; (win-win) &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;nden ziyade, sıfır toplamlı bir oyun (zero-sum game) mantığıyla ilerlemektedir. <strong>İran Cumhurbaşkanı</strong> Pezeşkiyan&#8217;ın a&ccedil;ıklamaları da bu sıfır toplamlı algının bir yansımasıdır. Diplomasinin temel amacı, ekonomik ambargoların kaldırılarak İran&#8217;ın uluslararası enerji piyasalarına tam ve şeffaf entegrasyonunu sağlamak ve karşılığında n&uuml;kleer program ve b&ouml;lgesel vekalet savaşları (proxy wars) konularında g&uuml;venlik garantileri almaktır. Ancak mevcut tablo, g&uuml;ven eksikliğinin en &uuml;st seviyede olduğunu g&ouml;stermektedir. &Ccedil;in ve Rusya gibi alternatif g&uuml;&ccedil; merkezleri, ABD yaptırımlarından doğan boşluğu kendi lehlerine doldurmaya &ccedil;alışırken, k&uuml;resel enerji ve finans d&uuml;zeninin &ccedil;ok kutuplu (multipolar) bir yapıya doğru kayışını hızlandırmaktadır.</p>
<p>Bu &ccedil;ok kutuplu ekonomik d&uuml;zende, <strong>H&uuml;rm&uuml;z Boğazı</strong> gibi darboğazların kontrol&uuml; sadece petrol fiyatlarını değil, aynı zamanda para birimi savaşlarını da etkilemektedir. İran&#8217;ın petrol ihracatını ABD Doları yerine &Ccedil;in Yuanı, Rus Rublesi veya diğer yerel para birimleriyle ger&ccedil;ekleştirme &ccedil;abaları, k&uuml;resel rezerv para birimi olarak doların hakimiyetine y&ouml;nelik asimetrik bir tehdit oluşturmaktadır. Finansal yaptırımların bir silah olarak &ccedil;ok sık kullanılması (weaponization of the dollar), hedef &uuml;lkeleri SWIFT dışında alternatif &ouml;deme mekanizmaları (&ouml;rneğin CIPS) inşa etmeye itmekte, bu da uzun vadede Batı merkezli finansal mimarinin g&uuml;c&uuml;n&uuml; zayıflatma potansiyeli taşımaktadır. Dolayısıyla m&uuml;zakere masasında &ccedil;&ouml;z&uuml;lemeyen her kriz, k&uuml;resel finansal sistemin par&ccedil;alanma (fragmentation) s&uuml;recine bir tuğla daha eklemektedir.</p>
<p>Son tahlilde, <strong>Project Freedom</strong> operasyonunun askıya alınmasıyla sağlanan diplomatik mola, yapısal sorunları &ccedil;&ouml;zmekten ziyade krizi &ouml;telemekten ibarettir. ABD&#8217;nin i&ccedil; siyasi dengeleri, yaklaşan se&ccedil;im atmosferleri ve enerji lobilerinin baskıları, dış politikada zikzaklar &ccedil;izilmesine yol a&ccedil;arken; İran tarafında derinleşen ekonomik kriz, y&ouml;netimin kendi toplumsal tabanını konsolide etmek i&ccedil;in daha sert milliyet&ccedil;i ve anti-emperyalist s&ouml;ylemlere sığınmasına neden olmaktadır. K&uuml;resel yatırımcılar, enerji traderları ve politika yapıcılar i&ccedil;in bu denklem, &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki &ccedil;eyreklerde de en y&uuml;ksek risk kategorisinde fiyatlanmaya devam edecektir. Diplomasi masası tekrar kurulduğunda, tarafların masaya koyacağı ekonomik kozlar ve askeri tehditler, sadece iki &uuml;lkenin kaderini değil, trilyonlarca dolarlık k&uuml;resel enerji ve finans d&ouml;ng&uuml;s&uuml;n&uuml;n istikametini belirleyecektir. D&uuml;nyanın g&ouml;z&uuml;, şimdilik savaş tamtamlarının yerini ihtiyatlı bir bekleyişe bıraktığı o ince boğazda olmaya devam edecektir.</p>
<p><a href="https://vkmfinans.com/pezeskiyan-hic-kimse-bizi-teslim-olmaya-zorlayamaz/">Pezeşkiyan: Hiç kimse bizi teslim olmaya zorlayamaz</a> adlı haberin tamamını <a href="https://vkmfinans.com">VKM Finans</a> 'da okuyun.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
