<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>faiz makası arşivleri | VKM Finans</title>
	<atom:link href="https://vkmfinans.com/etiket/faiz-makasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Finans &#38; Ekonomi Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 18 Aug 2026 09:00:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2025/08/cropped-2-32x32.png</url>
	<title>faiz makası arşivleri | VKM Finans</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çinli şirketlerin döviz satışları 8 ayın en düşük seviyesine indi</title>
		<link>https://vkmfinans.com/cinli-sirketlerin-doviz-satislari-8-ayin-en-dusuk-seviyesine-indi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tolga Cansız]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Çin Merkez Bankası (PBOC)]]></category>
		<category><![CDATA[Çin yuanı]]></category>
		<category><![CDATA[döviz piyasaları]]></category>
		<category><![CDATA[faiz makası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://vkmfinans.com/cinli-sirketlerin-doviz-satislari-8-ayin-en-dusuk-seviyesine-indi/</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://vkmfinans.com/cinli-sirketlerin-doviz-satislari-8-ayin-en-dusuk-seviyesine-indi/" title="Çinli şirketlerin döviz satışları 8 ayın en düşük seviyesine indi" rel="nofollow"><img width="150" height="150" src="https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/08/fi__6a83dd3f9bc2263791e7ec26__a0-150x150.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 5px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/08/fi__6a83dd3f9bc2263791e7ec26__a0-150x150.jpg 150w, https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/08/fi__6a83dd3f9bc2263791e7ec26__a0-32x32.jpg 32w, https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/08/fi__6a83dd3f9bc2263791e7ec26__a0-185x185.jpg 185w, https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/08/fi__6a83dd3f9bc2263791e7ec26__a0-370x370.jpg 370w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /></a><p>&#199;inli şirketlerin ellerindeki d&#246;vizi yuana &#231;evirme eğilimi temmuz ayında sert bir d&#252;ş&#252;ş g&#246;stererek son sekiz ayın en d&#252;ş&#252;k&#8230;</p>
<p><a href="https://vkmfinans.com/cinli-sirketlerin-doviz-satislari-8-ayin-en-dusuk-seviyesine-indi/">Çinli şirketlerin döviz satışları 8 ayın en düşük seviyesine indi</a> adlı haberin tamamını <a href="https://vkmfinans.com">VKM Finans</a> 'da okuyun.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://vkmfinans.com/cinli-sirketlerin-doviz-satislari-8-ayin-en-dusuk-seviyesine-indi/" title="Çinli şirketlerin döviz satışları 8 ayın en düşük seviyesine indi" rel="nofollow"><img width="150" height="150" src="https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/08/fi__6a83dd3f9bc2263791e7ec26__a0-150x150.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 5px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/08/fi__6a83dd3f9bc2263791e7ec26__a0-150x150.jpg 150w, https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/08/fi__6a83dd3f9bc2263791e7ec26__a0-32x32.jpg 32w, https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/08/fi__6a83dd3f9bc2263791e7ec26__a0-185x185.jpg 185w, https://vkmfinans.com/wp-content/uploads/2026/08/fi__6a83dd3f9bc2263791e7ec26__a0-370x370.jpg 370w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /></a><p>&Ccedil;inli şirketlerin ellerindeki d&ouml;vizi yuana &ccedil;evirme eğilimi temmuz ayında sert bir d&uuml;ş&uuml;ş g&ouml;stererek son sekiz ayın en d&uuml;ş&uuml;k seviyesine indi. Bu durum, &Ccedil;in para biriminin yılın ilk yarısında sergilediği g&uuml;&ccedil;l&uuml; performansın ardındaki temel destekleyici unsurlardan birinin zayıfladığına işaret ederken, k&uuml;resel piyasalarda dolar ve yuan arasındaki faiz makasının kurumsal finans stratejileri &uuml;zerindeki etkisini bir kez daha g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne serdi.</p>
<h2><strong>&Ccedil;inli şirketlerin d&ouml;viz satışlarındaki sert d&uuml;ş&uuml;ş&uuml;n analizi</strong></h2>
<p>K&uuml;resel d&ouml;viz piyasalarındaki likidite akışları ve kurumsal şirketlerin hazine y&ouml;netimi stratejileri, makroekonomik eğilimlerin en net &ouml;nc&uuml; g&ouml;stergeleri arasında yer almaktadır. &Ccedil;in Devlet D&ouml;viz İdaresi (SAFE) tarafından yayımlanan son verilere g&ouml;re, ticari bankaların m&uuml;şterileri (ağırlıklı olarak kurumsal şirketler) adına ger&ccedil;ekleştirdiği net d&ouml;viz satışları, temmuz ayında bir &ouml;nceki aya kıyasla yarıdan fazla azalarak 25,2 milyar dolar seviyesine gerilemiştir. Kaydedilen bu rakam, Kasım 2025&#8217;ten bu yana g&ouml;r&uuml;len en d&uuml;ş&uuml;k seviye olarak finansal kayıtlara ge&ccedil;miştir. İhracat&ccedil;ı şirketlerin elde ettikleri d&ouml;viz gelirlerini yerel para birimine (yuan) d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmekte isteksiz davranması ve d&ouml;viz tevdiat hesaplarında tutmayı tercih etmesi, &Ccedil;in i&ccedil; piyasasına y&ouml;nelik d&ouml;viz arzının daralması anlamına gelmektedir. Yılın ilk yarısında yaklaşık y&uuml;zde 3 oranında değer kazanarak Asya para birimleri arasında en g&uuml;&ccedil;l&uuml; performanslardan birini sergileyen &Ccedil;in yuanı, şirketlerin d&ouml;viz satışlarındaki bu sert frenin etkisiyle haziran sonundan bu yana dolar karşısında yalnızca y&uuml;zde 0,7 gibi sınırlı bir değer kazancı elde edebilmiştir. D&ouml;viz d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mlerindeki bu belirgin yavaşlama, kurumsal hazine y&ouml;neticilerinin &Ccedil;in ekonomisinin kısa ve orta vadeli g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;ne dair daha temkinli (defansif) bir pozisyon aldıklarını, aynı zamanda uluslararası piyasalardaki faiz oranlarının seyrine g&ouml;re likiditelerini optimize ettiklerini g&ouml;stermektedir. İhracat gelirlerinin yuana d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lmemesi, merkez bankasının d&ouml;viz kuru &uuml;zerindeki kontrol&uuml;n&uuml; zorlaştırırken, para biriminin değerini piyasa dinamikleri i&ccedil;erisinde baskılayan temel bir mikroekonomik fakt&ouml;r olarak &ouml;ne &ccedil;ıkmaktadır.</p>
<h2><strong>Faiz makası dinamikleri ve dolar cinsi varlıkların cazibesi</strong></h2>
<p>Kurumsal şirketlerin d&ouml;vizi elde tutma tercihinin arkasında yatan en g&uuml;&ccedil;l&uuml; finansal motivasyon, Amerika Birleşik Devletleri ile &Ccedil;in arasındaki derin faiz makasıdır (interest rate differential). BNY Kıdemli Stratejisti Geoffrey Yu&#8217;nun analizlerinde de belirttiği &uuml;zere, &Ccedil;in i&ccedil; piyasasındaki d&uuml;ş&uuml;k yuan faizleri, şirketleri d&ouml;viz (&ouml;zellikle dolar) pozisyonlarını taşımaya teşvik etmektedir. ABD Merkez Bankası&#8217;nın (Fed) politika faizini uzun s&uuml;redir y&uuml;ksek seviyelerde tutması ve faiz indirimlerine başlama konusundaki ihtiyatlı tutumu, dolar cinsi varlıkların getirisini tarihi ortalamaların &uuml;zerinde tutmaktadır. Buna karşılık, &Ccedil;in Merkez Bankası (PBOC) ekonomiyi canlandırmak amacıyla genişlemeci bir para politikası izlemekte ve bor&ccedil;lanma maliyetlerini aşağı &ccedil;ekmektedir. İki &uuml;lkenin para politikalarındaki bu net ayrışma (divergence), dolar mevduatlarını veya dolar cinsi kısa vadeli yatırım ara&ccedil;larını, yuan cinsi varlıklara kıyasla &ccedil;ok daha k&acirc;rlı bir hale getirmektedir. Şirketler, elde ettikleri ihracat gelirlerini yuana &ccedil;evirip d&uuml;ş&uuml;k faizli yerel hesaplarda tutmak yerine, offshore (denizaşırı) veya onshore (yurt i&ccedil;i) d&ouml;viz hesaplarında tutarak bu y&uuml;ksek &#8220;taşıma (carry) avantajından&#8221; faydalanmaktadır. Eğer ABD&#8217;de faiz indirim beklentileri hızlanır ve iki &uuml;lke arasındaki getiri makası daralmaya başlarsa, şirketlerin ellerindeki bu devasa d&ouml;viz rezervlerini aniden yuana &ccedil;evirme (kurumsal d&ouml;viz satışı dalgası) ihtimali bulunmaktadır; ancak mevcut temmuz verileri, şirketlerin hen&uuml;z b&ouml;yle bir makroekonomik kırılma beklemediğini kanıtlamaktadır.</p>
<h2><strong>&Ccedil;in ekonomisindeki yapısal sorunlar ve tahvil piyasası fiyatlamaları</strong></h2>
<p>Para birimi &uuml;zerindeki baskıyı ve kurumsal yatırımcıların temkinli duruşunu anlamlandırmak i&ccedil;in &Ccedil;in ekonomisinin i&ccedil;inde bulunduğu yapısal darboğazları incelemek gerekmektedir. &Uuml;lkede uzun s&uuml;redir devam eden ve sekt&ouml;rel bir bor&ccedil; krizine d&ouml;n&uuml;şen gayrimenkul piyasasındaki &ccedil;&ouml;k&uuml;ş, i&ccedil; talebi derinden sarsmıştır. Hanehalkının servetinin b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n gayrimenkulde tutulduğu &Ccedil;in&#8217;de, konut fiyatlarındaki d&uuml;ş&uuml;ş &#8220;negatif servet etkisi&#8221; yaratarak t&uuml;ketim harcamalarını baskılamaktadır. Zayıf t&uuml;ketim ve yavaşlayan sanayi &uuml;retimi, &uuml;lkede deflasyonist eğilimlerin (d&uuml;ş&uuml;k enflasyon) k&ouml;k salmasına neden olmaktadır. Bu yapısal makroekonomik zayıflıklar, &Ccedil;in Merkez Bankası&#8217;nın (PBOC) para politikasını zorunlu olarak gevşek (akomodatif) tutmasına yol a&ccedil;maktadır. Ekonomideki bu karamsar tablo, i&ccedil; piyasadaki risksiz varlıklara olan talebi rekor seviyelere taşımış ve 10 yıllık &Ccedil;in devlet tahvili faizini bu ay yaklaşık bir yıl sonra ilk kez y&uuml;zde 1,70 seviyesinin altına &ccedil;ekmiştir. Bir &uuml;lkenin 10 yıllık tahvil getirisinin bu denli d&uuml;ş&uuml;k seviyelere inmesi, yatırımcıların gelecekteki b&uuml;y&uuml;me ve enflasyon beklentilerinin son derece zayıf olduğunu g&ouml;steren en net finansal barometredir. Tahvil faizlerindeki bu sert gerileme, yabancı yatırımcılar i&ccedil;in yuan cinsi sabit getirili menkul kıymetlerin cazibesini ortadan kaldırırken, yerel şirketleri de sermayelerini daha y&uuml;ksek getiri sunan yabancı para birimlerinde değerlendirmeye itmektedir.</p>
<h2><strong>PBOC&#8217;nin referans kur stratejisi ve iki y&ouml;nl&uuml; hareket toleransı</strong></h2>
<p>&Ccedil;in Merkez Bankası (PBOC), d&ouml;viz piyasasındaki bu asimetrik dengeleri y&ouml;netmek adına son derece ince ayarlı bir kur politikası (managed float) y&uuml;r&uuml;tmektedir. Temmuz sonundan bu yana PBOC&#8217;nin g&uuml;nl&uuml;k yuan referans kurunu (daily fixing rate) piyasa beklentilerine (konsens&uuml;s modellemelerine) kıyasla belirgin bi&ccedil;imde daha zayıf seviyelerde belirlemesi, bankanın d&ouml;viz kuru y&ouml;netimine dair kritik sinyaller barındırmaktadır. Banka y&ouml;netimi, yuanın tek y&ouml;nl&uuml; ve &ccedil;ok hızlı bir şekilde değer kazanmasının ihracat rekabet&ccedil;iliğine zarar verebileceğinin farkındadır; zira zayıf i&ccedil; talep ortamında &Ccedil;in ekonomisinin ayakta kalmasını sağlayan en &ouml;nemli motor halen ihracat sekt&ouml;r&uuml;d&uuml;r. Aynı zamanda, banka yetkililerinin temmuz ayı ortasında verdikleri mesajlar, mevcut kur seviyelerinden rahatsız olunmadığını ve d&ouml;viz piyasasında &#8220;iki y&ouml;nl&uuml; hareketlerin&#8221; (hem değer kazancı hem değer kaybı) olağan kabul edildiğini a&ccedil;ık&ccedil;a ortaya koymuştur. İki y&ouml;nl&uuml; dalgalanma (two-way volatility) stratejisi, piyasa katılımcılarının tek y&ouml;nl&uuml; (sadece değer kaybı veya sadece değer kazancı y&ouml;n&uuml;nde) spek&uuml;latif pozisyonlar almasını engelleyerek, kurun makroekonomik temellere daha uyumlu bir şekilde dalgalanmasını sağlamayı ama&ccedil;lamaktadır. PBOC&#8217;nin referans kuru zayıf belirlemesi, şirketlere &#8220;yuanın yakın zamanda sert bir şekilde değer kazanmayacağı&#8221; sinyalini vererek, onların d&ouml;viz tutma stratejilerindeki konfor alanını genişleten dolaylı bir fakt&ouml;r olmuştur.</p>
<h2><strong>T&uuml;rev piyasalarda dolar lehine pozisyonlanma ve risk y&ouml;netimi</strong></h2>
<p>D&ouml;viz spot piyasasındaki (anında teslimli piyasa) yavaşlamanın &ouml;tesinde, şirketlerin ve yatırımcıların geleceğe y&ouml;nelik beklentilerini fiyatladıkları t&uuml;rev piyasalarındaki (derivative markets) gelişmeler de benzer bir karamsar eğilime işaret etmektedir. &Ccedil;in Devlet D&ouml;viz İdaresi verilerine g&ouml;re, temmuz ayında yeni vadeli d&ouml;viz s&ouml;zleşmelerinin (forward contracts) net dengesi, uzun bir aradan sonra 4,7 milyar dolarlık yabancı para alımına d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;r. Bu istatistik, &Ccedil;inli şirketlerin ve ithalat&ccedil;ıların gelecekteki d&ouml;viz y&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;klerini garanti altına almak (hedge etmek) veya doğrudan dolar lehine spek&uuml;latif pozisyon almak amacıyla t&uuml;rev piyasalara y&ouml;neldiğini g&ouml;stermektedir. Bu gelişmeyle birlikte, piyasadaki ağırlıklı pozisyonlanma Ocak 2025&#8217;ten bu yana ilk kez net dolar lehine (long USD) ge&ccedil;miştir. Şirketlerin vadeli piyasalarda dolar talebi yaratması, yuan &uuml;zerinde geleceğe y&ouml;nelik yapısal bir zayıflık beklentisi olduğuna işaret etmektedir. Kurumsal risk y&ouml;netimi (hedging) perspektifinden bakıldığında, şirketler &Ccedil;in ekonomisindeki belirsizlikler ve k&uuml;resel ticaret savaşları riski (&ouml;zellikle ABD se&ccedil;imleri &ouml;ncesindeki tarife belirsizlikleri) nedeniyle kur risklerini en aza indirmek i&ccedil;in vadeli d&ouml;viz alımlarına ağırlık vermektedir. T&uuml;rev piyasasındaki bu hareketlilik, spot piyasadaki zayıf d&ouml;viz satış verisiyle birleştiğinde, yuanın orta vadeli direncinin zayıfladığına dair tutarlı bir piyasa profili &ccedil;izmektedir.</p>
<h2><strong>Menkul kıymet yatırımları, gelir transferleri ve temett&uuml; etkisi</strong></h2>
<p>Temmuz ayı d&ouml;viz istatistiklerinin alt kırılımları incelendiğinde, sermaye hesabı ve cari hesap transferleri boyutunda spesifik ve d&ouml;nemsel fakt&ouml;rlerin de d&ouml;viz talebini canlı tuttuğu g&ouml;r&uuml;lmektedir. Rapor detayları, menkul kıymet yatırımları ve gelir transferleri (income repatriation) bağlantılı g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir d&ouml;viz talebine işaret etmiştir. Bu talebin en belirgin d&ouml;nemsel itici g&uuml;c&uuml;, yurt dışında (&ouml;zellikle Hong Kong ve ABD borsalarında) işlem g&ouml;ren &Ccedil;inli şirketlerin ger&ccedil;ekleştirdiği milyarlarca dolarlık temett&uuml; (dividend) &ouml;demeleridir. Geleneksel olarak yaz ayları (haziran-ağustos d&ouml;nemi), H-hissesi (Hong Kong&#8217;da işlem g&ouml;ren anakara şirketleri) stat&uuml;s&uuml;ndeki &Ccedil;inli dev şirketlerin yabancı hissedarlarına temett&uuml; dağıttığı en yoğun d&ouml;nemdir. Bu devasa şirketler, anakarada kazandıkları yuan cinsi k&acirc;rları, yabancı yatırımcılara &ouml;deme yapabilmek i&ccedil;in spot piyasada yabancı paraya (dolar veya Hong Kong dolarına) &ccedil;evirmek zorundadır. Mekanik ve d&ouml;nemsel nitelikteki bu devasa kurumsal d&ouml;viz talebi (yuan satışı / d&ouml;viz alışı), temmuz ayındaki net d&ouml;viz satışlarının (d&ouml;vizden yuana d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m) dip seviyelere inmesindeki en &ouml;nemli muhasebesel fakt&ouml;rlerden biridir. Temett&uuml; &ouml;demeleri kaynaklı bu sermaye &ccedil;ıkışı, &uuml;lkenin &ouml;demeler dengesi &uuml;zerinde ge&ccedil;ici ancak son derece sert bir baskı yaratmaktadır. Ayrıca, &Ccedil;in i&ccedil; piyasasındaki varlık getirilerinin d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; nedeniyle, bireysel ve kurumsal yatırımcıların yurt dışı menkul kıymetlere (&ouml;zellikle QDII kotaları aracılığıyla) y&ouml;nelmesi de sermaye &ccedil;ıkışını ve dolayısıyla d&ouml;viz talebini destekleyen bir diğer yapısal unsurdur.</p>
<h2><strong>Asya para birimleri endeksi ve yuanın b&ouml;lgesel &ccedil;ıpa rol&uuml;</strong></h2>
<p>&Ccedil;in yuanının sergilediği performans ve PBOC&#8217;nin kur politikası, sadece &Ccedil;in ekonomisini değil, aynı zamanda t&uuml;m Asya-Pasifik b&ouml;lgesinin finansal istikrarını derinden etkilemektedir. Asya&#8217;nın en b&uuml;y&uuml;k ekonomisi ve en b&uuml;y&uuml;k ticaret ortağı olması hasebiyle &Ccedil;in&#8217;in para birimi, G&uuml;ney Kore wonu, Tayvan doları, Malezya ringgiti ve Tayland bahtı gibi b&ouml;lgesel para birimleri i&ccedil;in bir t&uuml;r &#8220;gayri resmi &ccedil;ıpa&#8221; (anchor) işlevi g&ouml;rmektedir. Yuanın yılın ilk yarısında sergilediği yaklaşık y&uuml;zde 3&#8217;l&uuml;k g&uuml;&ccedil;l&uuml; performans, b&ouml;lgesel ticaret ortaklarının para birimlerini de dolaylı olarak desteklemiş ve Asya para birimleri endeksinin g&uuml;&ccedil;l&uuml; kalmasını sağlamıştı. Ancak temmuz ayında şirketlerin d&ouml;viz satışlarını durdurması ve yuanın dolar karşısında sadece y&uuml;zde 0,7&#8217;lik zayıf bir artışla ivme kaybetmesi, Asya para piyasalarında da bir zayıflama sinyali olarak okunmaktadır. Yuanın değer kaybetmesi veya zayıf seyretmesi, Asyalı rakip ihracat&ccedil;ı &uuml;lkeleri de kendi para birimlerinin değer kazanmasını engellemeye itmektedir (rekabet&ccedil;i deval&uuml;asyon riski). Dolayısıyla, &Ccedil;inli şirketlerin kasalarında dolar istiflemesi ve yuana ge&ccedil;memesi, sadece yerel bir likidite tercihi değil; t&uuml;m Asya piyasalarının dolar karşısındaki direncini belirleyen makro-finansal bir kelebek etkisi yaratmaktadır. K&uuml;resel yatırım fonları, Asya gelişmekte olan piyasalarına (EM Asia) y&ouml;nelik sermaye tahsislerini (asset allocation) yaparken, doğrudan yuanın bu likidite dinamiklerini ve PBOC&#8217;nin m&uuml;dahale sınırlarını baz almaktadır.</p>
<h2><strong>K&uuml;resel makroekonomik beklentiler ve ileriye d&ouml;n&uuml;k riskler</strong></h2>
<p>Sonu&ccedil; itibarıyla, temmuz ayına ait d&ouml;viz idaresi verileri, &Ccedil;in ekonomisinde mikro d&uuml;zeyde şirket davranışları ile makro d&uuml;zeydeki para politikası arasındaki uyumsuzluğu g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne sermektedir. Şirketlerin 25,2 milyar dolar gibi tarihi d&uuml;ş&uuml;k bir seviyede d&ouml;viz bozdurması, sistemdeki dolar likiditesinin anakara piyasasına girmediğini ve bir &#8220;likidite tuzağı&#8221; benzeri bir davranış modelinin oluştuğunu g&ouml;stermektedir. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;neme ilişkin en b&uuml;y&uuml;k risk ve potansiyel kırılma noktası, Amerikan Merkez Bankası&#8217;nın (Fed) sonbaharda atabileceği olası faiz indirim adımlarıdır. Fed&#8217;in faiz oranlarını indirmesi ve getiri makasının daralması durumunda, şirketlerin uzun s&uuml;redir biriktirdikleri (hoarding) bu devasa dolar pozisyonlarını &ccedil;&ouml;zmeleri (unwind) ve aniden yuana d&ouml;nmeleri muhtemeldir. B&ouml;yle bir senaryo, yuanda ani ve sert bir değer kazancına yol a&ccedil;arak PBOC&#8217;nin ihracatı koruma stratejisini tehlikeye atabilir. Diğer yandan, &Ccedil;in ekonomisindeki b&uuml;y&uuml;me sancılarının devam etmesi ve 10 yıllık tahvil faizlerinin y&uuml;zde 1,70&#8217;in altında kalıcı hale gelmesi, d&ouml;viz &ccedil;ıkış baskısını yapısal bir sorun haline d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rebilir. Ekonomik aktivitedeki zayıflama, d&uuml;ş&uuml;k enflasyon, gayrimenkul krizinin y&ouml;netimi ve şirketlerin kurumsal risk y&ouml;netimi refleksleri, yılın geri kalanında da &Ccedil;in d&ouml;viz piyasalarındaki fiyatlama mekanizmasını belirleyecek temel fakt&ouml;rler olmaya devam edecektir.</p>
<p><a href="https://vkmfinans.com/cinli-sirketlerin-doviz-satislari-8-ayin-en-dusuk-seviyesine-indi/">Çinli şirketlerin döviz satışları 8 ayın en düşük seviyesine indi</a> adlı haberin tamamını <a href="https://vkmfinans.com">VKM Finans</a> 'da okuyun.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
